AK Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklife ilişkin açıklama yapan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı.” dedi.
AK Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Başkanlığı fuaye alanında düzenlenen basın toplantısında, teklife ilişkin açıklamalarda bulundu.

Güler'e toplantıda, AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül, AK Parti İstanbul milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Cüneyt Yüksel, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, MHP Grup Başkanvekilleri Filiz Kılıç ile Erkan Akçay ve teklife imza atan milletvekilleri de eşlik etti. Teklifin ilk imza sahipleri ise TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu.
Teklifin 12 maddeden oluştuğunu kaydeden Güler, imza sahibi parti genel başkanları ile milletvekillerine sürece katkı vermelerinden dolayı teşekkürlerini iletti.
Güler, 360'ya yakın milletvekilinin teklifte imzasının bulunduğunu söyleyerek, Meclis İç Tüzük hükümlerince, teklifin TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ardından 48 saat geçmesinin bekleneceğini ve Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerin 7 Temmuz Cuma günü yapılacağını ifade etti.
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Güler, komisyonun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını ve devamında 18 toplantı düzenlendiğini belirtti.
Komisyon çalışmaları kapsamında 137 kişinin dinlendiğini ve İçişleri Bakanılığı Milli Savunma Bakanlığı, MİT Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nın komisyonu bilgilendirdiklerini aktaran Güler, “Komisyonumuz nihai evrede Şubat ayına gelindiğinde çalışmalarını tamamladı. Raporları bir bütün haline getirerek oraya temsilci veren gruplarımızın ve yine grubu olmayan siyasi partilerin temsilcileriyle beraber uzun istişareler ve müzakereler sonucunda bir rapor ortaya çıktı. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 18 Şubat 2026 tarihiyle de ortak mutabakat ile rapor yayımlandı.” dedi.

Komisyon raporunun 6'ncı başlığında yer alan ve sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerinin yer aldığı bölüme atıfta bulunan Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreci ile birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasını geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin etmektir'. 6.1: Kritik eşik, örgütün silah bırakması... Rapor aynen diyor ki: 'Süreçte en kritik eşik; PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bırakmasının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir'. Raporumuzun önemli başlığıdır.
Yine buradaki raporda tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanması yalnızca silahlı örgütün tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası olacaktır. Son 6. maddenin 1. fıkrasında örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi/bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda da bütün partilerle genel bir anlayış ve mutabakatın varlığı da rapora yansıyor.
6.2. fıkrası: Toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek yasal düzenlemelerin içeriği nasıl olacak? Orada aynen raporda, 'Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmaktadır' diyor. Tabii buradaki mevcut kanunun, silah ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini hedeflediğini raporumuzda yine ifade ediyor.
GÜLER, KOMİSYON RAPORDAKİ ÖNERİLER İLE TEKLİFTEKİ MADDELERİ İŞARET ETTİ
Raporda nihai bölüm de buradaki doğrulamanın, bu doğrultuda gelişen olayların, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasındaki hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmaması gerektiğidir. Kanunun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesi ve kazandırılması noktasında da bir hedef ortaya koyması gerektiğini ifade ediyor. Raporun 6.3. maddesinde yasal düzenlemelerin asla toplumda bir cezasızlık ve af algısı gibi bir kanaate kavuşmaması gerektiği de ifade ediliyor. yine 6. maddenin 5. fıkrasında da raporda der ki: 'Kanunda, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek yürütme içerisinde bir mekanizmanın da oluşturulması' burada teklif edilmişti. Kanunumuzda bu şekliyle beraber birazdan anlatacağız, bu hedef doğrultusunda bir çalışma ortaya konuldu. Yine kanunda yürütmeye verilecek, çerçevesi belirlenmiş yetki kapsamında kamu kurum ve kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanması ve bu suretle sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi de bu raporumuzda hedeflenmekteydi. Kanunumuzda bu konuda bir mutabakatı da arkadaşlarımızla paylaşarak metin olarak hazırlamış olduk. Sonuç olarak 6. maddesinde, yürütme sürecinde görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun toplantılarına iştirak edip görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların, komisyon çalışmalarında yer alanların ve görevlilerin faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması da önerilerek raporda yer almıştı.
“RAPORUMUZDA YER ALAN BAŞLIKLARIN TAMAMINA YÖNELİK ÖZEL BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜLDÜ”
Raporumuzun, yani 18 Şubat tarihinde yayınlanan, kamuoyuyla paylaşılan bu raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun zamandır özel bir çalışma yürütüldü. Kurumlardan görüşler alındı. Yine Milliyetçi Hareket Partisi ile yakın çalışma içerisindeydik. DEM Parti yetkilileriyle yakın diyalog halindeydik. 'Bu rapor doğrultusunda nasıl bir kanun metni ortaya konabilir' diye uzman arkadaşlarımızdan görüşler aldık. En son geçen hafta artık kanun belli bir teklif olgunluğuna erişmişti ve siyasi parti gruplarıyla da görüşmelere başladık. Pazartesi itibarıyla şu anda Meclis'te grubu bulunan Yeni Yol Partisi, Yeni Parti, Cumhuriyet Halk Partisi, grubu olmayan HÜDA-PAR ve diğer siyasi partilerle raporun bu beklentisini karşılayacak şekilde belli konu başlıklarında nelerin olabileceğine dair istişareler yaptık.
Yakın zamanda da pazartesi itibarıyla Sayın Abdülhamit Gül Bey ve Adalet Komisyonu Başkanımız yine parti gruplarını ziyaret etmek suretiyle bu başlıklardaki rapora yönelik olarak nasıl bir kanun teklifi olduğunu ifade ettiler. Sonuçları itibarıyla ben bu açıklamalardan sonra siyasi parti temsilcilerinin de kanun teklifine yönelik desteklerini ve imza atacaklarını beyan ettiklerini bugün huzurda sizlere açıklamış olalım.”

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çalışma koşullarının esnetilmesine yönelik soru üzerine, “Bunlar her zaman rahatlıkla, bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan yapılacak işlerdir. Bize sorarsanız bundan sonraki süreçlerde belli bir disiplin ve kurallara tabi olarak İmralı'da akademisyen ve gazeteci ziyaretleri, bu konudaki açıklamalar noktasında idari düzenlemeyle yapılabilir. Ama bunun için bir yasal zemine ihtiyaç yok, statüye de ihtiyaç yok.” yanıtını verdi.
AK Parti, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu. AK Parti Başkanlığı fuaye alanında teklifin detaylarını paylaşan Grup Başkanı Abdullah Güler, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir sunum yapıp yapmayağı sorulan Güler, AK Parti MKYK'da özet olarak bir sunum yapacağını söyledi. Teklifin kaç kişiyi kapsayacağına ilişkin soru üzerine Güler, “Koşullu salıverme şartlarımız Ceza Kanunumuzda, İnfaz Kanunumuzda belli. Bugün verdiğiniz rakam yarın değişebilir. Çünkü bu canlı bir dönem. Yani şu anda şartları tutmuştur, 30 kişi, 40 kişi doğal olarak, haklı olarak da tahliye edilebilirler. Ama bu uzun bir süreç. Bakın buradaki teyit mekanizması gelişmeden, gerek üçüncü maddeden gerekse altıncı maddeden yararlanma imkanı yok. Teyit mekanizması, tüm silahların teslimi, imhası, örgütün feshi noktasında bir teyit mekanizması olarak önce MGK kararıyla idare edilecek. Sonra 6 aylık süre başlıyor. Biz işin başındayız, çok erken. Bizim amacımız terörün tamamen bu topraklardan tasfiye edilmesi. Şu andaki sayı dediğiniz, 6 ay sonra 4 bindir, 1 yıl sonra 3 bin. Bilemezsiniz ki, bu sayı üzerine takılmayın arkadaşlar.” yanıtını verdi.
Güler, teklifin görüşülmesi için Adalet Komisyonu'nda 7 Ağustos Cuma günü saat 15.00 civarında toplanması için planlamanın yapıldığını söyledi.
“BELLİ KURALLAR VE İDARİ DÜZENLEMELERDE İMRALI'DA ZİYARETLER YAPILABİLİR”
Güler, teklifte yer alan kasten adam öldürme suçuna yönelik düzenlemede, terör örgütü yönetici kadrolarının eyleme katılıp katılmadığı veya emri verip vermediğine yönelik belirsizliğin nasıl giderileceğine ilişkin soruya, “Bizim TCK 765 değişmeden önce, 2005 öncesi aslında bu dediğiniz kişileri ihtiva ediyor. Bunlar istisna.” ifadesini kullandı. Altı aylık sürecin ardından bir uzatma yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya ise Güler, ilerleyen süreci görmek gerektiğini vurguladı.
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan'ın çalışma koşullarının esnetilmesine yönelik soruyu yanıtlayan Güler, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bunlar idari düzenlemelerle yapılacak işler. Ceza infaz kurumlarımız belli. Bütün ceza infaz kurumlarının yönetimi Adalet Bakanlığı'na aittir. Dış güvenlik de Jandarma Genel Komutanlığı'na aittir. İdari düzenlemelerle ilgili ailelerin talepleri, gerekse Adalet Bakanlığımızın bu konuda düzenleyici işlemleri, talepleri, süreç açısından kurumun izlemeleri... Bunlar her zaman rahatlıkla, bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadan yapılacak işlerdir. Bize sorarsanız bundan sonraki süreçlerde rahatlıkla, belli bir disiplinde, belli kurallara tabi olarak İmralı'da akademisyen ziyaretleri, gazeteci ziyaretleri, bu konudaki açıklamalar noktasında gayet idari düzenlemeyle yapılabilir. Ama bunun için bir yasal zemine ihtiyaç yok, statüye de ihtiyaç yok arkadaşlar. Biz hayalle iş görmüyoruz. Hukuk, maddi gerçekler üzerine ihtiyaç olursa kurumun çalışmaları, beklentiler, farklı durumlar elbette gelir. Yani bu sadece bu alanla ilgili değil ki arkadaşlar. Ya biz bugün Çalışma Bakanlığıyla ilgili bir düzenleme yapıyoruz, 1 yıl sonra bir daha yapıyoruz veya Sağlık Bakanlığı'na. İhtiyaçlar geliştikçe Gazi Meclisimiz yasama faaliyetleri kapsamında her türlü güçlü desteği verecektir.”
Güler ayrıca, teklifin kayyum atamalarını etkileyip etkilemeyeceğine yönelik, “Bu düzenlemenin içerisinde yer almıyor. Farklı bir durum.” dedi.
MHP'Lİ Feti YILDIZ: “SİYASİ PARTİLER KANUNU VE SEÇİM KANUNU'NDA MUTLAKA DEĞİŞİKLİK YAPILACAKTIR”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında fezleke hazırlanacağına yönelik iddialara da yanıt veren Güler, “Arkadaşlar biz yargının işleyişine karışmıyoruz. Bağımsız ve tarafsız yargının işlerine karışmıyoruz. Hiçbir milletvekilinin suç işleme özgürlüğü yok. Ben ne bileyim yani hangi milletvekilimiz neye karıştı... Bağımsız, tarafsız yargı kendi çalışmasını yürütüyor. Bununla alakası olan bir durum değil. Dolayısıyla herkes kendi işine baksın.” ifadelerini kullandı.
Güler'in açıklamasının ardından konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise “50 yıldır milletimizin başına bela olan terör belasını inşallah bu kanunun işlemeye başladığı tarihten tarihin karanlık çöplüğüne gönderiyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Bu elbette devam edecektir. Bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, İnfaz Hukuku'nda mutlaka değişiklikler yapılacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.