Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada İstanbul ve Ankara merkezli eş zamanlı operasyonlarda 3 kişi gözaltına alınırken, hakkında gözaltı kararı bulunan emekli albay Hasan Atilla Uğur'un akşam saatlerinde ifade vermek üzere Kıbrıs'tan İstanbul'a döneceğini açıkladı.
Yıllardır kafalardaki soru işaretlerini koruyan olayda adalet mekanizması yeniden harekete geçti. MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ani ölümüne dair yürütülen soruşturma kapsamında savcılık düğmeye bastı.
Eski Savcılar ve Koğuş Arkadaşı Gözaltında
İstanbul ve Ankara'da düzenlenen operasyon dalgasında kritik isimler kelepçelendi. Soruşturma dosyasında adı geçen ve Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı olan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım güvenlik güçlerince yakalandı.
Operasyonun en dikkat çekici ayaklarından biri ise yargı içerisindeki uzantılara yönelik oldu. O dönem dosya hakkında “kovuşturmaya yer yok” kararı veren, ardından FETÖ üyeliği gerekçesiyle meslekten ihraç edilen dönemin başsavcısı Ali İşgören gözaltına alındı. Listede ayrıca, olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan, olay yeri incelemesine bizzat katılan ve yine FETÖ'den ihraç edilen eski Cumhuriyet savcısı Necip Doğan da yer aldı.

Hasan Atilla Uğur Kıbrıs'tan Dönüyor
Dosyada adı geçen bir diğer kritik isim olan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un ise operasyon anında Kıbrıs'ta olduğu tespit edildi.
Hakkında gözaltı kararı çıkarılmasının ardından kısa sürede sessizliğini bozan Uğur, akşam saatlerinde kendi isteğiyle İstanbul'a gelerek ifade vereceğini duyurdu.
“Akşam İstanbul'a Döneceğim ve İfade Vereceğim”
Gözaltı kararının ardından açıklama yapan Hasan Atilla Uğur, akşam saatlerinde İstanbul'a dönerek ifade vereceğini söyledi.
Gazeteci Can Özçelik'e konuşan Uğur, şunları söyledi:
“Günlerden beri FETÖ’cüler tarafından o kadar çok kirli bilgi yayılıyor ve dezenformasyon yapılıyor ki isavcıların beni çağırması çok normal. Şu anda şehir dışındayım akşam İstanbul’a döneceğim ve ifade vereceğim. Benimle birlikte koğuş arkadaşım Hasan Ataman Yıldırım‘la ilgili de bir işlem yapılmış. Savcıların beni ifadeye çağırmasının çok doğal olduğunu düşünüyorum, son derece normal. Benim hiçbir şüphem yok o gün de bildiklerimizi anlatmıştı bugün de gidip ne biliyorsak anlatacağız.”
Hasan Atilla Uğur, 2007 yılında albay rütbesindeyken emekliliğe ayrıldı. Uğur, Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihinde gözaltına alındı. 2019 yılında 4. Ağır Ceza Mahkemesinde tekrar yargılandı ve beraat etti. Karar kesinleşti. Hasan Atilla Uğur, aynı zamanda Youtube yayıncısı Oğuzhan Uğur'un da babasıdır.

Akın Gürlek'ten Kaşif Kozinoğlu Soruşturması Açıklaması
Gözaltılara ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden açıklama yaptı. Açıklamada “Adli süreçler kararlılıkla yürütülmektedir.” denildi.
“Operasyonda 3 Şüpheli Yakalanarak Gözaltına Alınmıştır”
Gürlek'in açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir. İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir. Aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçler kararlılıkla yürütülmektedir.”