İran’ın Zamanı Geldi mi?
2004 yılında ABD’nin en ünlü siyaset bilimcilerinden, daha çok demokratlar bloğunda yer alan ve ABD’nin eski başkanlarından Jimmy Carter’ın ulusal güvenlik danışmanlığını yapmış, Amerikan politikalarına yön vermiş Ukrayna Yahudisi Zbigniev Brzezinski ve ABD’nin CIA başkanlığı ve savunma bakanlığını yapmış olan Robert M. Gates’in öncülüğünü yaptığı, Dış İlişkiler Konseyi CFR’nin çalışma kolu tarafından Rockefeller’in finansmanı ile “İran’ın Zamanı Geldi” adlı bir saha çalışması gerçekleştirildi.
2004 yılında kitap haline getirilen bu çalışma son derece profesyonel, her türlü detayı barındıran Afganistan, Irak işgali sonrası sıradaki işgal senaryosu olarak deklare edildi.
Çalışmanın detaylarında İran’ın önemi, İran’ın dünyaya yaklaşımı, nükleer programı, bölgedeki karışıklıklarla ilgisi, ABD’nin İran politikası, krizler, müttefik olduğu dönemler ve geçmişten günümüze bütün ayrıntılar yer alıyor.
Öyle ki, İran’daki etnik gruplar, din anlayışı ve mezhepler, İran’ın askeri gücü, 15 yaş altı nüfus, kentsel-kırsal nüfus, ekonomik ayrıntılar, okuma oranı, kadınların okuma oranı, üniversite kabulleri cinsiyete göre ilginçtir kadınların oranı %52 iken erkekler %48, muhalif mollalar, dış muhalefet, hatta yıllık eğitimli göç eden İranlı sayısı ve oranına kadar çok ama çok ayrıntılı bir çalışma gerçekleştirilmiştir.
Bu kadar para ve zaman harcayıp, ABD’nin en ünlü ve güçlü isim ve kuruluşlarını bu çalışmaya dahil eden zihniyet ancak İran’ı işgal etmek için bu süreci oluşturmuştur ve başka bir açıklaması yoktur.
Nitekim geldiğimiz noktada ise 22 yıl geçmesine rağmen bu işgal gerçekleşemedi. Bunun temel sebepleri İran’ın 2500 yıllık bir siyasi hafızasının olması, demografik yapısı, ambargoya rağmen teknoloji üretimine devam etmesi, bilimsel olgunluk ve İslam alemindeki bazı tavsiyeleri dinlemeleri ile beraber çok daha fazla ayrıntı ifade edilebilir.
İsrail’in bölgedeki en büyük düşmanı olarak nitelendirilen İran’ın Haziran 2025’teki 12 gün savaşında İsrail’i ezici bir şekilde yenmesi Gazze’de umut bekleyenleri sevindirirken, yine 28 Şubat 2026’da İsrail-ABD ortaklığında başlayan işgal girişimlerinden hala tutarlı bir netice çıkmaması ve aksine İran’ın ABD üsleri başta olmak üzere körfezdeki ülkelerin ve İsrail’in zaaflarını bilerek stratejik hamlelerle oraları vurması hala İran’ın işgal edilmesi ile ilgili büyük soru işaretlerini barındırıyor.
İran’ın Pakistanlı ünlü nükleer fizikçi Abdülkadir Han’ın referansıyla nükleer kapasitesini en üst seviyeye çıkarması, Necmettin Erbakan’ı dinleyip 6.nesil uçak yerine hipersonik füzelere yönlenmesi gibi kırılma noktaları bugün İran için düşman karşısında en büyük avantajı sağlamıştır.
Düşününki; Türkiye gibi bölgenin en önemli devletleri ile aynı D8 oluşumundaki gibi gerçek, ete ve kemiğe bürünmüş bir ittifak ile düşman üstüne yürüseler İran’ın değil ama İsrail’in zamanı çok hızlıca gelecektir.