Siyaset kulislerinde transfer tartışmalarıyla yükselen tansiyon düşmek bilmiyor. Son olarak İstanbul'da Tuzla, Çekmeköy ve Şile belediye başkanları CHP'den ayrılıp AK Parti saflarına geçti. Tartışmaların alevlendiği saatlerde gazeteci ve AK Parti Gaziantep Eski Milletvekili Şamil Tayyar sessizliğini bozarak Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in ‘tehdit’ iddiasına dikkat çeken bir çıkışla yanıt verdi.
Özgür Özel'in Tehdit İddialarına Atıfta Bulundu
Gazeteci Şamil Tayyar, Özgür Özel'in iddialarına atıfta bulunarak, belediye başkanlarının çocukları, damatları ve imar dosyaları üzerinden baskı kurulduğu gerekçesiyle parti değiştirmek zorunda kaldıkları yönündeki söylemleri eleştirdi.
Bir an için tehdit iddialarının doğru olduğunu varsaydığını belirten Şamil Tayyar, CHP'nin ideolojik kimliğine vurgu yaparak, “Atatürk'ün emaneti” olarak görülen bir partinin mensuplarının bu kadar kolay saf değiştirmesinin sorgulanması gerektiğini savundu.
“Bu Kadar Korkak Başkanı Nereden Buldunuz?”
Parti değişikliklerinin yalnızca “tehdit” söylemiyle açıklanamayacağını ifade eden Tayyar, asıl sorunun parti içindeki birlik ve aidiyet eksikliği olduğunu öne sürdü. CHP ve Yeni Parti'nin belediye başkanlarının rahat çalışabileceği bir siyasi atmosfer oluşturamadığını savunan Tayyar, “İçeride birlik olmayı, kenetlenmeyi başaramayanlar, aidiyet duygusunu oluşturamayanlar, küçük bir esintide savrulurlar.” değerlendirmesinde bulundu.
Paylaşımının sonunda Özgür Özel'in açıklamalarına gönderme yapan Tayyar, “Efendim korktular diyorsunuz. Kendi jargonunuzla soralım: Bu kadar korkak başkanı nereden buldunuz?” ifadelerini kullandı.
Şamil Tayyar'ın sosyal medya platformu X hesabından konuya ilişkin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:
“Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Tuzla, Çekmeköy ve Şile Belediye Başkanlarının tehditle AK Parti’ye geçtiğini söylüyor.
Başkanlardan birinin oğlu, birinin damadı, birinin de imar transferi tehdidiyle parti değiştirmek zorunda kaldığını iddia ediyor.
Bir an için “tehdit” iddiasının doğru olduğunu kabul edelim.
CHP ideolojik bir partidir, partililer CHP’yi “Atatürk’ün emaneti” olarak görürler, cumhuriyeti kurmakla övünürler, Kuvay-ı Milliye benzetmesi yaparlar.
Bu kadar kutsalı olan partililer, bir tehditle böyle savrulur mu?
Yıllardır mücadele ettikleri partiye bu kadar kolay geçer mi?
Bu geçişleri sadece “tehdit” retoriğiyle izaha kalkmak, kendinizi kandırmak olur.
CHP veya Yeni Parti, başkanların rahat ve huzurlu çalışabileceği siyasal atmosferi oluşturamıyorsa, direnci azalır, bağışıklığı zayıflar.
Bence bu partiler, dış etkilerden çok kendi iç muhasebesini yapmalıdır.
İçeride birlik olmayı, kenetlenmeyi başaramayanlar, aidiyet duygusunu oluşturamayanlar, birlikte mücadele sebeplerini çoğaltamayanlar, yol ve dava arkadaşı olamayanlar, bir küçük esintide savrulurlar.
“Efendim korktular” diyorsunuz.
Kendi jargonunuzla soralım:
Bu kadar korkak başkanı nerden buldunuz?”
Şamil Tayyar Haberleri İçin Buraya Tıklayınız.