47,0391 %0.07
53,5527 %-0.12
62,8274 %0.1
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET Kemal Kılıçdaroğlu Olası Bölünmeyle İlgili Konuştu: CHP’yi Bölen Erdoğan'a Hizmet Eder

Kemal Kılıçdaroğlu Olası Bölünmeyle İlgili Konuştu: CHP’yi Bölen Erdoğan'a Hizmet Eder

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi ayrışma tartışmalarına ilişkin sorulan soruya cevap verdi. Kılıçdaroğlu, olası bir bölünmenin doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işine yarayacağını belirtti.

Cumhuriyet Genel Başkanı (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP bölünürse bu durumun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işine yarayacağını ifade ederek, “Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet ediyor demektir. Bir kez daha ifade edeyim; kim partiyi böler, partiyi ayrıştırırsa Erdoğan'a hizmet etmiş olur.” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu TV100 Canlı Yayınında Konuştu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 canlı yayınında gazeteci Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş’ın sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, “CHP bölünüyor mu” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Öncelikle şunu ifade edeyim; Cumhuriyet Halk Partisi'nin temel özelliklerinden biri, iç tartışmaların en yoğun ama en uygar şekilde yaşandığı partilerden biri olmasıdır. CHP sıradan bir parti değildir. Yüz yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Zaman zaman ayrılıklar olmuştur, zaman zaman tartışmalar yaşanmıştır. Bunlar bazen genel başkanlık düzeyinde, bazen de izlenen politikalar üzerinden olmuştur. Dolayısıyla bu tartışmaları olağan karşılamak gerekir. Partinin kendi içindeki tartışmalardan kaçınmamak lazım. Çünkü tartışmalar partiyi diri tutar.

“CHP Yüz Yılı Aşkın Süredir Varlığını Devam Ettiriyor”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu | Fotoğraf: CHP Basın

“CHP Yüz Yılı Aşkın Süredir Varlığını Devam Ettiriyor”

Partinin kültürü açısından bakıldığında bir itiraz kültürü de vardır. Genel başkanlar, itiraz edenleri mutlaka sonuna kadar dinlerler. Çünkü bir kişi boş yere itiraz etmez. Bu itiraz kültüründen de yararlanılır; izlenen politikalarda bir eksiklik var mı, yok mu diye değerlendirme yapılır. Bugün geldiğimiz süreç ise geçmişte yaşadığımız süreçlere çok benzemiyor. Bazı yönleriyle benzerlik gösterse de önemli farklılıklar taşıyor. Geçmişte de partiden ayrılanlar oldu, başka partiler kuranlar oldu. Ancak tarih bize şunu gösterdi; Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yılı aşkın süredir varlığını sürdürüyor. Bu süre içinde partimiz kapatıldı, mal varlığına el konuldu, genel başkanları hapse atıldı. Ama partinin kuruluş ilkeleri ve ahlaki yapısı, siyaset açısından pek çok üstünlüğünü korumasını sağladı. Partinin ahlaki üstünlüğü, söylemlerindeki tutarlılık ve Türkiye'nin sorunlarını çözme konusunda cesur adımlar atması, onun varlığını bugüne kadar sürdürmesini sağladı.

“Bu Kadar Çok Tartışılan Bir Parti Sıradan Bir Parti Değildir”

Bir gerçeği daha kabul edelim. Türkiye'nin entelektüel çevreleri en çok CHP'yi tartışmıştır. Geçmişte medyada, üniversitelerde, kitaplarda, makalelerde ve televizyon programlarında CHP üzerine sayısız değerlendirme yapılmıştır. Bu da partinin Türkiye açısından vazgeçilmez olduğunu gösterir. Bu kadar çok tartışılan bir parti sıradan bir parti değildir. Dünyanın en köklü dört-beş partisinden biridir ve yüz yılı aşkın süredir varlığını sürdürmektedir.

Ben de size bir soru sorayım ama yanıtını da kendim vereyim. CHP'nin bölünmesi kimin işine yarar? Erdoğan'ın işine yarar. İktidar, CHP'nin bölünmesini ister mi? İster. CHP'nin güçlü olmasını ister mi? İstemez. Bölünmesini ister. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet ediyor demektir. Bir kez daha ifade edeyim: Kim partiyi böler, partiyi ayrıştırırsa Erdoğan'a hizmet etmiş olur. Mutlak butlan davasını açan kim? Bu sorunun yanıtını herkes bilmek zorunda. Davayı açan ben değilim. İfade veren ben değilim. Gidip konuşan ben değilim. İlk dava Bursa'da açıldı. Davayı açan da değişimci bir isimdi. Sormak lazım; o dava niçin açıldı? Mutlak butlan davasında söylenen şu; bazı delegelerin iradelerinin parayla ve çıkar karşılığında satın alındığı iddia ediliyor.

Kemal Kılıçdaroğlu Olası Bölünmeyle İlgili Konuştu CHP’yi Bölen Erdoğan'a Hizmet Eder
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu | Fotoğraf: CHP Basın

“Parayı Alan Kim? CHP'liler, Peki Kimi Suçlayacağız”

Bunu söyleyen CHP'liler. Parayı alan kim? CHP'liler. İfadeyi veren kim? CHP'liler. Peki kimi suçlayacağız? AK Partili biri gelip bunu söylese, hadi onu suçlayalım. MHP'li biri söylese, onu da suçlayalım. Ama söyleyen CHP'liler. O zaman oturup düşünmemiz lazım. Gidip ifade verenler CHP'liler. En son bir belediye başkanı çıktı, 'Kurultayla ilgili benden şu kadar para istediler, ben de verdim.' dedi. Söyleyen kim? CHP'li belediye başkanı. Bir başka belediye başkanı açıklama yaptı: 'Benden şu kadar para istediler, verdim' diyor. Bunu söyleyen kim? O da CHP'li belediye başkanı. Bir başkası çıkıyor, 'Bizi götürdüler, eğlendik, cebimize paralar konuldu, geldik' diyor. Bunu söyleyen kim? O da CHP'li. Başka biri değil.

Bakın, bu olay ilk gündeme geldiğinde bunu gündeme getiren kimdi? Muhalefet partileri. Ama partiyi yönetenlerden bir tek Allah'ın kulu çıkıp da, 'Şaibeli kurultay sizde olur kardeşim. CHP'nin kurultaylarında şaibe olmaz' demedi. Bunu söyleyen kim? Benim. Evimde video çektim ve açıkça söyledim; 'CHP'nin kurultaylarında şaibe olmaz. Siz kendi kurultaylarınıza bakın' dedim. Ben bunu söylüyorum ama suçlanan ben oluyorum.”

Kemal Kılıçdaroğlu TV100 Canlı Yayınında Konuştu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu | Fotoğraf: CHP Basın

Kılıçdaroğlu, “Mutlak butlan kararını kabul etmeseydi Sayın Kılıçdaroğlu, başka bir formül bulunabilirdi. Kayyuma karşı birlikte mücadele edilebilirdi” sözünün hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

“Herkes sanıyor ki mutlak butlan kararı çıktı, Kılıçdaroğlu geldi. Hayır efendim. 38. Kurultay'dan önceki Parti Meclisi üyelerinin tamamı, MYK üyelerinin tamamı ve genel başkan birlikte göreve geldi. Sadece ben gelmedim. Mahkeme diyor ki; 38. Kurultay'da şaibe oldu, irade fesada uğradı. Dolayısıyla eski yönetimi olduğu gibi göreve getiriyorum. Mahkeme diyor ki: 'O kurultayda şaibe oldu. Gelin, usulüne uygun şekilde yeni bir kurultay yapın.' Bize söylenen bundan ibaret.”

“Partimizin Bu Süreçten Kirden Arınması Lazım”

Kılıçdaroğlu, “Bunu kabul etmeli miyim, reddetmeliyim, diye hiç kararsızlık yaşadınız mı” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Daha önce bana bazı arkadaşlar geldi. Karardan çok önce geldiler. Mansur Bey geldi, Vahap Bey geldi, bir de eski milletvekilimiz Engin Özkoç geldi. Bana bu konuyu sordular. Ben de kendilerine şunu söyledim: Eğer kayyum atanırsa bunu kesinlikle kabul etmem. Yüz yıllık bir partiyi kayyuma teslim edemeyiz. Bu doğru bir şey değil. Ama mutlak butlan kararı çıkarsa durum farklı. Çünkü o zaman sadece ben değil, eski yönetim, eski Parti Meclisi ve eski MYK birlikte göreve geliyor. O durumda oturur, konuşuruz. Partimizin bu süreçte kirden arınması lazım. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu partinin temel özelliği ahlaki üstünlüğüdür. Bu ahlaki üstünlüğü koruması gerekir. Ben bunu çok önceden söyledim.

“Bizim Oraya Gelip Kalıcı Olma Gibi Bir Niyetimiz Yok”

Daha sonra mutlak butlan kararı çıktı. Mahkemeye sunulan deliller, verilen ifadeler, sonradan ortaya çıkan bilgiler, para hareketleri, MASAK raporları... Bunların tamamı dosyaya girmiş durumda. Dikkat edin; bugün kimse bunları tartışmıyor. Kimse çıkıp da 'Bu paraları kim verdi? Nasıl verildi? Nerelerde dağıtıldı? Kimler dağıttı?' diye sormuyor. Oysa asıl tartışılması gereken konu budur. Yüz yıllık, ahlaki üstünlüğüyle öne çıkan CHP'de bunlar konuşulmayacak da 'Kılıçdaroğlu neden geldi' sorusu mu konuşulacak? Kılıçdaroğlu tek başına gelmiyor ki. O dönemin Parti Meclisi ile birlikte geliyor ve partiyi yeniden kurultaya götürmek için geliyor. Bizim oraya gelip kalıcı olma gibi bir niyetimiz yok.” 

“Bizim Oraya Gelip Kalıcı Olma Gibi Bir Niyetimiz Yok”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu | Fotoğraf: CHP Basın
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *