Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 2026-YKS sonuçları, “https://ykssonuc.osym.gov.tr/” internet adresinden açıklandı.
Sonuçlarla birlikte YKS'nin şampiyonları da belli oldu. Temel Yeterlilik Testi (TYT), AYT ve Yabancı Dil Testi (YDT) oturumlarında 11 öğrenci birincilik elde etti.
Bu kapsamda oturumlarda birincilik elde eden öğrencilerin okullarına bakıldığında Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi öne çıktı. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden 2, Kabataş Erkek Lisesi'nden ise 3 öğrenci birinci oldu.
TYT'de birinciliği Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden İlker Uyanıker, Eskişehir Fatih Fen Lisesi'nden Abdullah Uslu, Şanlıurfa Fen Lisesi'nden Miraç Koşar, Kadıköy Anadolu Lisesi'nden Doğa Erdemir, Kabataş Erkek Lisesi'nden ise Şerif Efe Dartar paylaştı.
YKS'nin AYT oturumundaki sözel, sayısal ve eşit ağırlık alanlarında Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Kabataş Erkek Lisesi öğrencileri birinci oldu.

Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi AYT'de de şampiyon
Bu doğrultuda TYT'de birincilik elde eden Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi Dartar, AYT'nin sayısal alanında da birinci oldu. AYT'nin sözel alanında Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden Enes Coşkun, eşit ağırlık alanında ise Kabataş Erkek Lisesi'nden Tuğsem Bahar zirvede yer aldı.
5 dilde yapılan YDT'de ise Almancada Kabataş Erkek Lisesi'nden Eylül Uyar, Arapçada Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden Ammar Mahmud, Fransızcada Açık Öğretim Lisesi'nden Sena İlhan, İngilizcede Kadıköy Anadolu Lisesi'nden Doğa Erdemir, Rusçada da Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi'nden Ela Demirel birincilikleri paylaştı.
TYT oturumunda Türkiye birincisi olan Koşar doktor olmak istiyor
Şanlıurfa Fen Lisesinden mezun olan Miraç Koşar, TYT alanında 2 milyon 425 bin 627 adayın arasında birincilik elde etti.
Ailesini ve öğretmenlerini gururlandıran Koşar, doktor olmak istiyor.
Koşar, AA muhabirine, birinciliğin çok güzel bir duygu olduğunu belirterek, başarısıyla gururlandığını söyledi.

Dereceye girdiğini sabahın ilk ışıklarıyla annesinden öğrendiğini anlatan Koşar, şunları kaydetti:
“Kısa süre önce Milli Savunma Üniversitesi sınavına girdik, ben orada da derece yapmıştım, o zaman da TYT'de derece yapabileceğime inanmıştım çünkü iki sınav da ÖSYM tarafından hazırlanıyor. 'Ben bunu yapabilirim.' diyorsunuz. O noktadan sonra da artık biraz daha gaza bastım. Biraz daha özveriyle bugünlere gelebildik Allah'a şükür.
Tıp yazacağım, Hacettepe Tıp Fakültesi tercihim olacak yüksek ihtimalle. Bakacağız duruma şimdi artık. Ben ailenin en büyüğüyüm, 2 kardeşim var, annem ve babam da öğretmen. Yani bu yolda onların öğretmen olması bana çok katkı sağladı pozitif anlamda. Onların da çok desteğini gördüm. Sağ olsun onları da selamlıyorum buradan.”
Fransızca alanında Türkiye birincisi olan öğrenci tıp okumayı hedefliyor
Acıpayam Anadolu Lisesi'nde öğrenim görürken üniversite sınavına daha fazla zaman ayırabilmek ve Balıkesir'de tıp eğitimi gören ikiz kız kardeşi Esna'nın yanına gidebilmek için Açık Öğretim Lisesine geçen Sena İlhan, buradan mezun oldu.
Üniversite sınavına üçüncü kez giren İlhan, YDT Fransızca alanında 500 tam puan alarak Türkiye birincisi oldu.
Acıpayam İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünü ziyaret eden İlhan, AA muhabirine, sonuçları öğrendiğinde büyük şaşkınlık yaşadığını söyledi.

Sınav sonuçlarını sabah erkenden takip ettiğini belirten İlhan, Türkiye birincisi olduğunu görünce önce inanamadığını, ardından büyük mutluluk yaşadığını ifade etti.
Üniversite sınavına daha iyi hazırlanabilmek amacıyla açık liseye geçtiğini anlatan İlhan, Fransızca bilgisini ağırlıklı olarak internet üzerinden uygulamaları, videolar ve kitaplar aracılığıyla geliştirdiğini dile getirdi.
Başarısında kendisine uygun çalışma yöntemini belirlemesinin etkili olduğunu vurgulayan İlhan, özellikle yabancı dilde kitap okumanın önemli katkı sağladığını kaydetti.
Sınav öncesinde hedefinin ilk 100'e girmek olduğunu ifade eden İlhan, sınavdan çıktıktan sonra bazı yanlışları nedeniyle birincilik beklemediğini belirterek, “Şu an çok mutluyum.” dedi.
Tercih döneminde sayısal puanıyla tıp fakültelerini araştırdığını aktaran İlhan, ikiz kız kardeşinin de tıp eğitimi aldığını, kendisinin de aynı mesleği yapmak istediğini söyledi.
Ailesinin başarısına çok sevindiğini belirten İlhan, süreç boyunca en önemli motivasyonunun pes etmemek ve başarabileceğine inanmak olduğunu sözlerine ekledi.
TYT oturumunda Türkiye birincisi olan Uslu'nun hedefi endüstri mühendisliği
Üç çocuklu Deniz ve Mehmet Bahri Uslu çiftinin en büyük çocuğu olan Eskişehir Fatih Fen Lisesi mezunu 18 yaşındaki Abdullah Uslu, 20 Haziran'da gerçekleştirilen 2026-YKS'nin TYT oturumunda 500 tam puan alarak Türkiye'deki TYT birincileri arasında yer almayı başardı.
Uslu, Alan Yeterlilik Testi'nin (AYT) sayısal kısmında ise 496 puanla 21'inci sıraya yerleşti.
Ailesine gurur yaşatan Uslu, İstanbul veya Ankara'daki devlet üniversitelerinden birinde endüstri mühendisliği okumayı hedefliyor.

Abdullah Uslu, gazetecilere, YKS öncesi düzenli bir hazırlık süreci geçirdiğini söyledi.
Okul hayatı boyunca derslerine önem veren bir öğrenci olduğunu belirten Uslu, şöyle devam etti:
“Bu sene bu önemi biraz daha artırdım. Dinlenmem gereken yerde dinlendim. Sosyalliğime de zaman ayırdım. Böylece hiç beklemediğim bir sonuç elde ettim. Ders çalışırken bir konu belirliyordum. Konu bittiği zaman çalışmam da bitmiş oluyordu.”
Uslu, hazırlık sürecinde hafta içi günde 3 saat, hafta sonu ise 7 saat ders çalıştığını dile getirdi.
Bu zamanlarını genellikle kütüphanede geçirdiğini aktaran Uslu, “Dershaneye kaydoldum fakat derslere gitmedim. Sadece denemelerinden faydalandım. Özel ders de almadım. Kendi başıma çalıştım.” dedi.
Uslu, Boğaziçi, Orta Doğu Teknik veya İstanbul Teknik üniversitelerinde endüstri mühendisliği okumak istediğini dile getirdi.
AYT eşit ağırlık alanında Türkiye birincisi Bahar, ekonomi okumayı hedefliyor
YKS Alan Yeterlilik Testleri'nde (AYT) eşit ağırlık alanında Türkiye birincisi olan Tuğsem Bahar, tercihini ekonomi bölümünden yana kullanarak üst yönetici olmayı hedefliyor.
Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi 19 yaşındaki Tuğsem Bahar, bu sene girdiği YKS'nin AYT oturumunda eşit ağırlık alanında Türkiye birincisi oldu.
Bahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok çalışarak başarıya ulaştığını söyledi.

Sınava hazırlık sürecinde hedefini belirleyerek çalıştığını anlatan Bahar, şöyle devam etti:
“Çalışmaya erken başlayan öğrencilerden biriyim. 10. sınıfı bitirir bitirmez YKS'ye çalışmaya başladım. Hedefim yüksek olduğu için uzun saatler çalışıyordum. Motivasyonumu ve disiplinimi koruyarak çalıştım. 12'nci sınıfa geçtikten sonra 10 saatten aşağı çalışmadım. Okul ve dershanenin çakıştığı günlerde süre azalabiliyordu ama yine de verimli işler yapıyordum. Son aylarda ise çalışma saatlerim 14-15'e kadar çıktı.”
Ekonomi okuyup üst yönetici olmak istediğini aktaran Bahar, “Şu anda hedefim Koç Üniversitesi'nde ekonomi okumak. İleride CEO olmayı arzuluyorum. Çocukluk hayalim hukuktu, bu yüzden eşit ağırlık alanını seçtim. Ancak son 2 yılda ekonomi daha çok ilgimi çektiği için bu alana yöneldim. Akademik kariyer planlamıyorum şimdilik, yolun ne getireceğini göreceğim ve ona göre ilerleyeceğim.” ifadelerini kullandı.
Bahar, sınava hazırlananlara çok fazla deneme testi çözmeleri tavsiyesinde bulunarak, şöyle konuştu:
“Deneme çözmeyi seven ve faydasını en çok gören öğrencilerden biriyim. Denemeleri çözmek tek başına yeterli değil, detaylı analizini yapmak, yanlış yaptığınız soruları tekrar tekrar gözden geçirmek ve pekiştirmek çok önemli. Soru bankaları konuları öğretse de asıl hızı, kalıcılığı ve gerçek sınav deneyimini denemeler sağlıyor. Deneme çözmek her zaman en etkili yöntem olmaya devam ediyor.”
Bahar, kendisine destek olan öğretmenlerine ve ailesine teşekkür etti.
Baba Özcan Bahar da kızının başarısından dolayı tarif edilemez bir mutluluk yaşadığını belirterek, “Kelimeler kifayetsiz kalıyor. Çok mutluyuz, gururluyuz. Kızım hedefini belirleyen ve hedefe nasıl gidildiğini bilen öğrenciydi. Biz de veli olarak hayallerinin peşinden gitmesi konusunda ona hep destek olduk.” ifadelerini kullandı.
Bahar, velilere, sınava girecek çocuklarına destek olmalarını, baskı yapmak yerine onları teşvik etmelerini önerdi.
AYT sözel Türkiye birincisi Coşkun, dünyayı animasyonla anlatmak istiyor
AYT oturumunda sözel alanda Türkiye birincisi olan Enes Salahaddin Coşkun, dünyayı farklı bir pencereden anlatabilmek için animasyon bölümü okumak istiyor.
Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'ni bitiren Enes Salahaddin Coşkun, bugün açıklanan YKS'nin AYT oturumunda sözel alanda Türkiye birincisi oldu.
Balıkesir'de yaşayan ailesinin yanında sonucu öğrenen Coşkun, heyecanını paylaşmak için yeni mezun olduğu okuluna geldi.
YKS'deki başarısının sırrını AA muhabirine anlatan Coşkun, sonuçtan mutluluk duyduğunu söyledi.

Başarısının basit sebeplere indirgenemeyeceğini aktaran Coşkun, “Başarım birden fazla sebebin birleşmesiyle oldu. Özellikle yoğun tempo, planlı çalışma çok etkiliydi. Aynı zamanda burada bir atmosfere giriyorsun. Yani sadece sen çalışmıyorsun, seni mental olarak ileriye atacak arkadaşlarla beraber çalışıyorsun. Belli bir noktaya kadar kendi çabanla gelebilirsin ama o noktanın üstü bir tık nasibe bağlı.” ifadelerini kullandı.
Lise süreci boyunca yurtta kaldığını ve okulunun kendi başarısında büyük payı olduğunu belirten Coşkun, şöyle devam etti:
“Okulun kendi uyguladığı bir program var, seneler boyunca başarılı olmuş bir program. İki sene boyunca sizi bir maratona sokuyorlar. İlk önce yavaş yavaş hazırlanmaya başlıyorsun, ders çalışma temposunu oturtmaya başlıyorsun. İkinci sene ise inanılmaz derecede yoğun bir programa tabi tutuluyorsun. Nasıl zor olduğunu anlatmak için şöyle bir örnek verebilirim. Kış günlerinde gün daha doğmadan çalışmaya başlıyorsun ve geri tekrardan yurda döndüğünde güneş tekrardan batmış oluyor. Neredeyse gün yüzü görmüyor kadar çalışıyorsun, sadece sen değil tüm okul olarak, tüm dönem olarak bu şekilde çalışıyorsun.”
Coşkun, yoğun temponun içerisinde sosyalleşmeye de zaman ayırdığını belirterek, “Kendini geliştirme açısından sosyallik kısmını genel olarak ilk 3 seneye yayıyoruz. Son 2 sene temel olarak, akademik olarak yükleniyoruz. Sonuçta robot değilsin, insansın, bazı noktalarda tabii yoruluyorsun. Arkadaşlarla akşam geziyorsun ama bu çok kısıtlı seviyede oluyor.” dedi.
Özellikle son süreçte ders çalışmaya çok fazla yüklendiklerini söyleyen Coşkun, bu kadar yüksek bir dereceyi de beklemediğini kaydetti.
Kariyer hedefine de değinen Coşkun, “Benim istediğim bölüm biraz daha değişik. Animasyon bölümü istiyorum. YKS'nin dışında özel bir sınava daha girmem gerekiyor. Benim için daha maraton bitmedi. Lisenin başından beri hedefim buydu. Dünyayı farklı bir pencereden özel bir hale getirerek aktarabildiğin için animasyon bölümünü istiyorum.” şeklinde konuştu.
YKS'ye torununa destek için giren dede, torununun Türkiye birinciliğiyle gururlandı
Trabzon'da, torununa destek vermek için sınav maratonuna katılan Hayrettin Üçüncü, bu süreçte hem öğrencilik heyecanını yeniden yaşadı hem de ailece gurur veren bir başarıya tanıklık etti.
Trabzon'un Akçaabat ilçesine bağlı Orta Mahalle'de yaşayan 63 yaşındaki Hayrettin Üçüncü, Bilecik'te yaşayan ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlanan torunu Abdullah Uslu'ya destek olmak amacıyla kendisi de sınava girdi.
Sonuçların açıklanmasıyla Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumunda 500 tam puan alarak Türkiye birincileri arasında yer alan, Alan Yeterlilik Testi (AYT) oturumunda ise 496 puanla 21'inci olan Uslu'nun başarısı, dede Hayrettin Üçüncü'yü gururlandırdı.

Hayrettin Üçüncü, AA muhabirine, 1980'de üniversite sınavına girdikten sonra uzun yıllar yurt dışında yaşadığını ve üniversite okuma isteğinin içinde hep ukde kaldığını söyledi.
İlk torunu Abdullah'ın YKS'ye hazırlanacağını öğrenince kendisinin de sınava girmeye karar verdiğini belirten Üçüncü, “Hem ona destek olmak hem de kendimi denemek istedim. Aramızda tatlı bir rekabet oluştu. Ona seni geçeceğim diye takılıyordum ama o disiplinli çalışıyordu.” diye konuştu.
Üçüncü, kendisinin de yıllar sonra yeniden öğrencilik heyecanı yaşadığını aktararak, torununun başarısının kendisine ayrı bir gurur verdiğini ifade etti.
Uslu'nun başarısıyla büyük mutluluk yaşadıklarını anlatan Üçüncü, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu kadar öğrenci içerisinde Türkiye birincisi olmak herkese nasip olmaz. O da bizi gururlandırdı. İnşallah o ve diğer başarılı öğrencilerin bundan sonraki öğrencilik yıllarında da başarılarını devam ettireceğini düşünüyorum. Türkiye birincisi bir öğrencinin dedesi olmak başka bir gurur verdi.”
Üçüncü, öğretmen olmayı çok istediğini dile getirerek, kendisinin de tercih yapacağını kaydetti.
Anneanne Canan Üçüncü de sonuçların açıklanacağı gün heyecandan uyuyamadıklarını söyledi.
Torununun başarısından gurur duyduklarını vurgulayan Üçüncü, “Tüm öğrencileri tebrik ediyorum, eğitim hayatlarında başarılar diliyorum.” ifadesini kullandı.
Üçüncü, sonuçları görünce büyük mutluluk ve gurur yaşadıklarını anlatarak, “Gerçekten ağladık. Mutluyuz, gururluyuz. İnşallah başarılarının devamı olur. Allah bundan sonraki eğitim hayatlarında da onları iyilerle karşılaştırsın.” diye konuştu.
Abdullah Uslu'nun kardeşi Osman Uslu da ağabeyiyle gurur duyduğunu belirterek, “Ağabeyimle çok gurur duyuyorum. Onu tebrik ediyorum. Çok çalıştı ve bence hak ettiği başarıyı elde etti. Tekrar tebrik ediyorum.” dedi.
YDT Almanca birincisi Eylül Uyar başarısını düzenli çalışmaya bağladı
Yabancı Dil Testi (YDT) Almanca alanında Türkiye birincisi, sayısal puan türünde ise Türkiye 558'incisi olan Kabataş Erkek Lisesi öğrencisi Eylül Uyar, başarısında düzenli çalışmanın önemli rol oynadığını söyledi.
Uyar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sabah 06.00 sıralarında kedisinin uyandırması üzerine kalktığında sınavın sonucunun açıklandığını öğrendiğini anlattı.
Sonucu görünce çok mutlu olduğunu belirten Uyar, “Şaşırdım birazcık. Almancada birinci olmayı beklemiyordum, iyi geçmişti ama. Mutlu oldum yani.” dedi.
Almanca başarısının uzun yıllara yayılan bir sürecin sonucu olduğunu dile getiren Uyar, okulunda hazırlık sınıfından itibaren Almanca eğitimi aldığını, 12. sınıfta girdiği dil diploması sınavına yoğun şekilde hazırlandığını söyledi.

Uyar, 10. sınıfta Almanya'nın Erlangen kentinde değişim programına katıldığını anlatarak, “Orada Alman bir ailenin yanında kaldım ve sadece Almanca konuştum onlarla. Bu benim için çok iyi oldu.” ifadelerini kullandı.
Geçen yıl katıldığı Almanca münazara yarışmasının da dil gelişimine önemli katkı sağladığını belirten Uyar, “Türkiye'de birinci oldum. Ondan sonra Berlin'de Avrupa finallerine gittim. Avrupa finallerinde de 17 ülkeden 34 katılımcı vardı ve ikinci oldum. Özellikle Almanca münazara bence çok katkı sağladı Almancama. Çünkü Almanca argümantasyon yapmayı falan bayağı öğrenmiş oldum.” diye konuştu.
YDT'ye özel bir hazırlık yapmadığını dile getiren Uyar, şöyle devam etti:
“Bu şekilde aslında Almancayı kendim için çalışmıştım. YDT'nin Almancası için özellikle bir çalışma yapmadım. Geri kalan kısımda da sayısal, TYT'ye ise 11. sınıfta daha çok çalışmaya başladım ve düzenli çalıştım. Aşırı yoğun bir program yapmadım kendime ama düzenli çalıştım. O an ne çalışmak istiyorsam onu yapıyordum birazcık. Konuları bitirdim önce. Bol bol deneme çözüyordum. Zaten son aylarda sadece deneme çözüyordum. Öyle, konu tekrarı yaptım.”
Eylül Uyar, sayısal puan türünde Türkiye 558'incisi olmasını sağlam bir temel ve düzenli çalışmaya borçlu olduğunu belirterek, “Benim temelim iyiydi bence. Hazırlıkta, 9. sınıfta, 10. sınıfta falan da notlarım iyiydi. Onun üzerine 11. sınıftan beri düzenli çalıştığım için çok bir sorun yaşamadım.” şeklinde konuştu.
Üniversite ve bölüm tercihi konusunda henüz kesin karar vermediğini ifade eden Uyar, “Daha tam emin değilim bölümden veya üniversiteden. O yüzden çok net bir hedef söyleyemeyeceğim. Süreç içinde göreceğiz.” dedi.
Uyar, sınava hazırlığın kişiden kişiye değişen bir süreç olduğuna dikkati çekerek, “Herkes için çok bireysel bir süreç bence bu. Önce insanın kendi durumunu güzel bir şekilde analiz etmesi lazım. Herkes kendi durumuna göre çalışmalı, iyice kendi denemelerini analiz etmeli ve buna göre hareket etmeli.” diye konuştu.
Herkesin aynı imkanlara sahip olmadığını aktaran Uyar, şöyle konuştu:
“Ben 'Düzenli çalışsınlar' dışında insanlara çok ahkam kesebilecek bir durumda olduğumu düşünmüyorum. Çünkü aynı zamanda herkes benim gibi fırsatlara da sahip değil. Benim güzel bir çalışma alanım, kitaplarım vardı. PDF'lerden çözebiliyordum iPad'im sayesinde ama herkes bu fırsatlara sahip değil. Bazen insanların çalışacak alanı yok. Parası olmayan insanlar için daha zor bir şey bu.”
Eğitimine devam etmek isteyen kız çocuklarına zorluk çıkaran aileler olduğunu, bu durumun onları olumsuz etkilediğini aktaran Uyar, “Özellikle bir kız olarak böyle bir şeyi başardığım için mutluyum. Çünkü kız çocuklarının böyle fırsatları her zaman yok ve ben bunun bir temsilcisi olduğum için şu an mutluyum. Umarım ülkemiz ve dünya genel olarak kız çocuklarının da fırsat eşitliğine sahip olacağı bir noktaya gelir.” ifadelerini kullandı.
TYT ve AYT sayısal birincisi Şerif Efe Dartar, başarısını yıllara yayılan çalışma disiplinine bağladı
Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sayısal puan türünde birinci olan Şerif Efe Dartar, başarısında yıllara yayılan çalışma düzeninin önemli bir rol oynadığını söyledi.

Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olan Dartar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınav sorularının cevapları açıklandığında sonucunun çok iyi olacağını anladığını, ancak birinciliği tahmin edemediğini dile getirdi.
Sınavı soranlara başarı sıralamasının ilk 30 ila 50 arasında olabileceğini söylediğini belirten Dartar, “Bu sabah sonuçları gördüğümde çok mutlu oldum. Beklediğim sonuçtan daha iyi bir neticeydi. Çok mutluluk verici tabii ki. Hem de bir alanda değil iki alanda birinci olmak ayrı bir mutluluk vesilesiydi.” dedi.
Dartar, lise hazırlık sınıfından bu yana çok sıkı çalıştığını dile getirerek, “Bu konuda bugün soranlar oldu. 'Benden daha zeki insanlar çevremde gösterebilirim ama benden daha çok çalışmış bir insan tanımıyorum.' dedim. Gerçekten son 5 senem hep çalışarak geçti. Dolayısıyla son yıla bırakmamış olmam da benim için ciddi bir avantajdı.” diye konuştu.
AYT konularını 11. sınıfın ortasına geldiğinde bitirdiğini anlatan Dartar, 12. sınıfta da sürekli deneme çözdüğünü, çözdüğü TYT, AYT genel denemelerin sayısının da yaklaşık 400'ü bulduğunu söyledi.
Dartar, sınava hazırlık sürecinde çevresinin çok destekleyici rol üstlendiğini aktararak, şöyle devam etti:
“Çevrem çok destekleyiciydi. Okulumuz, Kabataş Erkek Lisesi'ndeki idarecilerimiz, müdürümüz, öğretmenlerimizden pek çoğu hatta hepsi, teknik personelimiz, arkadaşlarımız. Okuldaki teknik personelimiz bizim için uygun ortamı sağlamak için 7/24 gündüz gece dinlemeden uğraşıyordu. Ben bunun çok ciddi etkisi olduğunu düşünüyorum. Onun dışında da kendi yaptığım bir şey söyleyecek olursam, çalışmayı son seneye bırakmamayı söylerim. Bu gerçekten insana ciddi bir opsiyon sağlıyor. Bazı arkadaşlarımın 12. sınıfta oturup bir çay içecek vakitleri yoktu. Ama benim geçmiş yıllardan gelen birikimi de kullanarak çeşitli opsiyonlarım oluşuyordu. Ben 12. sınıfta herkesten çok çalıştım demiyorum. Ben 5 senenin toplamına bakarsak herkesten çok çalıştım. Bunun etkisi bence çok büyük.”
TEKNOFEST'teki birinciliği çalışma azmini pekiştirdi
Dartar, TEKNOFEST tarafından 2024'te düzenlenen Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması'na katılarak Yer Bilimleri Kategorisi'nde takım arkadaşlarıyla birlikte birincilik elde ettiklerini de söyledi.
Bunun neticesinde Cumhurbaşkanlığı himayesinde düzenlenen 9. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ne katıldıklarını anlatan Dartar, böylece kutup araştırmalarını sahada yürütme fırsatı bulduklarını ve bu başarının çalışma azmini geliştirdiğini dile getirdi.
Dartar, TEKNOFEST'in yarışmasında geliştirdikleri insansız hava aracıyla meteorolojik ölçümleri yapmayı ve bunu da daha sonra Milli Kutup Veri Analiz Programı adını verdikleri bir programla analiz etmeyi hedeflediklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Bunun aslında gerçekten bir lise öğrencisine kattığı çok şey var. Bir kere proje yazım becerisi, literatür tarama becerisi veya genel olarak bir araştırma yapma becerisi elde etmesinin yanında geliştirdiğiniz çok ciddi bir çevre oluyor. Benden herhangi bir öğrenci, özellikle bir alt dönem bir şey istediğinde onu bir yere bağlayabiliyorum. Yani tamam ben bunu bilmiyorum ama şu kişi çok iyi biliyordur deyip onu oraya yönlendirebiliyorum. Bana mesela bu beceriyi TEKNOFEST, TÜBİTAK, T3 Vakfı, bu tür kuruluşlar kazandırdı.
Yarışmada birlikte çalıştığım takım arkadaşlarım da YKS'de dereceye girdi. Antarktika'ya 3 kişi gitmiştik. Ekip arkadaşlarımdan Kayra Ege Altun 81'inci oldu. Diğer ekip arkadaşımız Elif Sena Şahin de 530'uncu oldu. Bu aslında şunu da gösteriyor bize. Bu tür yarışmalara katılıp bir yandan da YKS'ye hazırlanmak mümkün. Zaten orada da geliştirdiğiniz beceriler var. En basitinden çalışmayı öğreniyorsunuz. O yüzden öğrenciler bu konuda da içlerini rahat tutabilirler. TEKNOFEST'in, TÜBİTAK'ın, T3 Vakfı'nın sunduğu imkanlar için çok teşekkür ediyorum.”
Ydt Arapça Birincisi Ammar Mahmud'un Kariyer Hedefi Elektronik Mühendisliği
Yabancı Dil Testi (YDT) Arapça'da Türkiye birincisi olan Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Ammar Mahmud, üniversitede elektronik mühendisliği eğitimi alarak kariyerini sayısal alanda şekillendirmeyi hedefliyor.
Aslen Mısırlı olan ve ilkokul yıllarında Türkiye'ye gelerek eğitimini burada sürdüren Ammar Mahmud, bugün açıklanan YKS'nin YDT oturumunda Arapça'da Türkiye birincisi ve sayısalda Türkiye 316'ncısı oldu.
Yalova'da yaşayan ailesinden ayrılarak lise eğitimini Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde tamamlayan Mahmud, elde ettiği başarının ardındaki emeği AA muhabirine anlattı.

Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde hem TEKNOFEST hem de TÜBİTAK gibi yarışmalarla kendini inşa etme şansı bulduğunu söyleyen Mahmud, “Bunların kariyer hayatımı belirlemede bana çok büyük yararı dokundu. Allah'a şükür 2 yıllık yoğun bir YKS sürecinin ardından lise hayatımı en güzel şekilde taçlandırma imkanı buldum.” dedi.
Yoğun bir tempo içerisinde sınava hazırlandığını aktaran Mahmud, “Kesinlikle çok zorlu bir süreçti. YKS'nin 'kolay' dışında her türlü tanımı olabilir. Her gün YKS ile hemhal oluyorduk. Her sabah 'YKS için ne yapabilirim?' diye kalkıyorduk. Dinlendiğimiz günlerde bile 'Ben YKS için dinleniyorum.' diyorduk. Çalışabildiğim kadar çalışıyordum, hasta olduğum günlerde bile çalışmaya çalışıyordum. Çok şükür hepsi sona erdi.” ifadelerini kullandı.
Mahmud, ailesinin ve öğretmenlerinin kendisine hem motivasyon hem de akademik anlamda çok büyük destekleri olduğu söyledi.
Kariyer hedefine de değinen Mahmud, “Ben ana dilimi geliştirmek adına sürekli okumalar yapıyordum. Benim Arapçadaki başarım daha çok buna bağlıydı. YDT sınavı da daha çok okuma anlamaya dayalı bir sınav olduğu için onun çok büyük bir katkısı oldu. Hani biraz daha çok uzun süreli bir birikimin sonucu bu oldu. Benim ana kariyerim aslında sayısal üzerinden ilerliyor. Kariyerimi elektronik mühendisliği üzerine kurmak istiyorum. Üniversitelere de tercih döneminde karar vereceğiz.” diye konuştu.
Mahmud, YKS'ye gireceklerin en iyi çalışma sistemi arayışına takılıp vakit kaybetmemelerini söyleyerek, “Bazıları en ideal çalışma metodunu bulmada boğulabiliyorlar, çok fazla zaman kaybedebiliyorlar. Merak etmeyin, YKS'de ideal çalışma metodu diye bir şey yok. Herkesin kendine özel metodu vardır. Siz herhangi bir metoda tutunarak, her günü YKS ile hemhal olarak geçirirseniz yine çok büyük başarılara imza atacaksınız.” tavsiyesinde bulundu.
Kaynak: AA