49,9753 %0.05
55,9881 %0.39
6.337,20 %1.84
3.826.538 %-1.26
Ankara
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET YENİ Parti'den Emir Sarıgül'ün İfadesine Tepki: Saçma Sapan İddialar

YENİ Parti'den Emir Sarıgül'ün İfadesine Tepki: Saçma Sapan İddialar

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin milletvekili Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'ün ifadesine tepki gösterdi. Emre, iddiaları saçma sapan olarak nitelendirirken yasal yollara başvuracaklarını açıkladı.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, “Bugün itibarıyla Türkiye'nin birinci partisiyiz ve bunu gören iktidarın bize kumpaslar kurmaya devam ettiğinin bilincindeyiz” ifadelerini kullanarak Emir Sarıgül’ün kamuoyuna yansıyan ifadelerini, “saçma sapan iftiralar” olarak niteledi. Emre, “Bu iftiralara karşılık yasal yollara başvuracağız” diye konuştu.

YENİ Parti MYK, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti Sözcüsü Zeynel Emre, toplantının gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre, şunları kaydetti:

“Biz gittiğimiz her yerde şunu görüyoruz: Milletimiz YENİ Parti'yi bağrına basıyor, sahipleniyor. Partimize yoğun bir katılım sürüyor ve bundan ötürü büyük mutluluk duyduğumuzu ifade edelim. AK Parti ise gittiği yerlerde yoğun protestolar almaya başladı. Son hafta biz bunlar yaşarken AK Parti'nin iki numarası, Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın Kayseri'de, kendi memleketinde yuhalanması ibretliktir. Kendileri Lale Devri'ni görürken yandaşlarla birlikte halkın sorunlarına çektiği ızdıraplara, acılara gözünüzü gönlünüzü böyle kapatırsanız sahada göreceğiniz tablo da bundan daha farklı olmayacak.”

“ÖRGÜTÜN KURUCUSU KİMDİR”

Fon krizine ilişkin de konuşan Emre şöyle devam etti:

“Geçtiğimiz hafta tutuklanan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun örgüt üyesi olmak suçlamasıyla gözaltına alındı, açıklama bu şekildeydi. Bizim daha önce öngördüğümüz şekilde örgütlü bir suç. Peki örgütün üyesinin Enes Ergun olduğu bir ortamda bu örgütün lideri kimdir? Bu örgütü kim kurmuştur? Bir başı olmayan örgüt olur mu? Bunun hala açıklanamamış olması olayın çok boyutlu ve iktidar partisine mensup ve yakınında bulunan çok sayıda kişinin o gizlenen isimler içerisinde olduğunu görüyoruz. Biz başından beri yapılan işlerde, ‘Siz kuzuyu kurda teslim ediyorsunuz, buradan bir şey çıkmaz’ dedik. Haklılığımız her geçen gün ortaya çıkıyor. Biz Enes Ergun'u nerede gördük daha önce? 29 Eylül'de, fon krizi toplantısında gördük. Örgütlü şekilde bir nitelikli dolandırıcılık, bir fon soygunu gerçekleşmiş ve bunun bir üyesi var ve sözüm ona fonla ilgili kurduğunuz kurulda toplantıyı bu örgüt üyesiyle yapıyorsunuz. O kadar iç içe geçmişlik var ki.

Bu vurgunda baş sorumlu kimler? Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul ama en büyük kusurlu AK Parti'dir. Burada sorumluluklarını gizlemek, toplumdan kaçırmak için yaptıkları başka bir şey daha var, bu da dikkatlerden kaçmasın: Bütün bunların konuşulması, duyulmasının önüne geçmek maksatlı İfade Özgürlüğü Derneği'nin raporuna göre eylül ve ekim ayında çok yoğun şekilde toplam 2 bin 137 X hesabına erişim engeli getirilmiş. Sadece ekim ayında 795 hesap ve ekim ayındaki kapanan hesapların toplam takipçi sayısı 21 milyon. Ne yaparlarsa yapsınlar bu soygun Anadolu'nun en ücra köşesinde dahi duyuldu, duyulmaya devam edecek ve bizzatihi foncuların AK Partililer olduğunu halkımız bilmektedir.

“TÜRKİYE'NİN YARISINDAN FAZLASI AÇLIKLA BOĞUŞUYOR”

Ülkede çok zor şartlarda yaşamını sürdürmeye çalışan halkımız var. Türk-İş'in açıkladığı Ekim 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 TL'ye yükselmiş, yoksulluk sınırı için 123 bin 856 TL gelire ihtiyacı var. Türkiye'de çalışan milyonlarca insanın böyle bir geliri var mı? 16 milyon emekli var. Emekli maaş ortalamasına bakarsanız çok düşük. 5,5 milyon emekli en düşük emekli maaşı olan 23 bin 552 lira alıyor. Emeklilerde emeklilikten sonra çalışma rekor düzeye çıkmış durumda. Asgari ücret 28 bin lira. Türkiye'de asgari ücretli sayısı 11 milyona yakın. Bu sayıları hesaba katar, bir de ailelerle hesaplarsanız Türkiye'nin yarısından fazlası açlıkla boğuşuyor, yoksulluk sınırının çok altında. Ülkedeki milyonlarca işsizi birlikte düşündüğünüzde içine düşürüldüğümüz o yoksul ve kaotik düzen hissedilmiş, anlaşılmış oluyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN EMEKLİ AÇIKLAMASI

Türkiye'de böylesine bir ekonomik buhran, halkın bu kadar problem yaşadığı bir dönem hiçbir zaman yaşanmadı. Bu iktidar bu bereketli topraklar üzerine kurulu ülkemizde bütün topluma açlık yaşatmaktadır. Şimdi gelmişler, 'Emekli başımızın tacı' diyorlar. Yatağa aç giren milyonlarca vatandaş, emekli var ve hala hiç sıkılmadan 'Emekliler başımızın tacı' diyebiliyorlar. Daha zam yapmadan emeklinin, memurumuzun cebine girecek muhtemel artışı 'nasıl alırım'ın hesabını yapıyorlar. EPDK ülkede yıllık 4 bin kiloWatt saat elektrik tüketen abonelerden 4 binin üzerinde tüketen bir aboneye göre daha uygun fatura kesiyordu. Yani EPDK 1 Ocak 2020'den itibaren konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırını 4 bin kiloWatt saatten 3 bin kiloWatt saate düşürme kararı aldı. Bu da yaklaşık 6,5 milyon konut abonesi demek. Buna göre 820 TL'yi aşan elektrik harcamasında bu 6,5 milyon muhtemel isim yüksek tüketimli tüketici grubunda yer alacak. Faturasında olağan dışı artış yaşayacak. Siz vatandaşın cebine beş kuruş girmeden bir cebine girecek parayı öbür cebinden alıyorsunuz. Ülkedeki bu tarz algı operasyonlarına dayalı yapılan işlerden vatandaşımızın karı olmayacaktır. Burada yapılması gereken derli toplu maaşlara zam yapılmasıdır. Bir emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalı. İlk etapta ve bunun devam eden zaman diliminde asgari ücret artışı yaşanmalıdır ve bir buçuk asgari ücret seviyesine çekilmelidir. Aksi halde emekliye verilen maaştan bahsedemeyiz yapılan küçük bir yardımdan bahsedebiliriz.

ÇUKUROVA BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ SEÇİMİ

Butlan kararı verildiğinde 'Bu sarayla iş birliğidir. Önümüzdeki dönem Cumhur İttifakı'na eklemlendiğini göreceksiniz’ dedik. Butlan-AK Parti ortaklığı o kadar aleni gün yüzüne çıktı ki... Belediyelere operasyon yapıyorlar, belediye başkanlarını alıyorlar, yerine başkan vekili seçimi oluyor, önce Menderes'te gördük; butlan gitti AK Parti’ye oy verdi, onları seçtirdi. Sonra Mersin'de, Yenişehir'de, Mezitli'de gördük; ilk üç turda kendi partisine oy veren Cumhur İttifakı mensupları, son tura gelince butlana oy veriyorlar ve belediye başkanvekili seçtiriyorlar. Çukurova Belediyesi'nde geçtiğimiz günlerde gerçekleşen seçimde aynı tabloyu gördük. İlk üç turdaki oylamada herkes kendi partisine veriyor. Biz öndeyiz. Dördüncü tur oylamaya gittiğinde her nasılsa butlan, Cumhur İttifakı'nın oylarını alıyor ve belediye başkan vekilini almış oluyor. Bu ittifakın, bu işbirliğinin, bu kumpasın sonuçlarını her geçen gün görüyoruz. Genel Başkanımız Özgür Özel'in butlandan önce yapmış olduğu 'Turpun Küçüğü' başlığıyla yapılan basın toplantısının butlan tarafından internet sitesinden kaldırıldığını görmüştük. Şimdi üç yıllık süreçteki tüm konuşma ve açıklamalar -iktidarı rahatsız ediyor ya- hepsini kaldırmışlar. Saray, butlanla ittifakına devam etsin. Biz milletimizle ittifak yapıp yolumuzda yürümeye devam edeceğiz.

TIR ŞOFÖRLERİNİN PROTESTOSU

Avrupa ile ticaretimizin yüzde 40'ı kara yoluyla ve yine geçtiğimiz günlerde yüzlerce tır şoförünün kontak kapatıp protesto ettiğini gördük. Çünkü nakliye amacıyla AB ülkelerine, Schengen bölgesine girdiklerinde oradaki kalacakları sürelerin kısalması nedeniyle turist vizeleri ve oradaki kalma süreleri uygulandığından burada büyük mağduriyetler çıkmaktadır. Bu durumun düzelmesi lazım. Biz bu iktidar tarafından yönetildiğimiz her geçen gün içeride ve dışarıda hakkımızın yendiği süreçleri görüyoruz. Ticaretimizin geriletilmesine yönelik bir hamle var. Bugün lojistik şirketlere baktığımızda yüzde 50'si Avrupa menşeili. Böyle olursa bu şirketler de Türkiye'den çıkış yapar ve zaten zorda olan ekonomimiz bir darbe daha alır. Bunun için Ticaret Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın koordine olarak bu soruna çözüm bulması gerekmektedir.

“ÜRETEN VE ZENGİNLEŞEN TÜRKİYE İSTİYORUZ”

Örgütlenmemizi tamamladık. Biz demokratik bir Türkiye hayal ediyoruz. İnsanlar adliyeye gidiyor, kendini adil ve eşit hissetmiyor, sınava giriyor, eşitliği hissetmiyor maça gidiyor, kayırmacılığı görüyor dolayısıyla liyakatin esas olduğu, adam kayırmacılığının olmadığı, herkesin gerçek anlamda eşit olduğu bir Türkiye hayal ediyoruz. Adil ve özgür bir Türkiye olacak. Biz üreten ve zenginleşen bir Türkiye istiyoruz. Biz yoksulluğu yönetmek yerine, onu yok etmek amacıyla halkımızdan yetki istiyoruz. Elbette güçlü ve güvenli Türkiye olacak. Sokak güvenliği, okulların güvenliği, bu ülkede yaşayan kadınların güvenliği; suç oranının bu kadar yüksek olduğu, sosyal patlamayı işaret eden bir Türkiye olmayacak. Aynı zamanda da ülkemizin üniter yapısını, bütünlüğünü ve devlet yönetiminin temel çizgisi haline getireceğiz. AB’ye tam üyelik hedefinde ilerlemeye devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayan bir Türkiye, insanları yardıma muhtaç bırakan değil zor zamanda ayağa kaldıran güçlü bir sosyal devlet olacak. Temel vatandaşlık gelirini vaadediyoruz.

GENEL BAŞKANLIK ÖN SEÇİMİ

Evde çalışan kadınlara, sigorta ve emeklilik hakkı tanıyacağız. Bu ülkenin çocukları okula gittiğinde nitelikli, eşit eğitim alacak, sağlıklı beslenecek. Ülkede makamlar tapulu değil, emanet olarak görülecek. Biz iktidardan ayrıldığımız gün ise sistemli işleyen kurumlar bırakacağız. Bizim hedefimiz devleti ele geçirmek değil. Devleti hiç kimsenin ele geçiremeyeceği kadar güçlü ve kurallı hale getireceğiz. Adını milletin koyduğu, bütçesini milletin belirlediği YENİ Parti’nin iktidara yürümek ve milletin umutlarını boşa çıkarmamak dışında hiçbir hedefi yoktur. YENİ Parti’de demokratik adımlar atmaya devam ediyoruz. Daha evvel il-ilçe başkanlıklarını, üyelerin katılımıyla ön seçim gerçekleştirerek belirlemiştik. Bu hafta sonu 81 ilde, 3 bini aşan sandık bölgesine pazar sabah 08.00’den başlayacak, akşam 19.00’a kadar genel başkanlık seçimi için üyelerimiz oy kullanacak. 5 Kasım'a kadar üye olan herkes, genel başkanlık seçiminde oy kullanabilecek.

“İFTİRALARLA İLGİLİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”

Bugün itibarıyla Türkiye'nin birinci partisiyiz ve bunu gören iktidarın bize kumpaslar kurmaya devam ettiğinin bilincindeyiz. Her geçen gün akla hayale gelmeyecek iftiralar, suçlamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Geçtiğimiz günlerde gördüğümüz bir tablo ise Mustafa Sarıgül'ün tutuklanan oğlu vasıtasıyla tutuklandıktan bir süre sonra daha önce sıklıkla kumpaslarda gördüğümüz gibi, tekrardan savcının huzuruna getirip ve Genel Başkanımıza akla hayale gelmeyecek suçlamalarda bulunduğunu görüyoruz. Emir Sarıgül’ün ifadesi yanımda var, saçmalığa bakar mısınız? Babası sözüm ona Genel Başkanımıza para vermiş, kendisi iki atkı almış. Ağustos ayında kim, kime atkı alır; o da ayrı bir tartışma. Ağustos ayında mağazalar atkı satıyor mu, ona da bakmak lazım. Bu atkının içerisine para konulmuş da Genel Başkanımıza verilmiş. Yemeğe gidilmiş. Genel Başkanımız yemek çıkışı, yemekte zaten 20’den fazla insanın, korumaların bulunduğu, korumaların sürekli ceride tuttuğu, gelen gideni yazdığı bir ortamda, kimse görmeden arabasına bu paketi koyabilmiş. Genel Başkan’ın aracına yaklaşıp bir paket koymaya polisler izin verir mi? Saçma sapan iddialar. Suç duyurusunda bulunacağız elbette. Bu iftiralara karşılık yasal yollara başvuracağız.

KÜRSÜDEN FATURALARI GÖSTERDİ

Hukukta temel bir kural vardır: Hayatın olağan akışına uygunluk diye. Herkesin sürekli gözü önünde olan bir insanla siz birlikte yemek yiyorsunuz, milletvekilleri ve o kadar korumanın olduğu. Hiç kimse görmeyecek, hiçbir kamera çekmeyecek, kutuyu götürüp arabaya koyacaksınız. Akıl dışı iddialar bunlar. İddiada ‘genel merkeze otobüs alımı konusunda destek olmak amaçlı’ deniyor. Biz, ‘Biz size otobüs alalım’ diyenlere de dedik ki ‘Bize şimdi bir şey almayın. Partiyi yasal kuralım. Hesabımızı açalım. O yasal sınırlar içerisinde ne kadar para yatırılabiliyorsa yapabildiğiniz kadar yapın. Biz ne harcama yapacaksak ondan sonra yapalım.’ Bakın bu da bizim otobüsü aldığımız iki aylık fatura. Biz otobüsü satın alma opsiyonlu kiraladık. İçine yaptığımız ses sistemi yok. Çünkü firma bize bunu böyle kiralıyor zaten. Bir yıllık kira sözleşmesi yaptık. Alıştılar bu türden yalanlara. Öyle devam ediyor. Fatura burada. İddia bir, çürüdü. Öteki de yaz gününde atkı almış. Allah akıl fikir versin. Bari birazcık kafanızı çalıştırın kumpası kurarken biraz insanları ikna edecek şekilde yapmaya çalışın. Bu kadar mantıksız.

Bu konu ilk gündeme geldiğinde, dedim ki ‘Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların yoğunluğu ortaya çıkınca yönetime kendisi başvurdu ve partiye bir zarar vermemek adına istifa etmek istediğini söyledi. Biz de bunu olumlu karşıladık. Bugün itibarıyla Sarıgül'ün partiyle ilişkisi kesilmiştir.’ Sonra televizyon programlarında başlıyorlar; ‘İstifasını alamadılar...’ Sarıgül bir daha açıklama yapmak zorunda kaldı, ‘İstifa ediyorum ben’ diye. Onu da getirdim, ben burada açıklama yaptığım gün, aynı gün ‘üyeliğinin son bulması.’ Bize ne kadar kumpas kurmaya çalışırlrsa çalışsınlar, her türlü yalanı, iftirayı çürütmeye devam edeceğiz.”

“DEM PARTİ’YE GÖNÜL VERENLERİN BUTLANDA KALMASINI ZATEN BEKLEMİYORDUK”

Emre, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Emre, İBB Meclisi’ndeki kent uzlaşısı kapsamında CHP listelerinden seçilen DEM Partili üyelerin DEM Parti çatısı altında toplanma kararının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Bazı belediyelerde, belediye meclis dengesini gözeterek sorumluluk gereği, Cumhur İttifakı'nın gerisine düşmemek maksatlı çağrı yapmıyoruz. Çünkü İstanbul İttifakı kapsamında meclis üyesi olan, biz ‘İstanbul ittifakı’ dedik ona ve belli sayıda meclis üyesi, bugün DEM Parti’ye geçme konusunda adım atan belediye meclis üyesi, bizim sıralarımızdan meclise girmişti. Ve tabii YENİ Parti’yi kurduk. Butlan oradaki arkadaşları disipline vermeye başladı. Belediye başkanlarına, belediye meclis üyelerine disiplin işlemi uygulamaya başlayınca biz ondan sonraki süreçte bu çağrıyı yapmak durumunda kaldık. 115’i geçti bildiğim kadarıyla bizdeki meclis üyesi sayısı. Dolayısıyla YENİ Parti’ye geçmişken DEM Parti’ye gönül veren kişilerin de butlanda kalmasını zaten belirlemiyorduk. Yani oraya geçmesi normal o anlamıyla."

“TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ 100 İL DEĞİL”

Emre, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 100 il açıklamasının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Türkiye'nin önceliği bu değil. Önce Türkiye'nin mevcut ilçelerle ve illerde güvenliği sağlaması, o şehirlerde refahı arttırması, ekonomiyi düzeltmesi, bu ülkedeki yoksulluğun halini düşünmesi, emeklinin halini düşünmesi... Çünkü kendisi Cumhur İttifakı’nın ortağı. Öncelikli sorunlar başka başlıklar. Sürekli bir anlatı, hikaye üzerinden vatandaşın karnını doyuramazsınız. Vatandaşın somut problemlerinin çözülmesine ihtiyaç var.”

“HERKESİN İSTANBUL İTTİFAKINA SAHİP ÇIKMASINI BEKLERİZ”

Emre, “İBB'de olası bir seçimde, YENİ Parti muhalefetle mi hareket edecek” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Yakın zamanda niye bir seçim oluyor orada? Tekrardan yeni bir kumpasla karşılaşırsak seçim olursa ben o gün İstanbul ittifakı kapsamında listelerimizden seçilen arkadaşların o ittifaka sahip çıkacaklarını düşünüyorum. Bugünden ne olur, ne gerçekleşir; onu kestirmek kolay değil. Çünkü sürekli kumpaslarla karşı karşıya kalıyoruz. Üsküdar'da gördüğümüz gibi oylamadan önce gözaltına alınıp tutuklanan sonra serbest bırakılan meclis üyeleri oluyor. Onun için umarım yeni bir kumpasla karşılaşmayız. Ama karşılaşırsak o günkü koşullarda herkesin İstanbul ittifakına sahip çıkması gerekir, onu bekleriz biz.”

“KOLTUKLARINI KORUMAK İÇİN HER HAMLEYİ YAPARLAR”

Emre, “Özgür Özel'in CHP Genel Merkezi’ndeki fotoğrafının da kaldırılacağı iddia ediliyor. Neler söylersiniz” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Butlan kararının muhalefete, bize kurulmuş bir kumpas olduğunu, asıl amacın ülkedeki siyaseti tamamen rayından çıkartıp seçme-seçilme meselesinin göstermelik haline geldiği bir Türkiye inşa etmekti. Biz milletimizle birlikte bu oyunu gördük. Butlanda kalanları da millet tanıdı. Butlan kararı geldiği gün bizim oyumuz yüzde 35’ti. Şimdi oradaki oy yüzde 1-1,5’larda, bilemedin 2’lerde çıkıyor. Koltuklarını korumak için her türlü hamleyi yapmaya devam ediyorlar. Disiplin işlemi uygulamışlardı. Olası Yargıtay kararına yönelik davayı konusuz bırakmaya çalışan hamleler olmuştu. Buna göre hamleler yapma devam edeceklerdir.

“BİZİ YERDEN YERE VURAN ANLAYIŞ, BUTLANI PAMUKLARA SARIYOR”

Sanki Sarıgül gibi bir ismi kimse tanımıyor da Sayın Özgür Özel topluma mal etmiş gibi bir şey var. Halbuki kendisi, önceki yönetim tarafından başarılı bulunmuş, daha önce ihraç edilen Sarıgül’ü partiye almış, büyükşehir adayı göstermiş, devamında milletvekili adayı göstermiş, partimizin milletvekiliydi. Kaldı ki son kurultayda Sarıgül'ün durduğu pozisyon Sayın Özgür Özel'in yanı değildi ama daha sonrasında partiye pozitif katkı sağladı, butlan kumpasından sonra bunun kumpas olduğunu söyledi ve YENİ Parti’ye katıldı. Bu olaylar hakkındaki iddialar ortaya çıkınca da dediğim gibi yapılması gereken adımları karşılıklı konuşarak yaptık. Bundan sonrası olay tam açıklığa kavuştuktan sonra çıkar. Tek bir gün yok ki partimizin büyümesine yönelik haksız saldırı olmasın. Bütün bu resimde baktığınız zaman aynı anlayışın butlanı adeta pamuklara sardığını görüyorsunuz. Sosyal medyada, medyada bizi yerden yere vurup karalayanların butlana karşı bir sevgisi ve övgüsü çıkıyor ortaya. Yani bu fotoğraflara bütün baktımızda Türk halkı her şeyi görüyor. Seçimde de gereken dersi herkese verecek.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *