44,4905 %0.03
51,6550 %-0.47
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: Ara Formüllerle Değil, Doğrudan Seçimle Sonuç Alınır

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan: Ara Formüllerle Değil, Doğrudan Seçimle Sonuç Alınır

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Duygularla değil gerçeklerle hareket etmek zorundayız. Ara seçim ile erken seçimin arasında uygulamada bir fark yok.” dedi.

Haberleri

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ziyaretleri kapsamında ilk durağı olan Diyarbakır’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Arıkan, Türkiye’nin iç siyaseti, “Terörsüz Türkiye üreci” ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mahmut Arıkan’ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“GEÇMİŞTE YAŞANAN ACILARIN TEKRARINA İZİN VERMEYECEK BİR TÜRKİYE İNŞA ETMELİYİZ”

“Yaşanabilir bir Türkiye'yi inşa etmek istiyorsak şiddeti de ortadan kaldırmamız lazım. Gözdağı vermeye yönelik operasyonları, gözaltıları, şafak operasyonlarını da sona erdirmemiz lazım. Yaşanabilir bir Türkiye’yi inşa etmek istiyorsak Diyarbakır Anneleri’nin de gözlerindeki yaşı silmemiz lazım. Yine yaşanabilir bir Türkiye’de faili meçhuller bir kez daha yaşanmaması için Diyarbakır 5 nolu'da yaşanan hadiselerin bir kez daha yaşanmaması için gerekli uygulamalar düzenlemelerin yapılmaması gerektiğini ifade etmiştik. Öyle bir sistem kurmalıyız ki öyle bir yasal düzenlemeler yapmalıyız ki yüreklerimizde ne bir kez daha ne Madımak’ın yaşanmasını ne bir kez daha Başbağlar’ın yaşanmasını ne bir kez daha Roboski’nin yaşanmasına müsaade etmeyecek düzenlemeler yapmamız gerektiğini ifade etmiştik.”

Mahmut Arıkan Ara Formüllerle Değil, Doğrudan Seçimle Sonuç Alınır

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE TANIMLAMASI EKSİK BİR KAVRAM”

“Geçen yıl Diyarbakır ziyaretimizde 'Terörsüz Türkiye' süreci ile alakalı arkadaşlar kanaatlerimizi sormuştu. Ve ben o zaman şunu söylemiştim, akan kanı durduracak, şiddeti sona erdirecek siyasetin yapma alanı insanların siyaset yapma alanını genişletecek, hak ve özgürlükler önündeki kısıtlamaların kaldırılmasına vesile olacak, dilin, kimliğin, kültürün, inancın, düşüncenin kendisini ifade etmesine uygun zemin hazırlayacak, barış, huzur ve kardeşlik iklimini tesis edebilecek, tüm bunları gücün keyfine bırakmayıp hukuk ile şekillendirecek her samimi adımın herkesten fazla destekleyicisi olacağımızı, bu sürecin sonuna kadar Saadet Partisi olarak üzerimize düşen yapacağımızı ifade etmiştik ve şunu söylemiştim bu ziyaretimizde. Terörsüz Türkiye tanımlamasının eksik bir kavram olduğunu söylemiştim. İstenilene değil, istenilmeyene dair bir tanımlama olduğunu söylemiştim. Aynı şekilde Terörsüz Türkiye'de müphem bir kavram olduğunu, Türkiye'nin ihtiyacı olanın yaşanabilir bir Türkiye'yi inşa etmek, yaşanabilir bir Türkiye'yi inşa etmekle alakalı neler yapılabilir konusunda kanaatlerimizi ifade etmiştik. Bugün yine aynı şeyleri söylüyorum.”

“TÜRKİYE KEYFİLİKTEN DEĞİL, ŞEFFAFLIKTAN YÖNETİLMELİ” 

“Keyfilik, kayırmacılık, çifte standarttan vazgeçilmesi gerekiyor. Ülkenin şeffaf bir şekilde yönetilmesi, denetlenebilir bir Türkiye'nin inşa edebilmesi, hesap verilebilir bir Türkiye'nin inşa edilmesi noktasında da iktidarın adımlar atması gerekiyor. 20. yüzyıl tamamladık. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Cumhuriyetimiz kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruldu. 21. yüzyılında ilk çeyreğinde Cumhuriyet 100 yılını 100 yılı devirdi. İlk 100 yıl istediğimiz gibi cumhuriyet inşa edemedik. Neler yaşadık? Sıkı yönetimler gördük. Olağanüstü haller gördük. Umum müfettişlikleri gördük. Darbeler gördük. Muhtıralar gördük. Kalkışmalar gördük. Faili meçhuller gördük. İdamlar gördük. Kayyumları bugün hala yaşıyoruz. Bir türlü çözülemeyen KHK problemini görüyoruz. Partilerin kapatıldığı ki dört sefer bizim partimiz kapatıldı. Siyasi yasakların olduğunu gördük ve neticede cumhuriyetin ilk 100 yılında bir türlü normalleşemeyen bir cumhuriyetimiz oldu. İkinci yüzyıldayız. Cumhuriyetimizin ikinci Yüzyılındayız. Bu yüzyılda da ilk yüzyıldaki yaşananların yaşanmaması için korku üzerinden değil umut üzerinden tüm siyasi partilerin siyaset geliştirme zaruri şartı var. Hiç kimse etnik kimliğinden dolayı, mezhebinden dolayı, inancından veya düşüncesinden dolayı bedel ödemek zorunda bırakılmamalı.”

“ARA FORMÜLLERLE DEĞİL, DOĞRUDAN SEÇİMLE SONUÇ ALINIR”

“Duygularla değil gerçeklerle hareket etmek zorundayız. Ara seçim ile erken seçimin arasında uygulamada bir fark yok. Her ikisini de iktidar vekillerinin onayıyla yapmak zorundayız. Biliyorsunuz vekiller istifa etse dahi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı o istifaları Meclis’e getirecek. Bir oylamaya yapacak. İktidar vekilleri buna yok diyecek. Şu anki şekilde zaten bu olmayacak. Erken seçim için de talepte bulunduğumuzda bu oylamayla geri düşeceği için hak arama noktasında ana muhalefet tabii ki hakkını sonuna kadar arayacak. Yaşadığı mağduriyetlerle alakalı, sesini duyurmakla alakalı bir gayret içerisinde olacak. Ama bugün yapılması gereken bu ara formüllerden ziyade ana formüllere yoğunlaşıp iktidarı hemen seçime zorlamak daha mantıklı bir yol olacak. Yani işleyecek prosedür aynı prosedür. Ara seçimle erken seçimin işleyişi aynı olacak.”

“KÜRECİK RADAR İSTASYONU İLE İSRAİL’İN DEMİR KUBBESİNİ YAPAN AYNI FİRMA”

“Amerika ve İsrail tarafından bir ay önce bombalanmaya başladı. Ve bugün yeni bir safhaya geçileceği konuşuluyor. Kara harekatının başlayacağı konuşuluyor. Bizim Türkiye olarak bunu asla müsaade etmememiz gerekir. Aksi takdirde o ateşin bize sıçraması an meselesi. Siyonizm zaten İran'la Türkiye'yi karşı karşıya getirebilmek için olağanüstü bir gayret, olağanüstü bir mücadele içerisinde iki hedefi var siyonizmin. Birincisi Türkiye'yi bu işin bu ateşin içerisine çekmek. İkincisi de ateşi İran'ın dışındaki körfez ülkeleri olmak üzere, başta körfez ülkeleri olmak üzere tüm bölgeyi yaymakla alakalı çalışmalar, planlar yapıyor. İşte oradan gönderildiği söylenen füzeler NATO tarafından düşürülüyor. İran'a soruyorsunuz biz bunu göndermedik. Nereden gönderildi alakalı beraber çalışma yapma teklifi olduğunu görüyoruz. Kürecik radar istasyonun hala tam manasıyla bizim kontrolümüzde olmadığını görüyoruz. Bugün İsrail en çok güvendiği demir kubbeyi yapan firma ile bizim Malatya Kürecik'teki radar istasyonunu yapan firma aynı. İsrailli Raytheon firması hem İsrail'deki demir kubbeyi yapmış hem bizdeki Kürecik radar istasyonunu yapmış. Yani bunun bir tesadüf olduğunu kimse iddia edemez. İncirlik şu anda İsrail'e istihbarat veren bir ülke olarak hizmet vermeye maalesef devam ediyor. Siyonizm 3 tane hedefle bölgeyi ateş çemberine çevirmeye çalışıyor. Bunlardan bir tanesi savaş, ülkeleri birbirine düşürmek. Ülkelerin içerisinde il savaşı çıkartarak onları parçalara ayırmak. İkincisi sömürge, yeraltı kaynaklarını, insanlarını sömürge ile alakalı bir gayret içerisindeler. Üçüncüsü de soykırım. Gazze'de bunu 7 Ekim 2023'ten bu tarafa büyük bir kaygı ile takip etmenin dışında bir şey yapamadığımız bir süreci de hep beraber görüyoruz.”

“MECLİS ÇALIŞAMIYOR, ÇÜNKÜ İKTİDAR YETERLİ KATILIMI SAĞLAMIYOR” 

“Bugün Türkiye'de meseleleri duygularla değil sistemin gerçekliği üzerinden konuşmak lazım. İçimizden geçen duygular vardır. Şu yasalar çıksın diyebiliriz ama bir de Türkiye'nin gerçekleri. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin uygulamadaki gerçekleri var. Meclis de çalıştıramıyor. Haftanın en az zaten 3 gün çalışıyor Meclis. Haftanın en az bir günü iktidar partisinin vekilleri Meclis’e gelmediği için Meclis kapanıyor. Yoklama isteniyor. Belli bir sayıda vekilin orada olması gerekiyor. Gelmiyor arkadaşlarımız. Gelmediği için Meclis kapanıyor ve çalışamıyor. Geçen gün bir il ziyaretimde ben bunu söyleyince vatandaş da güzel bir şey söyledi. ‘Ya bırakın başkanım çalışmasın Meclis’ dedi. ‘Her çalıştıktan sonra bizim aleyhimize yasar çıkıyor’ dedi. Bu da ülkemizin acı bir fotoğrafı maalesef. İnsanlarımız meclis kapalı kalsın diyor. Bizim hayrımız olan bir yasa çıkartmıyor serzeniş içerisinde.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *