45,2520 %0.07
53,3921 %0.41
İstanbul
Açık
17°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: Murat Gülibrahimoğlu'nun Kurum'un Kampanyasına Aktardığı Para Raporda Geçiyor

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir: Murat Gülibrahimoğlu'nun Kurum'un Kampanyasına Aktardığı Para Raporda Geçiyor

“Murat Kurum’un kampanyasını yapan şirkete giden 41 Milyon Lira, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının İstanbul Vergi Dairesine hazırlattığı raporda”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Cebeci Hafriyat iddiasını belgeleri ile çürütürken, Murat Gülibrahimoğlu tarafından Murat Kurum’un seçim döneminde çalıştığı ajansa aktarılan parayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan Vergi Denetim Raporu’ndan gösterdi. 

Emir açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yaklaşık bir saat önce sevindirici bir gelişme oldu ve Danıştay 6. Dairesinin Akbelen Ormanları'nda acele kamulaştırma kararını içeren Cumhurbaşkanlığı kararını iptal ettiğini öğrendik, bu sevindirici bir gelişme. Tabii, acele kamulaştırma kararı verenler aslında Zeytincilik Yasası'nın arkasından dolanmaya çalıştılar. "Orada daha çok kömür çıkartacağız, daha çok para kazanacağız." diye, "enerji güvenliği" diye, ekonomik gerekçelerle ama zeytin katliam yaptılar, orman katliamını yaptılar. Orası Muğla'nın su havzası olduğu için suyu yok ettiler, yeşili yok ettiler, yaşam alanlarını yok ettiler. Yargı kararlarını beklemeden dozerlerle girdiler ve büyük bir çevre katliamı gerçekleştirdiler. Şimdi, yürütmeyi durdurma kararı dolayısıyla zeytinliklerden, ağaçlardan, yeşilden, sudan, yaşam alanlarından artık ne kaldıysa onları kurtarmış olduk. Aslına bakarsanız, Danıştayın kararı son derece çarpıcı, özellikle "kamu yararı" gibi geniş kavramların, enerji güvenliği, enerji ihtiyacı, ekonomik gerekçelerin acele kamulaştırmanın bir sebebi olamayacağını söyledi. "Acele kamulaştırma" aslında bir olağanüstü hâl hukukuna ait, savaş hukukuna ait bir kavramdır, öylesine aceleniz olacak ki artık mecburen yapacaksınız. Oysa bu şartların oluşmadığını Danıştay açıkça söyledi, çok isabetli bir karar verdi, gecikmiş bir karardır ama doğru bir karardır. Yalnız burada Anayasa Mahkemesinin önünde bir yasa daha var, 7554 sayılı Kamulaştırma Yasası, idarenin elindeki kamulaştırma yetkisini genişleten bir yasa. Biz Anayasa Mahkemesine götürdük bu yasayı, Anayasa Mahkemesi de bir an evvel idarenin keyfî bir biçimde kamulaştırma yapmasının önünü açacak bu yasayı mutlaka iptal etmelidir. Kazanması gereken halktır, Akbelen halkındır, ranta ve şirketlere peşkeş çekilmemelidir. Yargı şimdilik "Dur!" demiştir ama bilsinler ki biz bu mücadelenin takipçisi olacağız ve buradan o direnişin sembolü olan Esra Işık'ın da bir an evvel tahliye edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Esra Işık, oradaki köylüler direndiler; topraklarını, yeşillerini, zeytinlerini, suyunu, yaşam alanlarını korumak için direndiler. Aslında onların sesine daha önce kulak verilseydi orada bir yeşil talanı yapılmayacaktı ama hiç olmazsa bundan sonra Esra Işık'ın da tahliye edilmesi ve halkın sesine kulak verilmesi gerektiği apaçık ortada.”

“ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN YUSUF TEKİN MESEM’DEN ‘VAZGEÇMEYİZ’ DİYOR”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin her gün yeni bir skandalla, her gün yeni bir vurdumduymazlıkla gündeme geliyor. MESEM'ler, bilindiği gibi, çocuklarımızın iş cinayetlerine kurban edildiği yerler hâline gelmiş durumda. Sayın Bakan diyor ki: "Kaza oluyor diye, ölüm oluyor diye vazgeçecek değiliz." Oysa, Sayın Bakanın anlaması gereken şu: Biz bunları söylediğimizde; öğrenciler, eğitim kurumları, sendikalar bunları söylediğinde kulaklarını tıkıyor. Onun derdi başka; onun derdi tarikatlarla, cemaatlerle, onları millî eğitimin içine yerleştirmekle ama hiç olmazsa çocuklarımız can verirken bu sese kulak versin. Çocukları, daha oyun çağındayken neredeyse, liseli gençleri, patronların insafına terk eden, onları ucuz iş gücü gibi kullanan, asgari ücret vermek yerine İşsizlik Fonu'ndan verecekleri harçlıklarla iş gücü hâline getiren ve tehlikeli işlerde çalıştırarak aslında o ölümlerin altlığını hazırlayan bu Millî Eğitim Bakanlığıdır ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'dir. En son 1 Mayısta bir yavrumuz pasta yapmayı öğrenmeye gitti ve iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Yusuf Tekin'in Bakanlığı sırasında, Bakanlığın istatistiklerine göre 18 çocuğumuz iş cinayetinde yaşamını yitirdi. Bunlar bilinen rakamlar. Bakanlığın kaza sayısına baktık, 1.348 kaza gerçekleşmiş bir yılda. Aslına bakarsanız, kimi kurumların yaptığı araştırmalar var, iş yerlerinde kazalar olduğunda bunların çoğu kayda girmiyor, çoğu örtbas ediliyor, çoğu küçük müdahalelerle geçiştiriliyor ve oralar -MESEM'ler- gerçekten olağan, beklenen, nadir kazaların olduğu yerler değil yaşamın ciddi risk altında olduğu, çocuklarımızın yaşamının rant uğruna, patronların para hırsı uğruna yok edildiği, iş cinayetlerine kurban edildiği yerlerdir. MESEM uygulamaları bir an evvel bitirilmelidir ve bütün bu ölümlerden aslında sorumlu olması gereken Yusuf Tekin de istifa etmelidir.

“MAPEG İZİN VERMİŞ, DENETLEMİŞ: İBB’NİN YETKİSİ YOK”

Sayın Leyla Şahin Usta'nın yine her zamanki gibi sıkıştıkça "Siz kirlisiniz, biz temiziz." polemiği yapacağını biliyorum; yapar o, yapsın zaten. Daha önce Cebeci havzasına yapılan olağanüstü yolsuzluğu -560 milyarlık yolsuzluğu- açıklamıştı kendisi burada, biz de öbür gün rakamları önüne koymuştuk. Ben iddianameden konuşacağım; hani "Kirlisiniz, aklanın da gelin." diyorlar ya, ben iddianameden konuşacak. Şimdi, bu iddianamede 560 milyar dedikleri o yolsuzluğun miktarının 130 milyar olduğu ortaya çıktı; iddia. Bunun da 80 milyarı madenlerin üstü örtüldüğü için ki madenler orada duruyor, onu da geçin, geriye kalıyor 30 küsur milyar lira. Peki, bu 30 küsur milyar lirayı kimle yapmış Ekrem İmamoğlu? Murat Gülibrahimoğlu'yla. Belgeleriyle ben burada açıkladım, kayıtlarda var, her yerde var. MAPEG, Enerji Bakanlığı izin veriyor, ruhsatlandırıyor hafriyat alanını ve denetliyor; belediyenin, İBB'nin burada bir fonksiyonu yok; yasalar açık, sözleşmeler açık. Protokol yapıyor İBB, Valilik, Valiliğin İSTAY'ı ve Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketi anlaşıyor ve diyorlar ki: "Buraya döküm yapılacak Bakanlığın izniyle ve bu dökümden elde edilen kazancın da yüzde 10'u Valiliğe, yüzde 10'u da İBB'ye verilecek." Her şey resmî, her şey açık; burada suç örgütü falan yok ama Murat Gülibrahimoğlu kendi adamları olduğu için "Nasılsa konuştururuz bir şekilde!" diye başlamışlar ama "Dosyayı ayağa kaldıracağız." diye ayaklarına sıkmışlar. Dosyaya öyle bir delil koymuş ki savcılık; duyan, gören herkesin aklında en ufak bir tereddüt kalmıyor.

“MURAT KURUM’UN KAMPANYASINI FİNANSE EDEN PARA AYNI DOSYADA”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptırdığı vergi denetim raporu. Bu vergi denetim raporunda Murat Gülibrahimoğlu'nun ilgili şirketinin nerelere para gönderdiği var. Hani "Murat Gülibrahimoğlu Ekrem İmamoğlu'na rüşvet verdi, rüşvet karşılığında kaçak döküm yaptı." falan diyorsunuz ya, onların kaçak olmadığı zaten biliniyor, belgelendi; üstelik orada Sayın İmamoğlu'nun veya bir bürokratımızın boğazından geçmiş bir kuruş yok, tekrar ediyorum, bir kuruş yok belgelendirebildiğiniz ama başka yerlere paralar gitmiş. Nereye mi? Kalyon Prodüksiyon'a gitmiş, Kalyon Prodüksiyon. Kim bu? Murat Kurum'un kampanyasını yapan şirket. Murat Kurum'un şirketine 41 milyon lira gitmiş. Bu Murat Kurum'un kampanyasını 41 milyon lira vererek desteklediğini iddia ettikleri kişiyi de İmamoğlu'yla birlikte çete kurmaktan yargılıyorlar şimdi, işte böyle bir akıl. Peki, başka kimlere gitmiş? Mesela Akit TV'ye gitmiş. Akit TV'ye 5 milyon 700 bin lira gitmiş. Peki, Akit TV niye almış bunları biliyor musunuz? O ahlaksızca manşetler atıldı ya, işte bunun için atıldı arkadaşlar, o manşetler bunun için atıldı. Bitmiyor, mesela hep Olçar Reklam Organizasyona gitmiş, 3 milyon 370 bin lira. "Kim bu Olçar Reklam?" diyorsunuz, bakıyorsunuz, AKP'yle çok yakın ilişki içerisinde, Bağcılar Belediyesinden 59 milyon liralık ihale almış yani kendi çocukları. İlim Yayma Cemiyetine gitmiş, 2 milyon lira. Bunlar sizin "suç örgütü üyesi" dediğiniz, "İmamoğlu'yla birlikte hırsızlık yaptı." dediğiniz şu andaki firari Murat Gülibrahimoğlu'nun işte para hareketleri. "Kalyon Reklamcılık" dedik ya hani Murat Kurum'un kampanyasına giden. "Kim bu Kalyon?" diye baktık, Kemal Bilal Aydın'ın. Kemal Bilal Aydın kim? Bilal Erdoğan'ın imam-hatip lisesinden arkadaşı. Şimdi, değerli arkadaşlar, güneş balçıkla sıvanmaz, biz belgelerle konuşuyoruz.

“UTKU CANER ÇAYKARA DELİLSİZ ŞEKİLDE BİR YILDIR CEZAEVİNDE”

Murat Kurum diyor ki: "Bana gelmedi ama senin kampanyana gitmiş işte. Utku Caner Çaykara, bizim Avcılar Belediye Başkanımız. Aziz İhsan Aktaş diyor ki: "Daha bu adayken ben oraya gittim, seçim arabası giydirdim." Utku Caner Çaykara görmemiş bile, delili de yok. Utku Caner Çaykara bir yıldır cezaevinde, bir yıldır cezaevinde. Bunun vebalini siz bu dünyada veremeyeceksiniz. Biz burada delillerle konuşuyoruz, dava dosyasının içerisindeki İstanbul Vergi Dairesinin yaptığı denetimi, resmî raporu konuşuyoruz ve bu raporun içerisinde İlim Yayma Cemiyetine giden para da var, Murat Kurum'un kampanyası giden  para da var. Dolayısıyla, biz belgeyle konuşuyoruz; siz sözle konuşuyorsunuz. Diğer bölüm, MAPEG'in, Enerji Bakanlığının verdiği onaylar, denetimler var; denetim görevi MAPEG'in. MAPEG'in tuttuğu... Siz yanlış yapmışsınız, eksik bir yere, olmaması gereken bir yere hafriyat yapmışsınız, bir tane rapor varsa getirirsiniz, beni mahcup edersiniz; öyle bir şey yok, olmadı.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *