44,4644 %0.27
51,4040 %0.22
İstanbul
Açık
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal: Türkiye Dünyanın Fındığını Üretiyor Ama Fiyatını Belirleyemiyor

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal: Türkiye Dünyanın Fındığını Üretiyor Ama Fiyatını Belirleyemiyor

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık alım fiyatının 220 TL seviyelerine kadar gerilemesine tepki gösterdi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fındık alım fiyatlarının kısa süre içinde 340–350 TL bandından 220 TL seviyelerine kadar gerilemesine tepki gösterdi. Türkiye’nin dünyanın en büyük fındık üreticisi olmasına rağmen fiyat belirleme gücüne sahip olamadığını vurgulayan Karal, yaşanan tabloyu “piyasayı düzenlemesi gereken kamunun seyirci kalmasının sonucu.” olarak değerlendirdi.

DEVA Partili Hasan Karal, dünya fındık üretiminde lider olan Türkiye’de yaşanan fiyat düşüşünün, Karadeniz’de binlerce üreticiyi doğrudan etkilediğini ve ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını söyledi.

“Beklenti Yükseldi, Hayal Kırıklığı Büyüdü”

Üreticilerin, fiyatların yeniden artacağı beklentisiyle ürününü elinde tuttuğunu hatırlatan Karal, “Fiyatların bu kadar kısa sürede dibe vurması, zaten artan girdi maliyetleri altında ezilen üreticiyi bir kez daha kaygıya sürüklemiştir. Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri her geçen gün artarken, ürün fiyatlarının bu seviyelere düşmesi kabul edilebilir değildir.” dedi.

“Bu Tablo Serbest Piyasa Diye Geçiştirilemez”

Fındık piyasasında yaşanan dalgalanmanın doğal piyasa koşullarıyla açıklanamayacağını ifade eden Karal, ortada adil ve sağlıklı işleyen bir piyasa bulunmadığını söyledi. Karal, “Fiyatlar belirli dönemlerde baskılanmakta, üretici çaresiz bırakılmaktadır. Bunun bedelini alın teriyle üretim yapan çiftçi ödemektedir.” diye konuştu. 

Sosyal medyada ve üretici gruplarında yükselen tepkilere dikkat çeken Karal, birçok üreticinin mevcut fiyatları emeğine yapılmış açık bir haksızlık olarak gördüğünü belirtti.

“Piyasayı Düzenlemesi Gereken Kamu, Ne Yazık Ki Bugün Seyirci Konumunda”

Türkiye’nin dünya fındık üretiminde lider konumda olmasına rağmen fiyat belirleme gücüne sahip olamadığını vurgulayan Hasan Karal, bunun temel nedeninin piyasayı regüle etmesi gereken kamu otoritesinin etkisizliği olduğunu belirterek, şöyle devam etti: 

“Piyasayı düzenlemesi gereken kamu, ne yazık ki bugün seyirci konumundadır. Fındık üreticisi her yıl aynı döngüye mahkûm ediliyor. Yaşanan fiyat dalgalanmaları üreticiyi sistematik biçimde zarara uğratıyor. Geçtiğimiz yıl rekoltenin son derece düşük olmasına rağmen hükümetin bu tabloya kayıtsız kalması kabul edilemez. Üretici emeğinin karşılığını alamazken, kazanan hep büyük alıcılar oluyor. Türkiye’nin tarımda geldiği nokta budur: Üreten kaybediyor, spekülatör kazanıyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasada etkin ve yönlendirici bir alım politikası yürütmemesi, fiyat düşüşlerini daha da hızlandırmaktadır. Bu nedenle kamu otoritesinin, güçlü, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir taban fiyat politikasıyla üreticinin arkasında durması şarttır.”

“Fındık Stratejik Üründür, Kaderine Terk Edilemez”

Karal, Fındığın Karadeniz için yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda önemli bir geçim kaynağı ve sosyal denge unsuru olduğunu ifade etti. Fındığın Türkiye için stratejik bir ürün olduğunun altını çizen Karal, “Milyonlarca insanın geçimi bu ürüne bağlıdır. Fiyatı üç-beş alıcının insafına bırakılamaz. Üreticiyi koruyan, piyasayı dengeleyen, alın terini güvence altına alan bir tarım politikası şarttır. DEVA Partisi olarak, tarımda üreticiyi güçlendiren, emeği koruyan ve piyasayı şeffaf biçimde düzenleyen bir anlayışı savunuyoruz.” şeklinde konuştu.
 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *