45,0757 %0.05
52,9340 %0.22
İstanbul
Açık
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber SİYASET Ali Mahir Başarır, İki Eski Adalet Bakanına Gülistan Doku’yu Sordu: Siz “Ucu Nereye Giderse Gitsin” Deyip de Takip mi Etmediniz?

Ali Mahir Başarır, İki Eski Adalet Bakanına Gülistan Doku’yu Sordu: Siz “Ucu Nereye Giderse Gitsin” Deyip de Takip mi Etmediniz?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, iki eski Adalet Bakanına Gülistan Doku’nun kendi görev dönemlerinde niye bulunamadığını sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Genel Kurul’da biri Meclis Başkanvekili diğeri de AK Parti Grup Başkanvekili olarak bulunan iki eski Adalet Bakanına Gülistan Doku’nun kendi görev dönemlerinde niye bulunamadığını sordu. 

Akın Gürlek’in “Ucu nereye dokunursa dokunsun” sözlerini hatırlatan Başarır, dönemin İçişleri Bakanını da işaret ederek şöyle konuştu:

“Ucu nereye dokunacak, size mi, Soylu’ya mı, yoksa tam 5 kez Yılın Kaymakamı Ödülü verdiğiniz, Yılın Yetim Babası Ödülü verdiğiniz, Yılın İdarecisi Ödülü verdiğiniz Vali ve bu sisteme mi?”

AK Parti Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise cumhuriyet savcıları tarafından ve bakanlıkların titiz çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, diğer bakanlara, yürütmeye ya da farklı kişilere yönelik konunun farklı yerlere çekilmesinin hiçbir dayanağı olmadığını vurguladı. Konunun muhalefet edilecek, bunun üzerinden politika üretilecek bir konu olmadığını söyledi. 

Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır tekrar söz aldı ve şunları söyledi: 

“9 öğrenci ölür, öğretmen ölür, siyaset yapma; 33 askerim şehit olur, siyaset yapma; deprem olur, 100 bin kişi ölür, siyaset yapma; öğretmenler, çocuklar öldürülür, siyaset yapma. Biz ne işe yarıyoruz? Ne demek “Siyaset yapma!” Bunu nasıl konuşmayacağız? Bir vali devlet gücünü kullanarak bir cinayeti kapatmış, Bakan (Soylu) buna kefil olduğunu söylemiş. Bir bakan (Gürlek) bunu sahiplenmiş, “Ucu nereye giderse gitsin, bu olayın üzerine gidin” demiş. Ben de bunu söylüyorum, ben de bunu söylüyorum. Siz niye bunu söyleyemediniz? Diyorum. Siz de Adalet Bakanıydınız diyorum. Bunun siyasetle alakası yok.”

ALTI YIL GÖREV YAPAN İKİ ADALET BAKANI BURADA

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın konuyla ilgili Genel Kurul’da yaptığı konuşmanın tamamı şu şekilde:

“Altı yıl önce Gülistan Doku, genç bir kızımız kayboldu. Milletvekilleri, parti gurupları, dernekler, aile, Tunceli halkı, herkes defalarca sordu: “Nerede?”  Öncelikle şunu söyleyeyim: Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu olay 94 kez gündeme geldi, reddedildi. Peki, AKP Grubu ne demiş? Bakın, Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar, provokasyon yaptığımızı söylemiş. Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat “Yeter artık, her aşk intiharını burada mı konuşacağız?” demiş. Cahit Özkan, Denizli Milletvekili “Katillerinin kolluk güçleri tarafından korunduğunu iddia etmek cinayete ortak olmaktır” demiş. Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı, “Bu iş siyaset meselesi değildir” demiş. Ne oldu arkadaşlar? Altı yıl sonra ne oldu? Bir Adalet Bakanı çıktı “Sonu, ucu nereye dokunursa dokunsun gideceğiz” dedi. Ucu nereye dokunacak? Altı yıl içerisinde görev yapan iki Adalet Bakanı burada. Nasıl bir tesadüftür bu ya? Sayın bakanlar, siz niye Akın Gürlek’in yaptığını yapmadınız? Ucu kime dokunacak? Size mi? Süleyman Soylu’ya mı? Yoksa tam 5 kez Yılın Kaymakamı Ödülü verdiğiniz, Yılın Yetim Babası Ödülü verdiğiniz, Yılın İdarecisi Ödülü verdiğiniz Vali ve bu sisteme mi? Bu sisteme dokunacak, biliyor musunuz? O gün bunları konuşanlara hakaret ettiniz. Bakın, insanların altı yıl acısını ötelediniz. Belki o anne-baba, o kardeş saçının bir telini, bir düğmesini alsa belki onu defnedecekti; bunun bulunmasını engellediniz. Günlerce sularda Gülistan Doku'yu aradık, “Oradan çıkar mı?” dedik oysa bambaşka yerdeymiş. Devlet telefon kayıtlarını, kartı sildi; devlet yaptı, vali yaptı. E, şimdi ne diyeceksiniz? Hala önümüzde bir fırsat var, gelin, faili meçhul cinayetleri hep beraber araştıralım. İnsanlar maalesef ki çocuklarının kemiklerine sarılmak istiyor belki. Haber almak istiyor, o şüphe; yaşıyor mu, yaşamıyor mu, nerede? Nasıl bir şüphedir ancak yaşayan bilir, dinleyen bilir. Artık kendimize gelelim. Bakın, bu Meclis’te bu konu 94 kez gündeme gelmiş, 94 kez kulaklarınızı kapatmışsınız ve bugün iki siyasetçi var AKP'li; biri Meclis Başkanvekili, biri Grup Başkanvekili; ikisi de o dönem Adalet Bakanlığı görevinde bulunmuş. Meclis önemli, burası önemli, bu çatı önemli, bu çatıda çok önemli komisyonlar kurulmuş, Susurluk Komisyonu kurulmuş, bakanlar yargılanmış, bakanlar şeklen de olsa hüküm giymiş, gelmişler bu Meclis’te, millet iradesinin önünde hesap vermişler. Meclisi önemseyin! Önemseyin! Önemseyin!”

BİR VALİ DEVLET GÜCÜNÜ KULLANMIŞ NASIL KONUŞMAYACAĞIZ

AKP Grup Başkanvekili Abdülhamit Gül ise cumhuriyet savcıları tarafından ve bakanlıkların titiz çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, diğer bakanlara, yürütmeye ya da farklı kişilere yönelik konunun farklı yerlere çekilmesinin hiçbir dayanağı olmadığını vurguladı. Konunun muhalefet edilecek, bunun üzerinden politika üretilecek bir konu olmadığını söyledi. 

Bu sözler üzerine de CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır yeniden söz aldı ve şunları söyledi:

“İki şey söylemek istiyorum: Ben bunun siyasetini yapmadım, ben bir sistemi eleştirdim. Evet, faili meçhul cinayetlerde dosya açık kalır ama burada bir valinin oğlunun işlediği, valinin örtbas ettiği bir cinayet var. Burada dosya açık kaldı ama mezar da açık kaldı efendim, mezar açık kaldı, mezar.  İki, “Her şeyin siyasetini yapma!” 9 öğrenci ölür, öğretmen ölür, siyaset yapma; 33 askerim şehit olur, siyaset yapma; deprem olur, 100 bin kişi ölür, siyaset yapma; öğretmenler, çocuklar öldürülür, siyaset yapma. Biz ne işe yarıyoruz Sayın Bakan, Sayın Başkan? Ne demek “Siyaset yapma!” Bunu nasıl konuşmayacağız? Bir vali devlet gücünü kullanarak bir cinayeti kapatmış, Bakan buna kefil olduğunu söylemiş ve yıllar sonra ortaya çıkmış. Yıllar sonra WhatsApp mesajlarına baktığımız zaman, tesadüf olarak ortaya çıkmış, bir bakan bunu sahiplenmiş, “Ucu nereye giderse gitsin, bu olayın üzerine gidin” demiş. Ben de bunu söylüyorum, ben de bunu söylüyorum. Siz niye bunu söyleyemediniz? Diyorum. Siz de Adalet Bakanıydınız diyorum. Bunun siyasetle alakası yok. Her makul insan, her bu ülkeyi, gündemi takip eden insan bunu sorar. Siz “Ucu nereye giderse gitsin” deyip de, takip mi etmediniz, yoksa Akın Gürlek ne diyor, ben merak ediyorum, ben bunu soruyorum, bunu sormak benim hakkım. Bu deliller o gün de bulunabilirdi, Vali dinlenebilirdi, Valinin konuşmaları çıkarılabilirdi, Valinin Başhekimle konuşmaları çıkarılabilirdi. Yani hepimizi dinliyorsunuz da bir Valinin konuşmalarını mı çıkaramadınız.  Burada Vali de cinayette korunmuştur, ben bunu söylüyorum.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *