Halk TV'nin İstanbul'daki binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri kanal binasında arama yaptı. Halk TV'ye, TMSF tarafından yazar İbrahim Paşalı kayyım atanırken televizyon yayını da durduruldu.
Halk TV Binasına Girişlere İzin Verilmedi
Polis ekiplerinin bina içerisindeki arama ve inceleme çalışmaları devam ederken, güvenlik önlemleri kapsamında kanalın bulunduğu cadde araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Güvenlik çemberine alınan binaya kanal çalışanlarının girişine de izin verilmedi.

Cafer Mahiroğlu: Kılıçdaroğlu ve Ekibi Mutlu Olabilir
Haberi Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu haberi sosyal medyadan duyurdu. Mahiroğlu, “Butlan lideri Kılıçdaroglu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de.” dedi.
Yurt dışında yaşayan Cafer Mahiroğlu hakkında Haziran 2025’te “ihaleye fesat karıştırmak” suçlamasıyla yakalama kararı çıkarılmıştı. Karar, suç örgütü liderliğiyle suçlanan fakat bundan mahkum edilmeyen işadamı Aziz İhsan Aktaş’ın “etkin pişmanlık” ifadesinin ardından alınmıştı.

“Halk TV'de Kayyım Heyeti Yönetimi Devraldı”
Halk TV'de “Gün Doğarken” programını sunan Deniz Bayramoğlu, sosyal medya platformu X hesabından, “14 Ekim 2026 saat 05:15’te Halk TV’ye kayyum atandı. Mali Şube, KOM ve TEM ekipleri kanalda arama yapıyor. Kayyum heyeti yönetimi devraldı.” ifadelerini kullandı.
Kayyım Kararının Gerekçesi Henüz Açıklanmadı
Halk TV’ye kayyım atanmasına dayanak oluşturan soruşturmanın kapsamı, kararın hangi mahkeme tarafından verildiği ve kayyım heyetinin kimlerden oluştuğuna ilişkin henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Yayınların ne zaman yeniden başlayacağı da belirsizliğini koruyor.

Suat Toktaş: Birlikte Bir İş Yapamayız
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş kamunun en temel bilgilendirme hakkı için canlı yayın akışının devam etmesini istedi. Toktaş'ın bu talebi kayyım heyeti tarafından kabul görmedi.
Kayyımın 'birlikte çalışma' talebini reddeden Toktaş, “Bizim kişisel olarak ilişkilerimiz farklı bir şeydir ama şu anda burada haksız, hukuksuz bir şey oluyor. Buna dolayısıyla hani “birlikte bir iş yaparız” gibi bir şeyimiz olmaz. Bunun sizin şahsınızla ilgisi yok. Tamam mı?” dedi.

Deniz Bayramoğlu: Yayının Devam Etmesi Çabaları Sonuçsuz Kaldı
İkinci kez sosyal medya platformu X hesabından bir paylaşım yapan Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, “Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş kayyum heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Halk TV yayını durduruldu.” dedi.

Suat Toktaş ve Çalışma Arkadaşlarından Veda Mesajı
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, çalışma arkadaşlarıyla birlikte kanalın stüdyosuna son kez girerek veda konuşması yaptı. Kanalın gece yarısı operasyonuyla TMSF’ye devredildiğini belirten Toktaş, ana kumandanın teslim alınamaması nedeniyle izleyicilere canlı yayında veda edemediklerini söyledi.
Toktaş, “Aşağı yukarı 20 yıldır yayında olan bir kanala Türkiye’nin yeni normali olarak el konuldu. Gece yarısı bir operasyonla el konuldu. TMSF, kayyum olarak atandı. Ana kumandayı teslim alamadık, teslim alsaydık size yayından veda ederdik. Fakat şu anda mecburiyetten bir video çekiyoruz arkadaşlarımızla beraber.” diye konuştu.
“TÜRKİYE'NİN SESİ OLMAYA ÇALIŞTIK”
Suat Toktaş şunları söyledi:
“Yayında veda edemedik ama bir biçimde sesimizi duyurmaya çalışacağız. Nasıl yolla olur, hangi mecralardan olur onu şu anda bilemiyoruz, çok sıcak. Onları planlarız, zaten duyarsınız. Biz burada Türkiye’nin sesi olmaya çalıştık. Türkiye’nin en büyük, en fazla izlenen haber kanalına el konuldu. Aslında bilme hakkı engelleniyor. Çünkü burada çalışan herkes halkın haber alma hakkı özgürlüğü için çalıştı. Bilme hakkınıza hizmet etmek için biz burada vardık. Gazetecilik yaparken sadece bir televizyon kanalına profesyonel anlayışla bakmadık, Türkiye’nin içinden geçtiği süreci tarihe aktaran bir resim çekmek, bunları tarihin hafızasına göndermek üzere bir bilinçle hareket ettik. Yayınlarımızın temel çizgisi de bu oldu. Epeyce de kapsayıcı bir yayın yaptığımızı düşünüyoruz.
“KİMİ ZAMAN SELAHATTİN DEMİRTAŞ, KİMİ ZAMAN EKREM İMAMOĞLU, KİMİ ZAMAN CAN ATALAY OLDUK”
“İliç’te de vardık, Narin Güran’ın yanında da vardık. Cerattepe’de de Akbelen’de de vardık. Kimi zaman Kürt olduk, kimi zaman Türk olduk. Kimi zaman LGBTİ olduk, onların hakkını savunduk. Kimi zaman Alpaslan Kuytul olduk, kimi zaman Selahattin Demirtaş olduk. Kimi zaman Selçuk Kozağaçlı olduk, kimi zaman Ekrem İmamoğlu, kimi zaman Can Atalay olduk. Onların sesi olmaya çalıştık. Şimdi o ses susturuluyor. Yani mağdur olan kim varsa onun yanında olmaya çalıştık. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık. Kimi zaman cezaevlerinin sesi olduk; insan hakları ihlallerini yansıtan, hak haberciliği yapan bir çizgide duran yayıncılık yapmaya gayret ettik. Ama dediğim gibi gazetecilik bitmez, bu günler geçer. Bunun ülkede basın özgürlüğüne, demokrasiye herhangi bir faydası olmadığını göreceksiniz. Siz de göreceksiniz.
“HALKI YANIMIZDA HİSSETMEK İSTERİZ”
Halk TV ‘yalnız değilsiniz’ sloganıyla yayın yaptı yıllarca. Halkı yanımızda hissetmek isteriz. Daha önce çok badireler atlattık. Arkadaşlarımız dövüldü, cezaevlerine atıldık, yayınlarımız durduruldu, frekans iptalleriyle sürekli tehdit edildik. Bu tehditler altında sesimizi kısmadık, doğru bildiğimiz neyse onu vermeye çalıştık. 15 Temmuz darbe girişimine karşı çıkan insanlar burada. Bunlara da karşı çıkmış bir ekibiz. Demokrasiye aykırı ne varsa ona karşı durmuş bir ekibiz. Yarın bu çizgiye, bu gazetecilik anlayışına Türkiye’nin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olacak. Çünkü bu gidişat doğru bir gidişat değil. Tarihin, bugün iktidar yanında duranların yarın muhalefet olma ihtimali vardır. Buna inanıyoruz. Biz demokratik sınırlar içinde bir yayıncılık yaptık. Türkiye bu badireleri çok fazla atlattı. Yine demokratik sınırlar içinde devir teslimler olur, yarın biz onların da sesi oluruz. Burada oluruz, başka yerde oluruz ama şu bir gerçek, ekonomik olarak boğulmaya çalışıldık. Zaten teknik olarak ya da yasal olarak epey baskı altına alınmış bir kanaldık ama sonuç olarak bir biçimde bu yayınları sürdürdük. Ekonomik abluka en önemli ablukalardan biriydi.
“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURMA GİBİ BİR BİLİNÇLE HAREKET ETTİK”
Burada şunu söylemek lazım; Türkiye’nin bu şartlarıyla önce şöyle başlandı, ‘Kanal ekonomik olarak dar boğaza alınırsa, boğazı sıkılırsa susturulur’. Dolayısıyla kanalın patronu Cafer Mahiroğlu’na yönelik hamleler de başladı. Arkasından dosyalar geldi. Hepsine hakim olmayabilirsiniz ama son olarak Türkiye’de olan şeyler oldu. Çeşitli gizli tanık ifadeleriyle kanalın patronu üzerinden yürünmeye çalışıldı. Çünkü finansman kesildiğinde bu yayınların kesilmesini istiyorlardı ama o da geri durmadı. Geri durmadığı için ve susturamadığı için ne bizi ne de bu kanala finansman sağlayan Cafer Mahiroğlu’nu susturamadıkları için bugün el koydular. Dediğim gibi tarihi bir gün. Gazetecilik tarihimize de geçen bir gün. Kişisel tarihimize de geçen bir gün. Buradaki arkadaşlarımızla elimizden geleni yaptık. Bundan sonra hangi mecrada ne olur bunu bilemiyoruz ama tarih bunları yazar. Tarihin doğru tarafında durma gibi bir bilinçle hareket ettik. Bundan sonra da öyle olacaktır. Arkadaşlarım adına, onlarla konuştuğum için de söylüyorum bu ifadeleri, onlar adına da kullanabiliyorum.”
Özgür Özel: Aciz ve Korkaklar
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise baskını eleştirdi. Özel açıklamasında şunları kaydetti:
“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir. Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler. Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken…. Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken… Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar. Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar. Çünkü aciz ve korkaklar! Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız. Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler. Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz. Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler yenilecek!”
Kemal Kılıçdaroğlu Tepki Göstermişti: Halk TV'yi RTÜK'E şİKAYET eTTİK
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT’de katıldığı canlı yayında Halk TV’yi eleştirmiş ve “24 saat yalan haber yapmak"la suçlamıştı.
“Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?" diye soran Kılıçdaroğlu, Halk TV’yi RTÜK’e şikayet ettiklerini de açıklamıştı:
“Halk TV var biliyorsunuz, Halk TV sahibi falan. Sahibi niye Türkiye’ye gelmiyor? Sahibi yabancı ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon sahibi dünyanın hangi ülkesinde var? Hangi ülkesinde var? Günün 24 saati yalan haber yapıyor, günün 24 saati. İzlemiyorum ben. Olmaz, olmaz. Doğru haber vereceksiniz. Yalan haber yapıyor. RTÜK’e bizim arkadaşlar ‘Ya bu yalandır’ diye söylediler. RTÜK, ‘Bizim görev alanımıza girmez’ diye bize bir yazı yazdı. E, görev alanına girmiyorsa istediği gibi yayın yapsın. Yayın yapıyor.”
Mahiroğlu ise Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert tepki göstermiş, Kılıçdaroğlu'na “Sen, Türkiye siyasetinin başına gelmiş en talihsiz vakasın.” diye seslenmişti.