Küresel Isınma nedir? Dünyada son durumu ne?

Küresel Isınmanın dünya üzerindeki hızlı ve etkili ilerleyişi hakkında açıklamada bulunuldu. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu yaptığı açıklamada ne gibi konular üzerinde durulması gerektiğini açıkladı.

Küresel ısınma nedir? Öncelikle bunu öğrenelim
Küresel ısınma; başlıca atmosfere salınan sera gazların neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir.
Günümüzde iklim bilimciler (klimatolog) küresel ısınma konusunda hemfikirdirler. Küresel İklim Değişikliği insani fosil yakıtlar tüketimi, endüstriyel ve tarımsal gibi faaliyetlerinin sonucu olarak atmosferdeki miktarı ve yoğunluğu artan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınmanın neden olduğu iklimin farklılaşıp farklı tarzda iklime dönüşmesidir. Bu iklim değişikliklerine örnek olarak; kuraklık, çölleşme, yağışlardaki dengesizlik ve sapmalar, su baskınları, tayfun, fırtına, hortum vb. meteorolojik olayları örnek verebiliriz. Meteorolojik olaylarda artışların başlangıcı ile baş gösterir.

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) uyarıda bulundu. Yapılan araştırmalar sonucu küresel ısınma oldukça tehlikeli bir boyutta olduğunu açıkladı.


Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) yaptığı açıklamada;
İklim değişikliğiyle ilgili konu hakkında yaptığı açıklamalarda etkileri ile ilgili yayınladıkları raporda, iklim değişikliğinin korona virüsten daha büyük bir tehdit oluşturduğuna ve aynı hızda mücadele gerektirdiğini açıkladı.
1960'lı yıllardan başlayarak dünyayı en çok etkileyen büyük doğal afetleri mercek altına alınmasından bu yana raporda iklim değişikliğine ve hava koşullarına bağlı aşırılılıkların sıklığı ve yoğunluğunun giderek arttığına dikkat çekildi. İklim değişikliği ve hava koşullarına bağlı afetlerin sayısının 1990'lı yıllara göre yüzde 35 oranında arttığına işaret edilen raporda, sadece 2019 yılında dünyada kaydedilen 308 doğal afetin yüzde 77'lik bölümünün iklim ya da hava koşulları kaynaklı olduğu, bu afetlerde 24 bin 400 insanın yaşamını yitirdiği belirtildi.

Son on yılda 410 bin kişi küresel faktörler nedeniyle hayatını kaybetti.
İklim değişikliği, aşırı hava olayları ve başka sebeplerden ötürü ve büyük çoğunluğunun yaşandığı yerler yoksul ülkeler olduğu ve son on yılda 410 bin kişinin hayatını bu sebeplerden ötürü kaybettiği ve en fazla can kaybının yaşadığı sebeplerinin ise aşırı sıcaklar, kuraklık ve fırtınalar nedeniyle kayda geçtiği öğrenilmiştir. IFRC, "uzun vadede tüm insanlığı tehdit eden bu tehlikeye karşı gerekli olan acilen yapılması gerekenlerin hareket edilmesi" çağrısında bulunarak, önümüzdeki on yılda gelişmekte olan 50 ülkeye iklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkabilmelerinde yardım edebilmek için 50 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç duyulacağını belirtti. Hükümetler ise bu konu hakkında henüz cevap vermedi.

İklim değişikliği oldukça tehlikelidir. İnsanoğlu iklim değişikliğinin gerçekleşme zamanını öne çekmeye devam ediyor. Ve gelecek nesilleri hiç düşünmeden her gün binlerce fabrika çalıştırılıyor. Milyonlarca hatta milyarlarca araç kullanılıyor. Bu dünyanın dengesini bozmakla beraber yaşayan birçok türde canlıya zarar veriyor. Neslinin tükenmesine sebep oluyor. Canlıların çeşitliliği gittikçe azalıyor. Nesilleri tükenen canlı sayısı veya her an tükenecek olan canlı sayısı artıyor. Küresel ısınmanın korona virüs salgınından daha büyük bir tehdit olduğuna vurgu yapan IFRC, Dünya Sağlık Örgütü'nün korona virüsü küresel pandemi ilan ettiği mart ayından bu yana dünyada 100'den fazla doğal afet meydana geldiğine ve bu afetlerden 50 milyonu aşkın insanın etkilendiğine dikkat çekti.
"İklim değişikliğinin aşısı yok" açıklamalarıyla uyarılarda bulundu

IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain, dünyada 1,3 milyon insanın ölümüne yol açan korona virüsün çok ciddi bir kriz olduğunu, ancak iklim değişikliğinin orta ve uzun vadede insan yaşamına ve yerküreye çok daha güçlü etkilerinin olmasını beklediklerini kaydetti.
Chapagain, korona virüse karşı kısa zaman içinde bir ya da birkaç aşının kullanıma sunulmasının beklendiğini belirterek "Ancak iklim değişikliğine karşı maalesef hiçbir aşı yok" uyarısında bulundu.