İstanbul’un en önemli tarihi hazinelerinden biri olan Yerebatan Sarnıcı, mülkiyet tartışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tarafından yapılan açıklamada; İBB Miras tarafından restore edilen sarnıcın tapusunun, “hiçbir hukuki dayanak olmadan” Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği öne sürüldü.
6 Nisan 2026 tarihinde yapılan bu açıklama, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile merkezi hükümet arasında geçmişte Galata Kulesi ve Gezi Parkı gibi simge yapılar üzerinden yaşanan mülkiyet kavgalarının son halkası olarak görülüyor.
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisinden yapılan açıklamada, “İBB Miras tarafından titizlikle restore edilen, milyonların ziyaretine açılan bu kentin en kıymetli hazinelerinden birisi olan Yerebatan Sarnıcı’nın tapusu, hiçbir hukuki ve vicdani dayanağı olmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirildi.” denildi.
Ofisin X hesabından yapılan açıklama şöyle:
“İktidarın, “Ben yaptım oldu” aymazlığının, seçimleri kaybetme hazımsızlığının, seçmene had bildirme hadsizliğinin son örneği Yerebatan Sarnıcı oldu. İBB Miras tarafından titizlikle restore edilen, milyonların ziyaretine açılan bu kentin en kıymetli hazinelerinden birisi olan Yerebatan Sarnıcı’nın tapusu, hiçbir hukuki ve vicdani dayanağı olmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirildi.
“Vakıfların Matkapla Yaptığı Restorasyonu El Koymaya Gerekçe Saydılar”
Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi, Şerefiye Sarnıcı’nda nasıl hukuksuzlukların altına imza attılarsa aynısı yaptılar. 2019’dan beri Galata Kulesi için sürdürdüğümüz hukuk mücadelesi de maç devam ederken kural değiştirildiği için sonuçsuz kaldı maalesef. Meclisten bir yasa çıkardılar, dava devam ederken vakıfların matkapla, hilti ile yaptığı restorasyonu el koymaya gerekçe saydılar. Ortada açık bir tablo var: Bir “çökme” kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar. Gerekiyorsa kanunu değiştiriyorlar, Gerekiyorsa hâkimi değiştiriyorlar, Ve sonunda göz koydukları mülke çöküyorlar. Ama herkes şunu bilsin: Bu kararlar nihai değildir. Nihai kararı millet verir.”