45,7392 %0.33
53,0889 %-0.22
İstanbul
Parçalı bulutlu
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber KÜLTÜR SANAT Altın Palmiye Ödülü'nün Sahibi Cristian Mungiu Oldu

Altın Palmiye Ödülü'nün Sahibi Cristian Mungiu Oldu

Fransa'nın ev sahipliğinde bu yıl 79'uncusu düzenlenen dünyanın en prestijli sinema etkinliği Cannes Film Festivali'nde büyük ödül sahibini buldu. Rumen yönetmen Cristian Mungiu, büyük yankı uyandıran 'Fjord' filmiyle Altın Palmiye'yi havaya kaldıran isim oldu.

Sinema dünyasının haftalardır merakla kilitlendiği o büyük tören nihayet sonuçlandı. Kırmızı halıdaki şaşalı geçişlerin ardından salonu dolduran davetlilerin önünde açıklanan karar, eleştirmenlerin bile hesaplarını fena halde şaşırttı. Aylardır kulislerde konuşulan iddialı favoriler beklediğini bulamazken, usta ismin çarpıcı zaferi salonda dakikalarca ayakta alkışlandı.

Jüri başkanlığını bu yıl Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalde ödüller sahiplerini buldu.

Cristian Mungiu Altın Palmiye Ödülü'nü Aldı

Rumen yönetmen Cristian Mungiu, 'Fjord' filmiyle Altın Palmiye Ödülü'nü aldı.

En İyi Yönetmen Ödülü'nün sahibi, 'La Bola Negra' filmiyle İspanyol yönetmenler Javier Calvo ve Javier Ambrossi'nin yanı sıra 'Fatherland' filmiyle Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski'nin oldu.

Jüri Ödülü ise 'L'Aventure revee' filmiyle Alman yönetmen Valeska Grisebach'a verildi.

Festivalde, Rus yönetmen Andrei Zviaguintsev 'Minotaure' filmiyle Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo Ödülü'nü 'Notre Salut' filminin senaryosunu kaleme alan Fransız senarist Emmanuel Marre kazandı.

'Coward' filminde oynayan Belçikalı Emmanuel Macchia ve Fransız aktör Valentin Campagne, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.

Bu yıl festivalin En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü 'Soudain' filminde rol alan Belçikalı oyuncu Virginie Efira ve Japon oyuncu Tao Okamato aldı.

Altın Kamera Ödülü'nü 'Ben'Imana' adlı filmin Ruandalı yönetmeni Marie-Clementine Dusabejambo alırken, Kısa Metraj Ödülü 'Para Los Contrincantes' filmiyle Arjantinli yönetmen Federico Luis'e verildi.

Onur Ödülü'nün sahibi, ABD'li oyuncu Barbra Streisand, Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson ve ABD'li oyuncu John Travolta'nın oldu.

Mahmud Derviş'in mısraları alkışlarla karşılandı

En İyi Yönetmen Ödülü'nü takdim eden Kanadalı oyuncu ve yapımcı Xavier Dolan, törende yaptığı konuşmaya, Filistinli şair Mahmud Derviş'in “Bu Dünyada Hayatta Kalmayı Hak Eden Şeyler Var” adlı şiirinin şu mısralarını okuyarak başladı:

'Bu dünyada hayatta kalmayı hak eden şeyler var/Nisan tereddütü/Seher vakti ekmeğin kokusu/Bir kadının erkekler hakkındaki görüşleri/Aşil'in yazıları/Aşkın başlangıcı/Bir taşın üstündeki çim/Bir ney ipliğinde duran anneler/Savaşçıların anılarından korkması.'

Dolan, Derviş'in bir başka yazısında, yaşadıkları bu toprakların dar olduğundan bahsettiğini anlatarak, film yapımcılarının toprakları genişletmeye ve hayatı yaşamaya değer kılan şeyleri görüntülemeye çalıştığını belirtti.

Seyirciler, Dolan'ın Derviş'in mısralarını okumasını alkışlarla karşıladı.

‘Ölüm bizi çevrelerken, hayatı kutlamaya hakkımız var mı?’

En İyi Senaryo Ödülü'nü takdim eden yönetmen Nadine Labaki ise bu gece ödülü vermek için davetli olmasına rağmen ülkesi Lübnan'ı düşünmekten kendisini alıkoyamadığını söyledi.

Lübnan hakkında “Doğduğumdan bu yana en kötü senaryoları yaşamaya mahkum edilen bir ülke.” ifadesini kullanan Labaki, festivale davet edildiğinden beri kendisi ve eşinin çok farklı duygular yaşadığını vurguladı.

Kendi kendilerine “Ülkemiz yıkıcı bir savaştan geçerken, çocukları ve Lübnan'ı bırakmak akıllıca mı?” ve “Ölüm bizi çevrelerken, hayatı kutlamaya hakkımız var mı?” diye sorduklarını dile getiren Labaki, Lübnanlıların her şeye rağmen şarkı söylemeye, yazmaya, hayatı sevmeye devam edeceğini belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *