46,8444 %0.05
53,5877 %-0.02
62,6928 %-0.05
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber GÜNCEL “Casusluk Davası” Ara Kararı: Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın Tutukluluğu Devam Edecek

“Casusluk Davası” Ara Kararı: Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın Tutukluluğu Devam Edecek

Kamuoyunun yakından takip ettiği "casusluk" davasında mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile gazeteci Merdan Yanardağ’ın da aralarında bulunduğu tutuklu sanıkların tahliye talepleri reddedildi, tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

“Casusluk davası” dosyasında duruşma savcısı beklenen mütalaasını açıkladı. Savcı, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün tutukluluk hallerinin devamını istedi.

Ara Karar Çıktı

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, İmamoğlu'nun siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün'ün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılandığı davada, tüm sanıkların tutukluluklarının devamına karar verdi. 

Duruşma 29 Eylül'e Ertelendi

Casusluk davasında bir sonraki duruşma 29 Eylül'e ertelendi.

Ekrem İmamoğlu: ‘Kararlar Önce Veriliyor Gerekçeler Sonra Yazılıyor’

Ekrem İmamoğlu, “Benim mahkemelerimde şu ana kadar 20 hakim değişti. Katrilyonda bir midir, trilyonda bir midir, yargılanan kişiler üzerinden nasıl böyle bir ortam yaratılıyor ya da böyle bir denk düşme yaşanıyor bilemem. HSK'nın Türkiye'de bağımsız olmadığı, talimatla ısmarlama heyetlerin dizayn edildiği bir ortamda bunlar sanki doğalmış gibi algılanıyor. Sabah yine dünyanın en saçma davalarından biri olan diploma davasında, yine değişmiş bir hakimle karşı karşıyaydım. Bu absürt dava burada görülürken şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Bu kampüsün içerisinde bugünün kötü zihniyeti, buraya Avrupa'nın en büyük duruşma salonunu yapmakla gururlanan bir yargı zihniyetidir. En büyük duruşma salonunu yapmak nasıl bir gurursa artık. Gerçekten sefil bir bakış açısı. Türkiye'yi düşürdükleri durum ortada. Devlet ciddiyeti, yabancı liderlere şov yapmakla değil, kendi vatandaşına güven duymakla olur. Devlet ciddiyeti, dünya gözü üzerimizdeyken sergilenen bir dekor değildir. Devlet ciddiyeti, fakirliğin, yoksulluğun önüne çekilen kandırmaca maskelerle toplumun gerçek ortamını gizlemekle olmaz. Kararlar önce veriliyor, gerekçeler sonra aranıyor, deliller gerçeği bulmak için değil, önceden verilmiş kararı desteklemek için toplanıyor, mahkemeler adalet dağıtan kurullar olmaktan çıkıp siyasi iradenin onay makamına dönüştürülmek isteniyor. Yargının bu kadar etkisizleştirildiği, hukukun bu kadar araçsallaştırıldığı bir düzende baskıyla, korkuyla, tahliye umuduyla verilen beyanlara da üzülüyorum. Karşısında ne kadar güçlü siyasetçi varsa zorla hapse atıyor. Selahattin Demirtaş da onlardan birisidir. Şu anda aynı şeyi bize ve bizim gibi başka siyasetçilere de düşündüğü, ne yazık ki kamuoyunda sıkça konuşulan ve dehşet verici bir senaryoyu Türkiye'nin önüne koyan bir anlayış dönemindeyiz.” dedi.

‘CASUSLUK HİKAYESİ YAZILMAYA ÇALIŞILIYOR

İmamoğlu, “İddianameyle ilgili bir tane metin alıntısı paylaşıyorum. Diyor ki: 'Örgütün ve örgüt lideri şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun asıl ve ilk amacının, maddi zenginleşme olmanın yanı sıra 2019 yerel seçimlerinde kazanıp, sonra ikinci amacın suç gelirleri ve elde edilen sermaye ile Cumhuriyet Halk Partisi'ni ele geçirmek, daha sonra da Cumhurbaşkanı olup Türkiye'yi ele geçirmek' Ne iddia ediliyor bu iddianamede? 2019 seçimlerinde 12 gün içerisinde Hüseyin Gün, benim o seçimi kazanmama sebep olmuş. Yani 2019'da 13 bin oyla kazandığımız bir seçimi maille kazandırmış. İddianame bunu anlatıyor. O ziyaretlerden bir fotoğraf alıyor, 'casusluk hikayesi' yazılmaya çalışılıyor. Hüseyin Bey örgüt yöneticisi ama beni tanımıyor. Ben de onu tanımıyorum. Madem beni casuslukla, ağır bir suçlamayla yargılıyorsunuz, böyle ağır ithamlar hangi sözde delillerin üzerine inşa ediliyor? Var mı? Tutukluluğun devamına deniyor. Yarın NATO Zirvesi dolayısıyla Ankara'da olacaklar. En üst düzeyde ağırlanacaklar. Nasıl çelişkiler içerisinde yaşıyoruz, görüyor musunuz? Burası Silivri. Diploma davasının ardından casusluk davasındayız ve İmamoğlu yargılanmaya devam ediyor. MİT'e müzekkere yazıldı, cevap yok. Niye konuşmuyor MİT Başkanı? İbrahim Kalın niye konuşmuyor? Hüseyin Gün'le diplomatik ilişkilerin yıllar önce fotoğrafları var iddianamede. Niye konuşmuyorlar biliyor musunuz? Ben bunları tanıyorum. Bir kişi Ankara'dan 'böyle et' demediği zaman ağzını bile açamazlar.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *