45,9610 %0.04
53,3820 %-0.21
İstanbul
Kapalı
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber GÜNCEL Bülent Arınç’tan Yargıtay’a ‘Mutlak Butlan’ Çağrısı: Bahçeli ve Bakırkan’ı Sağlıklı Buluyorum Bu Kaosa Son Verilmeli

Bülent Arınç’tan Yargıtay’a ‘Mutlak Butlan’ Çağrısı: Bahçeli ve Bakırkan’ı Sağlıklı Buluyorum Bu Kaosa Son Verilmeli

AK Parti kurucularından ve TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, CHP'ye yönelik mutlak butlan kararıyla ilgili tartışmalara katılarak Yargıtay’a net bir çağrıda bulundu. Arınç, konunun hassasiyetine dikkat çekerek sürecin bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Son Dakika Haberleri… Mahkemenin CHP'ye yönelik mutlak butlan kararı gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Uzun süredir sessizliğini koruyan AK Parti kurucu isimlerinden ve TBMM Eski Başkanı hukukçu Bülent Arınç, yargıya seslendi. Kamoyunda geniş yankı bulan kararla ilgili tartışmalar sürerken, Arınç'ın çıkışı tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.

‘Bu Kaosa Son Verilmeli’

TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yönelik alınan mutlak butlan kararının ardından Yargıtay’a ‘bu kaosa son verilmeli’ çağrısında bulundu.

“Bahçeli ve Bakırkan’ın Yaklaşımını Sağlıklı Buluyorum”

Bülent Arınç, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, “MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Sayın Tuncer Bakırhan’ın dün TBMM’de gerçekleştirdikleri grup toplantılarını takip ettim. Sayın Bahçeli ana muhalefet partisinin içinde olduğu durumun Türk siyaseti ve demokrasisi açısından; Sayın Bakırhan da mevcut durumun terörsüz Türkiye süreci açısından barındırdığı riskleri merkeze alarak Yargıtay’ın ivedilikle karar vererek bu kaos ortamına son vermesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bu yaklaşımı oldukça yerinde ve sağlıklı buluyorum.” ifadelerini kullandı.

‘Yargıtay Bir An Önce Çözüme Kavuşturmalı’

Açıklamasının devamında Yargıtay'a çağrıda bulunan Bülent Arınç, “Türkiye’nin ana muhalefet partisinin içinde bulunduğu bu durumun Türk siyasetine ve Türkiye’nin itibarına zarar vereceğini düşünüyor ve Yargıtay’ın bu konunun hassasiyetini göz önüne alarak konuyu bir an önce çözüme kavuşturması gerektiği çağrımı bir kez daha yineliyorum.” dedi.

Görsel: X/@bulent_arinc

Bülent Arınç, 26 Mayıs tarihinde yaptığı değerlendirmede ise şöyle demişti: 

“Cumhuriyet Halk Partisi için çıkan mutlak butlan kararı üzerine görüşlerimi açıklamak isterim.

Bu konu CHP’nin iç meselesidir. Taraflar, şikayetçiler, mağdurlar ve şüpheliler CHP’lidir. Bu meselede prensip olarak bir tarafı ilzam etmek gibi bir düşüncem yoktur. Merhum Erbakan Hocamız böyle durumlarda hiçbir fikir beyan etmez, “Onlar birbirlerini daha iyi tanır ve genelde birbirler için söyledikleri doğrudur. Biz bu konuda taraf olmayalım.” derdi.

Ancak bir hukukçu ve siyasetçi olarak meseleye bakış açım şöyledir. Ben, BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum.

Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve ilgili hususlarda YSK dışında bir hukuk mahkemesi karar vermedi. Kararı, konjonktürel bir karar niteliğinde görüyorum. Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir. Oysa Yargıtay denetiminden geçmesi açısından tedbirli olmadan da karar verilebilir ve bugünkü kaos ortamı oluşmayabilirdi. Kararın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda gerekli tüm işlemler kavgasız sonuçlanırdı. Uygulamada böyle bir tedbirli karar da görülmedi. Bütün bu durum karşısında Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır.

Siyaset açısından baktığımızda da gördüğümüz manzara iç açıcı değildir. Bendeniz, üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisi de 12 Eylül Darbesi ile kapatılmış; yine bir partisi kapatılmaktan bir oy farkla dönmüş, açılan her davada hakkında siyaset yasağı talep edilmiş bir siyasetçiyim. BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibariyle bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır. Kendi tecrübemle söylemek isterim ki bu tür müdahaleler siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir.

Merhum Erbakan Hocamız partimiz her kapatıldığında kimseyi sokağa, taşkınlığa ve vurup kırmaya teşvik etmemiştir. Alınan kararı üzüntüyle karşılar ve büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur diyerek yoluna devam ederdi. Biz yolumuza devam ettik ve AK Parti ile milletimizin yolunun bizimle olduğuna inandık. Düşe kalka ama dosdoğru yürüdük. AK Partiyi kuran kadro nice darbeler, muhtıralar, yol kesmeler, tehditler ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor. Yine bu kadro, önüne kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine zaman içerisinde hukuk ve sabırla milletimize güvenerek yoluna devam ediyor. “Muhtar bile olamaz!” çığlıklarının atıldığı günden bugüne geldiğimizde, hukuka ve aziz milletimize güvenimiz neticesinde de bugün 11 yıl kesintisiz Başbakanlık, 12 yıldır da kesintisiz Cumhurbaşkanlığı görevi yapan bir liderimiz ve milletimizin gönül tahtında olan AK Partimiz var.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *