Ekonomik dalgalanmalar ve artan hayat pahalılığı vatandaşın belini bükmeye devam ediyor. Ay sonunu getirmekte zorlanan milyonların umut bağladığı banka kredileri ve kredi kartları, artık bir can simidi olmaktan çıkıp ağır bir yüke dönüştü. Cüzdanlardaki yangın resmi verilere de yansırken, ortaya çıkan son tablo borç krizinin ulaştığı vahim boyutu gözler önüne serdi.
Nefes’ten Şehriban Kıraç'ın haberine göre açıklanan son finansal veriler, ülke nüfusunun yaklaşık yarısına denk gelen 44,3 milyon kişinin temel yaşam gereksinimlerini sürdürebilmek için bireysel kredilere başvurduğunu ortaya koyuyor.
Kişi başına düşen ortalama borç miktarı 155 bin TL sınırına dayanırken, tüketicilerin iğneden ipliğe tüm harcamalarını borçla finanse ettiği görülüyor.
Bankacılık sektöründeki tüketici kredileri ve bireysel kredi kartı toplam borç hacmi, Temmuz sonu itibarıyla 6 trilyon 852 milyar lirayı aşarak tarihi bir rekor kırdı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde 4 trilyon 704 milyar lira seviyesinde olan bu tutardaki sert artış dikkat çekiyor. Toplam borç stokunda aslan payını ise 2 trilyon 572 milyar lira ile ihtiyaç kredileri oluşturuyor.
İhtiyaç kredisi taleplerinin arkasındaki nedenler incelendiğinde, tüketicilerin yüzde 55-57'lik kesiminin yeni borçlanmayı “mevcut finansal yükümlülüklerini ve eski borçlarını yönetebilmek” amacıyla talep ettiği görülüyor. Gıda ve rutin yaşam masraflarını karşılamak için kredi arayanların oranı ise yüzde 36-38 bandında seyrediyor. Bu tablo, kredilerin bir yatırım veya refah aracı değil, tamamen bir ayakta kalma mekanizmasına dönüştüğünü gösteriyor.
Bir finansal platform tarafından paylaşılan veriler, vatandaşın sosyal yaşamını da borç takvimi üzerine kurduğunu gösteriyor.
Düğün Kredisi Sezonu Ocakta Açılıyor
Düğün masrafları için kredi talebi ocak ayında yüzde 11,5 ile tepe noktasına ulaşıyor. Yaz ayları yaklaştıkça bu oran gerileyerek haziranda yüzde 8,8’e düşüyor. Yani vatandaş, yaz düğününün mali yükünü henüz kış aylarındayken sırtlanıyor.
Nisanda Tatil Borçlanması Zirvede
Tatil kredisi talebi ocak ayında yüzde 12,6 seviyesindeyken, baharla birlikte tırmanışa geçerek nisanda yüzde 17,1 ile zirveyi görüyor.
Üst gelir grubunda tatil kredisi talebi yüzde 20,8, eğitim kredisi talebi yüzde 20,2 seviyelerindeyken; alt ve orta gelir grubunda bu ihtiyaçlar ikinci plana atılarak oranlar yüzde 9,8 ila yüzde 15 bandına geriliyor. Her iki grupta da ortak nokta; etkinlikler bittikten sonra da borçların aylarca ödenmeye devam etmesi oluyor.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenen analizler, kredilerin geri ödenmesinde ciddi bir alarm zili çaldığını gösteriyor:
Vadesinde ödenemeyen ve takibe düşen ihtiyaç kredilerinin oranı yüzde 6,1’e yükselerek son 9 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Bireysel kredi kartlarındaki takibe dönüşüm oranı yüzde 5,3’e tırmandı.
Bankacılık sektörünün genel takip ortalamasının yüzde 3 düzeyinde kaldığı göz önüne alındığında; vatandaşın bireysel borçlarındaki batık oranı, sektör ortalamasını ikiye katlamış durumda.