44,5360 %-0.16
51,9422 %0.28
İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Medya Haber DÜNYA Donald Trump’tan Hürmüz Boğazı Şartlı Mola: 2 Haftalık Ateşkesi Kabul Ediyorum

Donald Trump’tan Hürmüz Boğazı Şartlı Mola: 2 Haftalık Ateşkesi Kabul Ediyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen süreçte "geçici ateşkes" için adım attı. Trump, İran’ın küresel enerji arzının şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nı "tamamen, derhal ve güvenli bir şekilde" uluslararası trafiğe açması durumunda, askeri saldırıları 2 hafta süreyle durdurduğunu kabul ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yeni büyük saldırı için geri sayım sürerken Pakistan’ın arabuluculuğuyla sağlanan sürpriz gelişmeyi duyurdu. Bölgede tansiyonu düşürecek iki haftalık ateşkes ilan edildi. Beyaz Saray yetkilisi, İsrail'in de iki haftalık ateşkese katılmayı ve İran'a saldırılarını durdurmayı kabul ettiğini duyurdu.

Orta Doğu’da savaş tamtamlarının en yüksek perdeden çalındığı saatlerde, Washington’dan beklenen kritik açıklama nihayet geldi. İran’a tanınan sürenin dolmasına ramak kala, diplomatik temasların sahada karşılık bulduğu ve “bombardıman” seçeneğinin en azından şimdilik rafa kalktığı anlaşıldı. Pakistan’ın devreye girmesiyle değişen dengeler, Beyaz Saray’ın geri adım atmasından ziyade, masada yeni bir yol haritasının çizildiğini gösteriyor.

Pakistan Devreye Girdi, Namlular İndi

Krizin çözümünde kilit rolü Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir üstlendi. İki ismin öncülüğünde yürütülen mekik diplomasisi, ABD’nin saldırı planlarını askıya almasını sağladı. Trump, Pakistan kanalıyla gelen öneriyi kabul ettiğini belirterek, Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılmasını da kapsayan bu yeni süreci resmen onayladı. Özellikle stratejik önemi yüksek olan Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması, küresel enerji piyasaları için de hayati bir nefes anlamına geliyor.

“Askeri Hedeflerimize Zaten Ulaştık”

Donald Trump, yaptığı açıklamada ilginç bir noktaya temas ederek, ABD'nin İran'daki askeri hedeflerini halihazırda gerçekleştirdiğini savundu. Saldırıların durdurulması kararının bir zafiyet değil, stratejik bir tercih olduğunu vurgulayan Trump, “İran’a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır.” ifadelerini kullandı. 

Trump’ın bu hamlesi, Tahran ile “uzun vadeli” bir barışın kapısını aralamak olarak yorumlandı.

Trump’tan Hürmüz Boğazı Şartlı Mola
Donald Trump'ın ateşkes açıklaması.

Masada 10 Madde Var

Anlaşmanın sadece bir ateşkesle sınırlı kalmayacağı, kalıcı bir çözüm için somut bir metnin masada olduğu ortaya çıktı. İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını kaydeden Trump, bu taslağın müzakereler için "uygulanabilir bir temel" teşkil ettiğine inandığını belirtti. Geçmişteki krizlerin çoğunun mutabakatla çözüldüğünü hatırlatan ABD Başkanı, önümüzdeki 14 günlük sürenin anlaşmanın son halini alması için kritik olduğunu vurguladı.

İran'ın ateşkes için müzakere masasına koyduğu 10 madde şöyle:

1- İran'ın bir daha saldırıya maruz kalmamasını sağlamak

2- Savaşı kalıcı olarak sona erdirmek, sadece ateşkes değil.

3- İsrail'in Lübnan'daki saldırılarına son vermek

4- İran'a uygulanan tüm ABD yaptırımlarının kaldırılması

5- İran'ın müttefiklerine karşı tüm bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi

6- Hürmüz Boğazı'nın Yeniden Açılması

7- Hürmüz Boğazı'ndan geçen her gemiden iki milyon ABD doları tutarında bir ücret alınması.

8- Bu ücretlerin Umman Sultanlığı ile paylaşılması

9- Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş için kurallar belirlemek

10- Hürmüz geçiş ücretlerinin tazminat yerine yeniden yapılanma için kullanılması

Abbas Arakçi: Trump, 10 maddeyi kabul ettii

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin açıklaması şöyle:

“İran İslam Cumhuriyeti adına, bölgedeki savaşı sona erdirmek için gösterdikleri yorulmak bilmez çabalardan dolayı değerli kardeşlerim Pakistan Başbakanı Sayın Şerif ve Mareşal Sayın Münir'e şükran ve takdirlerimi sunuyorum.

Başbakan Şerif'in tweetindeki kardeşçe talebine cevaben ve ABD'nin 15 maddelik önerisi temelinde müzakere talebi ile ABD Başkanı'nın (POTUS) müzakereler için bir zemin olarak İran'ın 10 maddelik önerisinin genel çerçevesini kabul ettiğine dair duyurusu göz önüne alınarak; İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi adına şunları beyan ederim:

İran'a yönelik saldırılar durdurulursa, Güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını durduracaktır. İki haftalık bir süre boyunca, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanması ve teknik kısıtlamaların dikkate alınması kaydıyla Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş mümkün olacaktır.”

Güvenlik Konseyinden Ateşkes Açıklaması

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyinin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bismillahirrahmanirrahim

Aziz, büyük ve kahraman İran milletinin bilgisine sunulur:

Düşman, İran milletine karşı yürüttüğü hain, yasadışı ve suç dolu savaşında inkâr edilemez, tarihî ve ezici bir yenilgiye uğramıştır. Şehit İslam Devrimi Lideri Hazret-i Ayetullah el-Uzma İmam Hamaney'in (selamullah aleyh) pak ve temiz kanı, İslam Devrimi'nin lideri ve Başkomutan Hazret-i Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney'in (Allah onu korusun) tedbirleri ve İslam savaşçılarının cephelerdeki fedakârlıkları ve kahramanlıkları ve özellikle savaşın ilk günlerinden itibaren siz değerli milletin tarihî, kalıcı ve destansı sahada bulunuşunuz sayesinde İran büyük bir zafere ulaşmış ve suçlu Amerika'yı kendi 10 maddelik planını kabul etmeye zorlamıştır. Bu planda Amerika, temel olarak saldırmazlık, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün devamı, zenginleştirmenin kabulü, tüm birincil ve ikincil yaptırımların kaldırılması, Güvenlik Konseyi ve Valiler Kurulu'nun tüm kararlarının sona erdirilmesi, İran'a tazminat ödenmesi, Amerika'nın savaş güçlerinin bölgeden çekilmesi ve Lübnan'ın kahraman İslami Direnişi de dâhil olmak üzere tüm cephelerde savaşın durdurulması taahhüdünde bulunmuştur. Bu zaferi tüm İran halkına tebrik ediyor ve bu zaferin ayrıntılarının nihai hale gelmesi için hâlâ yetkililerin direnci ve basireti ile İran halkının birlik ve dayanışmasını sürdürmesinin gerektiğini vurguluyoruz.

İslam İran'ı, Lübnan, Irak, Yemen ve işgal altındaki Filistin'deki direnişin cesur mücahitleriyle birlikte son 40 gün içinde düşmana öyle darbeler vurmuştur ki dünyanın tarihsel hafızası bunu asla unutmayacaktır. İran ve Direniş Ekseni, insanlığın en vahşi düşmanları karşısında şeref ve insanlığın temsilcileri olarak, tarihi bir savaşın ardından onlara unutulmaz bir ders vermiş; güçlerini, imkânlarını, altyapılarını ve tüm siyasi, ekonomik, teknolojik ve askerî sermayelerini öylesine paramparça etmişlerdir ki düşman şimdi çöküş ve çaresizliğe düşmüş, büyük İran milletinin ve şerefli Direniş Ekseni'nin iradesi karşısında teslim olmaktan başka bir yol görememektedir. İran'ın suçlu düşmanları bu zalim savaşı başlattıkları ilk gün, kısa sürede İran üzerinde tam askerî hakimiyet kuracaklarını ve siyasi ve toplumsal istikrarsızlık yaratarak İran'ı teslim edeceklerini sanıyorlardı. İran'ın füze ve insansız hava aracı ateşinin çabucak söneceğini varsayıyorlardı ve İran'ın kendi sınırlarının ötesinde, tüm bölgeye yayılan bu denli güçlü bir karşılık verebileceğine inanmıyorlardı. Küresel siyonizm, ABD'nin cahil başkanını bu savaşın İran'ın işini bitireceğine ve bu son insanlık ve beşeriyet kalesini ortadan kaldırarak bundan sonra kimlere karşı dilerse rahatça her türlü suçu işleyebileceklerine ikna etmişti. Değerli İran'ı parçalayıp petrolünü ve zenginliğini yağmalayacakları ve sonunda İranlıları yıllarca kargaşa, istikrarsızlık ve güvensizlik ortamında sürükleyip terk edecekleri hayalini kuruyorlardı.

İslam'ın cesur savaşçıları ve Direniş Ekseni'ndeki cesur müttefikleri, liderlerinin şehadetiyle kalpleri yaralı ve paramparça olmasına rağmen, yüce Allah'a güvenerek ve şehitlerin efendisi ve liderine uyarak bu düşmanlara bir kez ve tamamen tarihî bir ders vermeye, geçmişteki tüm suçlarının intikamını almaya ve düşmanın ebediyen aziz İran'a saldırı hayalini aklından çıkaracağı ve büyük İran milleti karşısında aşağılanma ve zillet tadını sonuna kadar yaşayacağı koşulları yaratmaya karar verdiler.

Bu stratejiyle ve ülkede oluşturulan emsalsiz siyasi ve toplumsal birliğe dayanarak İran ve Direniş, ABD ve Siyonist rejime karşı tarihin en ağır hibrit savaşlarından birini başlattı ve bu süre zarfında bu savaştan tasarladıkları tüm hedeflere ulaştılar.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *