İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: Çiftçinin Babası Süleyman Demirel Gitti Yeni Babası Geldi

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İzmir programı kapsamında Hisarönü’nde esnaf ziyaretinde bulundu. Buradaki programının ardından Ödemiş'e geçen Dervişoğlu, patates üreticilerinin dertlerini dinledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu,  İzmir ziyaretleri kapsamında Hisarönü esnafını ziyaret etti. Dervişoğlu daha sonra Ödemiş'e geçerek patates üreticileriyle görüştü. Kemaraltı bölgesinin eskisi gibi kalabalık olmadığına işaret eden Dervişoğlu, “Vatandaşın parası yok kardeşim. Vatandaş tenceresini kaynatamıyor. 20 bin lirayla bir emekliyi, 28 bin lirayla bir asgari ücretliyi geçinmeye mahkûm etmişsiniz. Bu rakamların ikisi de açlık sınırının altında. Çalışanımıza açlık sınırının altında bir miktarı reva görürseniz bu insanlar geçinemez. Bu durum sosyal nizamı da tehdit eder. Gazetelerin üçüncü sayfalarında geçmişte yaşanmayan türden birtakım olayların paylaşılıyor olması bunun işaretidir.” dedi. Ödemişte ise patates üreticilerinin dertlerini dinleyen Dervişoğlu, sorunların çözümü için yapılması gerekenleri sıraladı. Dervişoğlu’nun “Çiftçinin babası Süleyman Demirel gitti, yeni babası geldi.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bir dizi ziyaret için gittiği İzmir’de Hisarönü esnafını ziyaret ederek yaşanan sorunlara dair bilgi aldı. İzmir’in tüm sorunlarını bildiğini söyleyen Dervişoğlu, “Ancak 35 yıldan bu yana kentin çözülmüş herhangi bir soruna da şahit olmadım. Çünkü İzmir, sorunun bileşenlerini aynı masaya oturtup tartıştırabilecek ve ortak kararlar alınabilecek bir yer olmaktan çıkarıldı. Uzun süredir hükümetle yerel yönetimin arasındaki rekabet, sivil toplum kuruluşlarıyla resmi makamların birbirinden uzaklaşmasına vesile oldu. Kemeraltı çarşısı tarihi bir çarşı, Türkiye için örnek bir çarşı. Buranın çözülemeyecek hiçbir sorunu yok. Ancak Kemeraltı esnafını temsil eden kurumlar ile resmî kurumlar çözüm için masada oturamıyor.” dedi.

“Sorunları çözmek yerine çözümsüz hale getirmekle uğraşıyorlar”

“Bu alanı işlevsel hale getirebilmek için fazla bir çaba sarf etmeye gerek yok. Sadece sorunları çözmeye karar vermiş olmak yetiyor” diyen Dervişoğlu, “Ama bugün İzmir’i yönetenler, bugün Türkiye’yi yönetenler sorun çözmek yerine ya sorun yaratmak ya da var olan sorunları çözümsüz haline getirmekle uğraşıyorlar. Bu gidişata dur diyeceğiz. Bu ifadelerim siyasi mülahazaların ötesindedir. Bu insanlara bu zulmü yaşatmamak gerekir.” ifadelerini kullandı.

“Bu rekabet İzmir’e zarar veriyor”

Kültürel değerleri olan mekanların yaşatılması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Ama ne hikmettir ki yaşatmaktan öte kültürümüze katkı sağlayan bu mekanları ortadan kaldırmaya çabalayanlar var. Bazılarına ‘Kemeraltı'nı yıkalım. Buraya bir AVM yapalım’ desek çok mutlu olurlar. Bir tarafta Vakıflar Müdürlüğü, diğer tarafta belediyeler. Bir diğer ayağında ise hükümet.Bu rekabet İzmir’e zarar veriyor. Sorunun bileşenlerini de sorun çözme masasından uzak tutuyor. Yapılması gereken şey; sorunların çözümü noktasında ortak akıl oluşturarak sorunun bileşenlerini bir araya getirmek.” şeklinde konuştu. 

“Kalabalıktan giremezdik, şimdi dükkanlarda müşteri yok”

Kemaraltı’nın son 5 yıllık değişimi sorulan Dervişoğlu, “Siyasetçiler Kemeraltı’nı ziyaret etmek istediklerinde ‘Alışverişi engeller, vatandaşın işini zorlaştırırız’ endişesi yaşarlardı. Şimdi birlikte gördük. Çarşıda bir kalabalık var mı? Genel ve yerel seçim dönemlerinde burada gezerken, vatandaş alışveriş yapması zorlaşıyor diye siyasetçiye tepki gösterirdi. ‘Esnafı ziyaret edecekseniz sabah erken gelin’ derlerdi. Şimdi kimse şikâyet etmediğine göre, burada alışveriş yapmak için dolaşan insan sayısı çok azalmış. Dükkanlarda müşteri yok, esnafla rahat rahat konuşabildik. 5 yıl önce bu sokaklara kalabalıktan girilemezdi.” yanıtını verdi.

“Sosyal nizam tehdit altında”

“Vatandaşın parası yok kardeşim” diyen Dervişoğlu, “Vatandaşlar tenceresini kaynatamıyor. 20 bin lirayla bir emekliyi, 28 bin lirayla bir asgari ücretliyi geçinmeye mahkûm etmişsiniz. Bu rakamların ikisi de açlık sınırının altındadır. Siz çalışanımıza açlık sınırının altında bir miktarı reva görüyorsanız bu insanlar geçinemez. Bu durum sosyal nizamı da tehdit eder. Asıl tehlike burada. Gazetelerin üçüncü sayfalarında geçmişte yaşanmayan türden birtakım olayların paylaşılıyor olması bile aslına bakarsanız bunun işaretidir. Yani sosyal nizamın tehdit altına girdiğinin bir göstergesidir. Dolayısıyla Türkiye’yi yönetenlerin son derece ciddi tedbirler alması gerekiyor. Her alanda kriz olan bir ülkeden bahsediyoruz. Adaletinde, milli eğitiminde, ekonomisinde, tarımında, gıda güvenliğinde kriz var. Gençler geleceğine dair umudunu yitirmiş. O alanda da ciddi krizler var. Sanayici zor durumda, finansmana erişemiyor. Ciddi bir krizle karşı karşıya. Esnaf, kobi sıkıntıyla uğraşıyor. Türkiye'nin çok yüksek bir potansiyele sahip olmasına rağmen dar ekonomik kulvarlarda sıkıştırıldığında şahit oluyoruz. Bizim imkânımız bir bolluk ve bereket ekonomisini yaşama geçirmeye müsait. İYİ Parti olarak bizim talip olduğumuz şey budur. Siz enflasyonu cezalarla, vergilerle talep kısarak baskılamaya çalışırsanız, karşılaşacağınız sonuç başka bir şey olamaz. Türkiye'de sürekli bir ekonomik program uygulanıyor ama o programların hiçbiri vatandaşın yararına değil. İngiliz bankerlerin yararlarına, Amerikan bankerlerin yararlarına. Yaşadıklarımız İsrail’in emellerine hizmet eden planlar ve programlar.” diye ekledi.

Dervişoğlu, patates üreticisinin sorunlarını dinledi

Dervişoğlu, Hisarönü’ndeki programının ardından Ödemiş’e geçerek patates üreticilerinin sorunlarını dinledi. Girdi maliyetlerinden dert yanan üreticiler, devletten yeterli destek alamadıklarını ve kazanç sağlayamadıklarını söyledi. Yapılması gerekenleri sıralayan Dervişoğlu ile “Çiftçilerin kullandığı akaryakıttan bütün vergilerin kaldırılması gerekir. Dönüm başına desteğin, gübre desteğinin arttırılması gerekir.  Devletin çiftçiye kanunen gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’ini vermesi lazım. Türkiye'de gayri safi milli hasıla 1.5 trilyon dolar. Çiftçiye verilmesi icap eden para da aslında 15 milyar dolardır. Devlet bu durumda çiftçiye borçlu durumda. Devlet çiftçiye borcunu ödeyecek ki sen burada bu bunu değerinde satacaksın. Vatandaş da bunu pazardan uygun bir fiyata alacak.” dedi.

Dervişoğlu, patates üreticisinin sorunlarını dinledi

“Çiftçinin babası Süleyman Demirel gitti, yeni babası geldi”

Devletin, çiftçinin bütün borcunu faiziyle beraber iki yıl içinde ödeyebilecek güce sahip olduğunu söyleyen Dervişoğlu, “Yeter ki çiftçiye verilmesi gerekenler verilsin. Ziraat Bankası, çiftçiden 393 milyar lira faiz almış. Çiftçiye destek olmak için kurulan Ziraat Bankası’nın faiz gelirleri yüzde 97 artmış. Mesele burada gezdi. Vatandaşın hak ettiğini, devlet kanunla söz vermiş ama çiftçiyi ödemiyor. Devlet borcunu ödemiş olsa çiftçinin esnafa da, bankaya da tarım krediye de borcu kalmaz. Devletin bunu yapacak gücü var ama bunu yapmıyor. Bu gücü sizin için kullanmak yerine, Ziraat Bankası medya kuruluşu satın alan adama 400 milyon kredi veriyor. Bunu tahsil de edemiyor. Senin traktörün hacizli, tarlan belki hacizli. Üreticinin kapısında icra var, haciz var. Vatandaşın kafasının üstünde Demokles’in kılıcı gibi faizi sallandırıyor. Allah nasip eder de bize millet yetki verirse, bu çiftçinin borcunu iki sene içinde devletin kasasından ödeyeceğim. Bu sizin ödenmemiş hakkınız. Çiftçi devletten borçlarının 10 katı kadar alacaklıdır. Devlet, Türkiye’nin değerlerini yandaşa peşkeş çekeceğine çiftçinin hakkını ödeyecek. Allah bize nasip etsin, nasıl ödeniyor göstereceğim. Çiftçinin babası Süleyman Demirel gitti ya, yeni babası geldi.” diye ekledi. 

Dervişoğlu, patates üreticisinin sorunlarını dinledi
Dervişoğlu, patates üreticisinin sorunlarını dinledi

 

İLGİLİ HABERLER