İhracı İstenince İstifayı Bastı: Hasan Ufuk Çakır CHP'den Koptu

CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, partisinden istifa etti. MYK tarafından "kesin ihraç" talebiyle disipline sevk edilen Çakır, kararı beklemeden gemileri yaktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde hareketli saatler yaşandı. Parti yönetimi ile Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır arasındaki ipler koptu.

İhraç İstemiyle Disipline Sevk Edildi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), gerçekleştirdiği toplantıda Hasan Ufuk Çakır'ın dosyasını masaya yatırdı. Toplantıdan Çakır hakkında karar çıktı. MYK, Mersin milletvekilini “kesin ihraç” talebiyle Parti Meclisi'ne sevk etti.

CHP Sözcüsü Zeynel Emre, “MYK tarafından Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, PM'ye kesin ihraç istemi düşüncesiyle sevk edildi. PM karar verecek.” açıklamasını yaptı. Emre, “MYK toplantımızda bunu gündeme aldık. Dikkat ederseniz uzunca bir süredir genel itibarıyla çok büyük hoşgörü gösterdi Genel Başkanımız. Sürekli işte protesto eden, kızan, ondan sonra tepki gösteren ‘Bir yerde anlayabilir, bir yerde bir duygusunu yakalayabilir, sürece birlikte katabilir miyiz' çabasını çok gösterdi ama bazı şeylerin bir sınırı var artık, o sınır geçildikten sonra da bizim hepimizin bir ödevi, biz burada parti tüzüğüne göre görev yapıyoruz. Buradaki sorumluluklarımızı yerine getirmemiz lazım. Dolayısıyla MYK tarafından o milletvekilimiz, PM’ye kesin ihraç istemi düşüncesiyle sevk edildi. PM buna karar verecek ilk toplantıda.” dedi. 

İhracı İstenince İstifayı Bastı: Hasan Ufuk Çakır CHP'den Koptu
Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır

Kararı Duyunca İstifa Etti

İhraç talebiyle disipline sevk edildiği haberinin gündeme düşmesinin ardından Hasan Ufuk Çakır'dan karşı hamle gecikmedi. Parti Meclisi'nin vereceği kararı beklemeyen Çakır, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

X: @hasanufukcakir

Hasan Ufuk Çakır'ın İstifa Açklaması

Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, “Parti içi eleştirilerim nedeniyle kesin ihraç istemiyle PM'ye sevk edildiğimi öğrendim. Bu süreci beklemeden, kendi irademle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Konuyla ilgili tüm detayları yarın (10 Aralık 2025) yapacağım basın toplantısında anlatacağım. Kamuoyunun bilgisine sunarım.” ifadesini kullandı.

Hasan Ufuk Çakır
Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır

Önceki gün CNN Türk'te Tarafsız Bölge canlı yayınına katılan Hasan Ufuk Çakır, “Kılıçdaroğlu'na destek verdim diye beni dışladılar.” demişti. Canlı yayında parti içi meselelerle ilgili çarpıcı ifadeler kullanan Çakır, şunları söylemişti:  

“Sizi Kemal Bey milletvekili yapmadı mı? Sizi Kemal Bey Manisa Belediye Başkanı yapmadı mı? Sizi Kemal Bey grup başkanı yapmadı mı? Grup başkan vekili yapmadı mı? Siz onu bırakabilirsiniz. Ama benim defter-i kebirimde, kültürümde, inancımda asla adam satmak yok.”

"Özgür Özel dedi ki “Ben Ali Mahir adına senden özür diliyorum.” Ben de ‘Tamam’ dedim. Ali Mahir de oradaydı, çıt yok. Çünkü onun işi bu. 'At çamuru, millet yer' diyor. 'Nasılsa ben televizyon televizyon geziyorum. Bunu yedirdim.' Sebebi şu; dişine göre bir milletvekili bulamadığı için."

“Beyefendinin (Ali Mahir Başarır) kaybettiği kongrede gazeteciler soruyor. 'Neden Kemal Kemal Bey'le ters düştünüz?' 'Mersin 5' diyor. 'Sabıkalı adam dedim' diyor. ‘Yapmayın bunu dedim’ diyor. '6. sıradaki adam bizim adamımız dedim' diyor. Sabıkalı adamın ne işi var Meclis'te? Milletvekili olamıyor, mümkün değil.”

“(Kılıçdaroğlu'nu desteklediğiniz için mi hedef oldunuz?) Bütün hadise o. Yani ben Kemal Bey'e destekledim diye bu durumdan kurulamadım. Adam benimle asansöre binmiyor, selam vermiyor. Sağına soluna bakıyor. Özgür Özel beyefendinin bir yakını görür de Çakır'a selam verdim diye. Ya böyle bir dünya var mı?”

Geçtiğimiz 26 Kasım'da da CNN Türk'te yayınlanan Tarafsız Bölge canlı yayına telefonla bağlanan Çakır, şunları söylemişti:

“Cumhuriyet Halk Partisi'nin üç milletvekili vardı. Bunun üzerine, bunun üzerine üç olan CHP milletvekilliğini o zorlu zamanında 505 köyü gezerek, Allah'a hamdolsun beş milletvekili çıkararak Parlamento’ya geldim. Ve o 505 köyü ben yörük Türkmen bir ailenin oğluyum. O 505 köyü tekrar kazandıktan sonra tek tek teşekküre gittim. 154 çadır gezdim ben. Çadırlar şöyle olur yörük çadırlarında. Bir tanesi burada olur, birisi 10 km ötede olur. 154 çadır gördüm. Sakalları çıkmış yörük kadınların yanına gittim. Bir gün berberi berber görmemiş görüp kadınlarının yanına gittim. Ben Türk milliyetçisi adam gibi bir adam olduğumu Mersin'in Anamur'un Kaledran köyünden Tarsus'un Sağlıklı köyüne kadar Allah'a hamdolsun hepsi herkes bilir. Şimdi neyi hoşuma gitti? Neyler benim benden neden huylandılar?

Ben Kemal Kılıçdaroğlu Beyefendiyi destekledim. Genel başkanlıkta ve seçimi Özgür Özel Beyefendi kazandı. Ondan sonra başladılar. Önce bana dediler ki ya şöyle ya hayır kardeşim dedim. Ben oruç tuttuğum ona bayram eden bir adamım. Ben dedim Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyeceğim dedim. Destekledim. Ben Kemal Bey'i kaybetti, onlar kazandı.

Şimdi bunun üzerine bunlar bana mobil uygulamaya başladılar. Bir gün, kurultay günü, Kemal Bey'in kaybettiği kurultay günü, Sayın Mersin milletvekili, Mersin'i konum olmazsa köyleri bilmeyen Ali Mahir Başar'ın, konumu olmazsa köyleri bilmeyen Ali Mahir Başar'ın kurultaydan sonra bir açıklama yapıyor. Burada video kayıtta var.

Neden Kemal Kılıçdaroğlu'ndan vazgeçtiniz diyor. Efendim diyor, Mersin 5 diyor. Şaibeli adam diyor. Peki, Antalya kapalı grubunda Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapalı grubunda söz aldım. Sayın Genel Başkan dedim, Özgür Özel beyefendiye. Seçim yapılmıştır, tasvip bitmiştir. Siz genel başkan oldunuz. Siz bizim genel başkanımızsınız dedim. Ancak grup başkan vekiliniz bana "Şaibeli" dedi.

Tüzüğe göre bunun ihraç sebebidir. "Bunu ihraç edecek misiniz, etmeyecek misiniz?" dedi. Ayağa kalkarak o 120 milletvekili ve Ali Mahir Başarır size niye şaibeli diyor? Yani neye dayandırıyor bunu? Nedir yani şaibe nedir orada? Ne kadar Allah razı olsun sizden ya. Ben desem ki böyle siz böyle soru sormazsınız.

Şimdi benim adaylığım sırasında adaylığım sırasında 5. sıraya geldikten sonra benim Yüksek Seçim Kurulu'na giden evrağımı iç ettiler. Yüksek Seçim Kurulu yazı yazıyor. Yazı yazıyor. Hasan Ufuk Çakır'ın eksik evrağı var. Getirin diyor. Kime diyor bunu? O günkü Muharrem Erkek’le Ali Mahir Başar'ın olduğu yerde. Ne yapması lazım bunların? Bana bildirmesi lazım. Eksik evrağım var. Ya evrağı yok eden bana bunu getirir mi?

Mümkün mü böyle bir şey? Bunu bana kim söylüyor? Hikmet Çetin Bey söylüyor. Ya evladım sıran beş, boş gözüküyor. Olur mu? Hikmet Abi dedim ben. Benim evraklarım tamam. Öyle bir şey yok. Ya dedi memluk haklarından bahsediyorlar dedi. Efendim hepsi orada. Hepsi orada. Yok dedi. Ve bunun üzerine bir buçuk gün var, bir buçuk gün var. Ben Mersin adliyesine geliyorum. Bunları çıkarıyorum ve UYAP'tan gönderiyorum. Arkadan da üç arabayla kelle koltukta Ankara'ya Yüksek Seçim Kurumu’na geliyorum.”

İLGİLİ HABERLER