DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: Türkiye'nin En İddialı Siyasi Partisiyiz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan "Türkiye'nin bana göre iktidara en hazır partisi kim? DEVA Partisi. Varsa hazırlığı olan, getirsin koysun ortaya." dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, T24'e verdiği özel röportajda cumhurbaşkanı adaylığı, ittifak siyaseti, AKP ile olası iş birliği, erken seçim takvimi, ekonomi yönetiminin sorumluluğu ve çatışma çözümü sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın işaret ettiği, ‘Oh be denilecek isim’ Ali Babacan mı?” sorusunu yanıtlayan Babacan şunları söyledi: 

“Türkiye'nin gerçekten oh be demeye o kadar ihtiyacı var ki. Sayın Arıkan'ın bu ifadesinden sonra gerçekten epey bir konuşuldu, tartışıldı. Bu toplum olarak aslında ne kadar büyük bir değişim arzusunda olduğumuzu da ortaya koydu o günden bugüne yapılan tartışmalar. Biliyorsunuz partilerin genel başkanları bu yeni sistemde, maalesef başkanlık sisteminde doğal aday. Her partinin genel başkanı zaten doğal cumhurbaşkanı adayı. Ben de kendimle ilgili bunu ifade etmiştim. DEVA Partisi'nin cumhurbaşkanı adayı Ali Babacan diye üç yıldır söylüyorum. Ve doğal olanı bu.”

Ali Babacan şunları söyledi:

“2024'ten Bu Yana Yeni Bir Alternatif İnşası İçin Çalışıyoruz”

“Ekim 2024'te kendi ikinci büyük olağan kongremizden bu yana yeni bir alternatif inşası için çalışıyoruz. Ben bunu kongremizde açıklamıştım bir buçuk sene önce. Demiştim ki, ‘Türkiye'nin iktidara mesafeli ama ana muhalefete de mesafeli yeni bir alternatife ihtiyacı var ve bu alternatif inşasında beraber çalışabileceğimiz siyasi partilerle ve müstakil siyasetçilerle bu yolu yürümek isteriz’ diye ilan etmiştim. Arkasından ne yaptık biz? Mecliste bir Yeni Yol Grubu kurduk. Yeni Yol Grubu'nda iki siyasi partiyle bir yılı aşkın bir zamandır beraberiz. Meclis grubunda beraber çalışıyoruz. Bundan sonra artık seçim de yaklaştığına göre bu birlikteliklerin somut ittifaklara dönmesi gerekiyor.”

“Biz Türkiye'nin En İddialı Ve İktidar Olmaya En Hazır Siyasi Partisiyiz”

“Hazır hissediyor musunuz Cumhurbaşkanı olmaya?” sorusuna Babacan şunları söyledi: “Biz Türkiye'nin en iddialı siyasi partisiyiz ve iktidar olmaya da en hazır siyasi partisiyiz. Her alanda ama her alanda ne yapacağımızı yazılı olarak açıklamış durumdayız. Binlerce sayfalık politikalarla eğitimde ne yapacağız, sağlıkta ne yapacağız, ekonomiyi nasıl düzelteceğiz, ülkenin güvenliğini daha da sağlam nasıl sağlayacağız? Bütün bu konularda tek tek çalışmaları yaptık, açıkladık. Tam bir Türkiye çalışması. İktidara en hazır biziz. Mevcut iktidardan daha hazırız. Çünkü mevcut iktidarın elinde böyle bir plan program yok. Koskoca ülke yönsüz gidiyor. Şu soruyu sorarsanız Türkiye'nin bana göre iktidara en hazır partisi kim? DEVA Partisi. Varsa hazırlığı olan, bakın iddialı söylüyorum getirsin koysun ortaya. Ana muhalefet de dahil. Ana muhalefetin hazırlığı varsa getirsin koysun masaya. AK Parti'nin, hükümetin varsa hazırlığı koysun ortaya. Ama yok. Anayasa diyoruz değil mi? İktidar ne diyor? Yeni anayasa çalışıyoruz diyor. Tek bir madde ortaya koyamadılar yıllardır. Biz hazırladık. 84 maddelik anayasa paketimiz hazır. Her şey hazır.”

“Bütün Güç Ak Parti'nin Elindeyken Ayrıldık”

AK Parti ile olası bir birliktelik sorusuna Ali Babacan, “AK Parti ile DEVA Partisi arasında böyle bir görüşme gerçekleşmiş değil. Ben ve şu anda DEVA Partisi'nde olan pek çok arkadaşım AK Parti'den kendi arzusu ve isteğiyle ayrılmış bir ekibiz. Kimse bize git demedi, kimse bizi ihraç etmeye falan da kalkmadı. Hatta kalmamız için ısrarcı da olundu. Ve biz AK Parti zayıfladıktan sonra değil, bütün güç AK Parti'nin elindeyken ve AK Parti iktidardayken ayrıldık. Niye? Çünkü baktık ki çok temel ilke ve değerlerde yanlışlar var, ilke ve değerlerden uzaklaşma var. Ayrılma sebeplerimiz neydi? Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, kadroların dürüst ve ehil kadroların uzaklaşması, ahlaki zafiyeti çok olan insanların oralara öbeklenmesi, yolsuzlukla mücadelede gerekenin yapılmaması, kararların istişare edilmeden alınması. Bunlar bizim temel ayrılma sebeplerimiz. Bu sebepler orada dururken AK Parti ile herhangi bir birlikteliğin yeniden şekillenmesi mümkün olmaz” yanıtını verdi.

“Biz Kimlik Siyaseti Yapmıyoruz”

“Bizim derdimiz Türkiye. Türkiye'nin sorunlarını çözme konusunda kim samimi bir irade ortaya koyarsa, temel ilke ve değerler konusunda kimlerle uzlaşılırsa biz onlarla o yolu yürürüz. Kimseye kapıyı falan da kapatmayız. Türkiye'de maalesef bir kimlik siyaseti var ki bu çok kötü bir şey. Biz kimlik siyaseti yapmadık, yapmıyoruz. Yani diyor ki insanlar ben şucuyum, dolayısıyla o partiye oy veririm. Öbürü de diyor ki benim kimliğim budur, benim partim budur. Biz kimlik siyaseti yapmıyoruz. Bizim derdimiz Türkiye. Biz hep beraber Türkiye'yiz, hep beraber güçlüyüz.”

“Türkiye'de Bir An Önce Erken Bir Genel Seçim Yapılmalıdır”

Erken seçim talebini yineleyen Babacan şunları söyledi: “Bize göre seçimin vakti gelmiştir. Türkiye'de bir an önce erken bir genel seçim yapılmalıdır. Mümkün olan en kısa zamanda… Niye derseniz, bir önceki seçimden bu yana üç yıl geçti mi? Geçti. Türkiye'de yoksulluk arttı mı? Arttı. Hukuksuzluk arttı mı? Arttı. Sağlıkla ilgili memnuniyetsizlik artıyor mu? Artıyor. Eğitim sistemiyle ilgili memnuniyetsizlik artıyor mu? Artıyor. Dolayısıyla ana konuların hemen hemen tamamında iktidar sorunlar çoğalmış durumda. Ve bu geri kalan iki yıl içerisinde bu sorunların nasıl çözüleceğiyle ilgili elinde bir plan, hazırlık hiçbir şey yok. Ülkenin bir tarım politikası yok, ülkenin bir sağlık politikası yok, bir eğitim politikası yok. Bizim gibi çalışmış, dersini çalışmış bir hazırlık yok. Tamamen el yordamıyla yürütülen bir ülke var şu anda.”

“Mehmet Şimşek'in Yaptığı Veya Yapmadığı Her Şey Tayyip Bey'in İzniyle Oluyor”

Ekonomi yönetiminin sorumluluğunu değerlendiren Babacan şunları söyledi: “Şunu unutmayalım: Mehmet Şimşek'in yaptığı veya yapmadığı her şey Tayyip Bey'in izniyle oluyor. Ama üç yıldır planlı ve programlı bir şekilde Tayyip Bey ekonomiyle ilgili hiçbir şey söylemiyor. Ekonomiyle ilgili herhangi bir toplantıya başkanlık yapmıyor. Normalde bu kadar kriz var, millet yanıyor. Çarşı pazar yangında. Emeklimiz perişan, asgari ücretlimiz perişan. Böyle şartlarda ‘bütün yetki bende, tek imzayla ben bu ülkeyi yönetiyorum’ diyen insanın şöyle bir ekonomi kurmaylarını toplayıp bir 'Arkadaşlar anlatın hele ne yapıyorsunuz, ne ediyorsunuz?' demesini beklemez misiniz? Bütün sorumluluğu bir kişinin üzerine, Mehmet Şimşek'in üzerine yıkıp Cumhurbaşkanı'nın elini sabunlayıp çıkması bu ekonomide mümkün değil. Kendi unutturmaya çalışsa biz unutturmayız. Yetki de onda, sorumluluk da onda. Mehmet Şimşek'i görevlendiren de o, isterse bu gece görevden alabilecek olan da o.”

"Bugün Emekli İkramiyesi Artmıyorsa, Erdoğan'ın İradesidir”

Mehmet Şimşek demek aslında Tayyip Erdoğan'ın iradesi demek. Başka bir şey demek değil. Bunu unutmayalım. Kolay mı şimdi? ‘Emeklinin bayram ikramiyesini artırmayacağız’ diyorlar. Cumhurbaşkanı'nın haberi olmadan bayram ikramiyesi dört bin lirayla devam edebilir mi? Böyle bir şey var mı? O da ne diyor? ‘Tamam, artırmayın’ diyor. Talimat veriyor artırmayın diye. Onun için artmıyor. Yoksa hiç kimse Çalışma Bakanı'na, Maliye Bakanı'na Cumhurbaşkanı yapmışsa suçu atmasın. Bugün emekli ikramiyesi artmıyorsa, asgari emekli maaşı sadece 20 bin liraysa bu doğrudan Sayın Erdoğan'ın iradesidir. Bunu unutmamanız lazım. Unutturmamamız lazım.”

"Siyaseti Kendim İçin Yapmıyorum, Millet İçin Yapıyorum”

Korkusuzca siyaset yapma anlayışını aktaran Babacan şunları söyledi: "Biz bunu AK Parti'yi kurarken yaşadık. Benim kurucular listesinde ismim çıktığında akşama kadar telefonum susmadı biliyor musunuz? Sen ne yapıyorsun, aklını mı yitirdin? O zaman 28 Şubat iklimi var. Hatırlayalım, asker vesayeti var ve bütün asker vesayetine isyan olarak bir siyasi parti kuruluyor, AK Parti kuruluyor. Ben ‘Memleket zor durumda’ dedim. Ben bunu kendim için falan yapmıyorum ki. Ben bunu millet için yapıyorum. Millet için bu işi yaptığımı nasıl olsa insanlar bilir, anlar. O sağduyu var bizim insanımızda. Ondan korkmamak lazım.”

"Siyaset Korkularla, İhtimal Hesaplarıyla Yapılacak Bir İş Değil”

“Siyaset böyle korkularla, zayıf ihtimallerle, ihtimal hesaplarıyla yapılacak bir iş değil. Bu işe eğer gönül verdiyseniz, memleketin derdini gerçekten kendi derdiniz edindiyseniz, attığınız her adım gerçekten bu ülke için, bu millet içinse açıkçası hiç korkmamak lazım. Yani siyaseti ne için yaptığınıza bağlı. Siyaseti kendiniz için mi yapıyorsunuz yoksa millet için mi yapıyorsunuz? Siyaseti millet için yaptıktan sonra korkmamak lazım.”

“Benim Beklediğim En Geç Temmuz Ayında Meclis’e Bir Yasal Düzenlemenin Gelmesi…”

Ali Babacan, çözüm süreciyle ilgili “Benim beklediğim açıkçası en geç Temmuz ayında Meclis’e bir yasal düzenlemenin gelmesi; PKK'nın feshi,  silah bırakma ve örgüt üyeleriyle ilgili çıkış yollarının ne olacağının bu yasayla belirlenmesi. Benim beklentim bu. Doğrusu o olur” açıklamasını yaparken; Demirtaş’ın durumuyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtladı: 

“Sayın Demirtaş'ın durumuna gerçekten çok üzülüyorum. Zaten dosya boş. Ama bir de o bunların hani Kandil, DEM, İmralı derken oralarda da kendi bir iç siyasetleri de var. Onu da unutmayalım. Hani o kendi iç siyasetleri nasıl şekillenir onu da bilemiyorum. Ama bizim arzumuz; siyaset ayrıdır, hukuk devleti ayrıdır. Hukuk devletinin gereği yerine gelir, siyaset ona göre şekillenir. Siyaset yargıyı, siyaset kimin hapse girip hapisten çıkarılacağını belirleyemez. Böyle bir şey yok. Hukuk devletinin gereği yerine gelir, siyaset kendini ona göre şekillendirir. Olması gereken bu durum. Maalesef olmadı, olmuyor. Ama biz ilkesel duruşumuzu sonuna kadar bu konularda koruyacağız.” 

İLGİLİ HABERLER