Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Ankara Milletvekili Murat Emir, TBMM Genel Kurulu’nda Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasına ilişkin tarihi bir konuşma yaptı. Akın Gürlek’in siyasi bir isim olduğunu seçilmişlere yönelik imza attığı skandal kararları hatırlatan Emir, “kullanarak İstanbul'da hukuksuzluk yarattı, darbe yarattı, terör estirdi. Şimdi, bunu Türkiye'de yapacak. Akın Gürlek’i Adalet Bakanı olarak atayan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki davaların tamamen siyaset olduğunu itiraf etmiştir.” dedi.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye demokrasisi adına bağımsız yargımız adına, hukuk devletimiz adına kapkara bir gün yaşıyoruz. Akın Gürlek’in, seyyar giyotinin, İstanbul Başsavcısı’nın; Adalet Bakanı olarak atanmış olması aslında yargının, hukukun adaletin tabutuna son çiviyi çakan kişinin o tabuta bekçi yapılmış olması anlamına gelir. Akın Gürlek Bakan Yardımcısı’ydı, siyasi bir kişilikti. Biz dedik ki; siyasetçiden sonradan başsavcı olmaz. Bu kişi siyasetçi. Siz de demişsiniz. Bakan yardımcısı siyasetçidir. Siyaseti bırakmış başsavcılık görevi olmaz dedik. Anayasaya aykırı dedik. Hayır dediniz; bağımsız yargı dediniz. Gitti, somut iddia olmaksızın, delil olmaksızın iftiralarla, isnatlarla, duydumlarla, zannediyorumlarla belediye başkanlarımızı, bürokratlarımızı, 13’üncü Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu neredeyse 1 yıldır cezaevinde demir parmaklıklar arkasında tutuyor. Bu kişi masumiyet karinesi bilmez. Operasyonlar yapar. Algı operasyonları yapar. Kasadan dolarlar çıktı der. Kasalardan neler neler çıktı der. Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar der. Delilsiz, somut delil olmaksızın tutuklama yapmayız der ama bakarsınız iddianamesi bomboş, çöp değerinde, içinde bir tane somut delil olmayan bir sürü sanığı cezaevinde tutuyor. Sadece Ayşe Barım’ı aylarca cezaevinde tuttu. Ayşe Barım’dan 12 yıl sonra bir darbeci çıkartmaya çalışan akıl. Bugün Ayşe Barım yargılanıyor. Kent Uzlaşısı dediler. Bunlar neler yapmış bilseniz dediler. Bugün hepsi tahliye oldu. Kent uzlaşısındaki arkadaşlarımızın suçu iki tane Kürt kökenli vatandaşı Şişli’de belediye meclisi üyesi yapmaktı.
"Akın İstanbul’da Ne Yaptıysa Türkiye’de Aynısını İstiyorum"
Akın Gürlek’i şimdi tekrar bakan yapıyorsunuz, tekrar siyasete dönüyor. Giderken siyasetçiydi, orada siyaset yaptı, hukuk adamlığı yapmadı. Şimdi tekrar siyaset yapacak. Aslında onu Adalet Bakanı olarak atayan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul’daki davaların tamamen siyaset olduğunu itiraf etmiştir. Kabul etmiştir. İstanbul’da açılan davaların, hiçbirinin hukukla adalet ile bağımsız yargı ile uzak yakın hiçbir ilişkisi yoktu. Bu itiraf edilmiştir. Bu kabul edilmiştir. Akın Gürlek, seçilmemiştir. Seçilmemiş olan ilk Adalet Bakanı olacaktır. Daha önceki Adalet Bakanları, yeni tek adam ucube rejiminin olanağından yararlanarak Bakan atandılar. Ama en nihayetinde bu sıralarda seçilmiş milletvekili olarak görev yapmışlardı. İlk defa bir seçilmemişi, bir başsavcıyı bir gecenin bir vaktinde Adalet Bakanı yaptılar. Akın Gürlek’in seçilmişlere hıncı hiç bitmedi. Geçmişine bakın. Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder, Canan Kaftancıoğlu, Enis Berberoğlu bütün bu dosyaların altında bu kişilerin imzası var. Hukuk katliamı var. Bu kişi İstanbul’da neler yaptıysa, hukuku nasıl katletti ise, nasıl darbe yaptı ise bunu tüm Türkiye’de yapmaya kalkacak. Şimdi, ona yeni verdiğiniz sıfat HSK Başkanlığı. Şimdiye kadar İstanbul Başsavcısı olarak olağanüstü yetkilerle olmayan yetkileri kullanarak İstanbul'da hukuksuzluk yarattı, darbe yarattı, terör estirdi. Şimdi, bunu Türkiye'de yapacak. Türkiye'deki kürsüdeki bütün savcılar ve hâkimlere Anayasa'ya ve yasalara bağlı kalmak konusunda hassas davranacak hâkimlere, savcılara bir mesaj veriliyor, deniyor ki: "Akın İstanbul'da ne yaptıysa ben Türkiye'de aynısını istiyorum." ama bakın, söylüyoruz, buradan, birazdan gelip içeceği, yapmaya çalışacağı yemin geçersizdir, Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa tanımaz birinin Anayasa'ya uyacağı Bakanlık yemini geçersizdir, geçersiz olacaktır. Hem hukuken geçersizdir hem de milletin gönlünde, millet nezdinde zerre kadar değeri yoktur. Eğer yemin edecekse gerçekten bu göreve başlamak için yemine ihtiyacı varsa o yemini gitsin kendisini atayan Recep Tayyip Erdoğan'ın önünde sarayda yapsın, Genel Kurulda yapmasın. Ve değerli arkadaşlar, eğer şöyle bir hesap yapılıyorsa biz Akın Gürlek'le Türkiye'de baskıyı artırırız, zorbalığı artırırız, korku salarız, cezaevlerini tıka basa doldururuz, Cumhuriyet Halk Partililere diz çöktürürüz, Türkiye'ye diz çöktürürüz diye düşünüyorsanız aldanıyorsunuz. Biz dünden daha fazla kararlıyız, daha fazla cesaretliyiz; bu zorbalığa, bu hukuksuzluğa asla boyun eğmeyeceğiz. Hodri meydan! Biz buradayız.”