Sanatçı Coşkun Sabah TRT 2 ekranlarında yayınlanan “Film Gibi Hayatlar” programına katıldı. Sabah, “Ut çalmak için hiç hoca görmedim ama hocalık yaptım.” dedi.
“Kulağım Müzikle Doldu”
Sanat hayatının temellerinin çocukluk yıllarında atıldığını dile getiren Coşkun Sabah, o günleri şu sözlerle anlattı:
“Hala çocukluğum dün gibi aklımda. Hiçbir şey silinmedi zihnimden. Rahmetli babamın müzisyen arkadaşları pazar günleri evde toplanır fasıl yaparlardı. O zamanlar televizyon ve radyo yoktu. O yıllarda o müzik ortamını yaşamış olmak benim için çok büyük bir miras. Kulağım müzikle doldu.”
‘Hoca Görmedim Ama Hocalık Yaptım’
Hiçbir enstrüman hocasıyla çalışmadığını belirten sanatçı, “Ut çalmak için hiç hoca görmedim ama hocalık yaptım.” dedi.
Ailesinin yaşadığı ekonomik zorlukların ardından yaşadıklarını paylaşan Sabah, “Ailem iflas ettikten sonra abim ve ben iş aramaya başladık. Bize Beyoğlu’nda müzisyenler kahvesine gitmemiz söylendi. Gidip kendimizi tanıttık. İlk kez Çamlıca’da bir kahvede müzik yaparak para kazandık. Kazandığımız tüm parayı ailemize getirirdik.” sözleriyle o yılları anlattı.
“Oyunculuğa Çok Isınamadım”
Bir dönem oyunculuk da yapan sanatçı, bu alana çok ısınamadığını belirterek, “Oyunculuğa çok ısınamadım. Çok iyi bir müzik adamı olduğum için belki de… İyi bir müzik adamı olduğumu söyleyebilirim, bu konuda mütevazılık yapmak istemiyorum.” ifadelerini kullandı.
Müziğe ara verdiği dönemlerden de bahseden Sabah, yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı:
“Tatsız olaylar oldu ve 2-3 yıl müziğe küstüm. Benim kötü kayıt alınmış bir kasetim yeni albüm olarak piyasaya sürüldü. Alanlar şaşırmış. O zamanlar cep telefonları da yok. Kötü yorumlar aldık. Bu durumu düzeltmek için çok çaba sarf ettik.”
Bugünün müzik dünyasına dair değerlendirmelerde de bulunan sanatçı, “Anılar şarkısını bugün çıkarsaydım bu geri dönüşleri alamazdım. Savaşlar, virüsler… Şu an gündem çok yoğun.” dedi.
Sanat ve yetenek üzerine görüşlerini paylaşan Coşkun Sabah, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bazı kabiliyetler ruhumuza Tanrı tarafından bahşediliyor. Önce yeteneğin olması lazım. O yeteneği olan çocuklara ben tecrübelerimi yansıtırım. Yetenek olmadan bunları aktaramam.”