Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (DİSK/Genel-İş) Araştırma Dairesinin (emar) hazırladığı “Esnek Çalışma: Kısmi Süreli Çalışma Raporu”na göre, çalışma süreleri veri seti üzerinden hesaplanan gerçek kısmi çalışan (yarı-zamanlı [part-time]) sayısı, TÜİK’in paylaştığı veriden daha fazladır. TÜİK 2025 yılı için kısmi süreli istihdam verisini 4 milyon 502 bin kişi (yüzde 13,8) olarak açıkladı. DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi ise haftalık çalışma saatlerini baz alarak hesapladığı kısmi süreli istihdam oranının 6 milyon 776 bin kişiyle yüzde 20,8 olduğunu açıkladı. Kısmi süreli istihdam edilen sayısının son dört yılda 1 milyon 900 bin arttığının tespit edildiği raporda kadınlarda kısmi süreli çalışma oranının yüzde 28,4’e yükseldiği belirtildi.
Kayıt Dışılık Oranı, Kısmi Süreli İstihdamda Yüzde 63,9’a Yükseliyor
emar’ın araştırmasına göre, tam zamanlı istihdamda yüzde 19,5 olan kayıt dışılık oranı kısmi süreli istihdamda yüzde 63,9’a yükseliyor. Bununla birlikte kısmi süreli istihdam edilenlerin ücretleri aynı işyerinde tam zamanlı çalışanlara ödenen ücret esas alınarak çalışma saatine göre oranlanıp hesaplanıyor. Bu verilere göre milyonlarca kısmi süreli çalışan işçi asgari ücretin ve dolayısıyla açlık sınırının altında ücretlerle çalışmaktadır.
Yaklaşık Her 3 Kadından 1’i Kısmi Süreli İstihdam Ediliyor
Kısmi süreli çalışma oranları cinsiyete göre incelendiğinde, erkek işçilerin yüzde 17’sinin (3 milyon 715 bin kişi) kısmi süreli istihdamda yer aldığı görülürken bu oran kadın işçilerde yüzde 28,4’e (3 milyon 61 bin kişi) yükselmiştir. Bu veriler, kadın emeğinin güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri içerisinde daha yoğun biçimde konumlandığını açıkça ortaya koymaktadır.
Haftalık Çalışma Süresi 45 Saatle Sınırlanırsa 3 Milyondan Fazla Ek İstihdam Sağlanabilir
emar’ın çalışmasına göre, 11 milyon 928 bin kişi, haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saatin üzerinde çalışmakta. Bu fazla çalışma sürelerinin Tam Zamanlı Eşdeğer istihdama dönüştürülmesi halinde yaklaşık 3 milyon 306 bin kişilik bir “ek istihdam potansiyeli” ortaya çıkmaktadır.
DİSK/Genel-İş Sendikası konuya ilişkin taleplerini şöyle sıraladı:
Kısmi zamanlı çalışma, istihdamın yaygın ve olağan bir biçimi olmaktan çıkarılarak istisnai bir çalışma türü olarak yeniden tanımlanmalıdır.
Kısmi zamanlı istihdamın yaygınlaştırılmasına yönelik politika ve teşvik uygulamalarına son verilmeli; temel istihdam biçimi olarak güvenceli, sürekli ve tam zamanlı çalışma esas alınmalıdır.
Kısmi zamanlı çalışanların sosyal güvenlik hakları tam ve eksiksiz biçimde güvence altına alınmalıdır. Ay içinde 30 günden eksik bildirilen sigortalıların sağlık ve emeklilik haklarından doğan kayıpları, sosyal devlet ilkesi doğrultusunda kamusal destek mekanizmalarıyla telafi edilmelidir.
Kısmi zamanlı istihdamda kayıt dışı çalışmayla mücadele, öncelikli bir politika alanı hâline getirilmelidir. Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli, kısmi zamanlı ve kayıt dışı çalışmanın yoğun olduğu sektörlerde etkin ve düzenli denetimler artırılmalıdır.
Uzun ve aşırı çalışma süreleri etkin biçimde sınırlandırılmalıdır. Yasal haftalık çalışma süresi fiilen uygulanmalı, fazla mesai istisnai bir uygulama haline getirilmeli; uzun çalışma süreleri işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından yaptırımlarla denetlenmelidir.
Gençlere yönelik istihdam politikaları, kısmi zamanlı ve güvencesiz işler üzerinden değil; güvenceli, tam zamanlı ve sürdürülebilir istihdam yaratacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.
Kadın istihdamında kısmi zamanlı çalışmaya yönlendiren yapısal eğilimlerin önüne geçilmelidir. Bakım hizmetleri kamusal bir sorumluluk olarak ele alınmalı; kadınların esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerine mahkûm edilmesi sona erdirilmelidir.
Kayıt dışı istihdamın yol açtığı sendikal örgütlenme engelleri hem fiilî hem de hukuki düzeyde ortadan kaldırılmalı; kısmi zamanlı ve kayıt dışı çalışmanın önlenmesine yönelik düzenlemeler güçlendirilmelidir.
Haftalık yasal çalışma süresi 40 saatte düşürülmeli; fazla çalışma sınırlandırılarak yeni istihdam olanakları yaratılmalıdır.
Sendikal örgütlenmenin önündeki en önemli engellerden biri olan esnek ve kayıt dışı istihdam politikalarından vazgeçilmeli; işçilerin örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan istihdam politikaları hayata geçirilmelidir.