27 Ocak Holokost Anma Günü... Holokost Günü nedir, kaç kişi öldü?

2. Dünya Savaşı döneminde Polonya’daki Auschwitz-Birkenau toplama kampında tutulan esirlerin kurtarılışının yıldönümü olan 27 Ocak’ta her yıl, tüm dünyada Yahudi Soykırımı’nın kurbanları anılıyor. Memleketler arası Holokost Anma Günü, II. Dünya Savaşı gerçekleştiği 1933-1945 yıllarında Almanya’da Adolf Hitler’in diktasında olan Nazi rejimi ve işbirlikçileri tarafından gerçekleştirilen 6 milyon Yahudi ve öteki 11 milyon insanın hayatına mal olan soykırımı anma günü olarak, Birleşmiş Milletler Genel Konseyi’nin 1 Kasım 2005 tarihli kararıyla kabul edildi. 27 Ocak’ın anma günü olarak kabul edilmesisin kıymeti ise 27 Ocak 1945’te Sovyet Kızıl Ordusu, Polonya’da bulunan en büyük Nazi toplanma kamplarından biri olan Auschwitz’i kurtardı.

Holokost Soykırımında hayatını kaybedenler kimdir? Kaç kişi hayatını kaybetti?
Akıp giden son 3000 yıldan beri Yahudiler düşmanlık kin ve müsamahasızlığın odağıydı. Mısırlılar, Yunanlılar, Romalılar ve orta çağı Hristiyanları, Yahudilere yabancı, yaşanılan topluma ait olmayan kimseler olarak baktılar. Yahudi soykırımıyla ilgi özgün şey, bu amacı izleyen fanatiklik ve zalimlikti. Yahudi soykırımı Nazilerin saf ırk ideolojisinin bir neticesiydi. Naziler modern teknolojiyi ve bürokratik mekanizmayı kullanarak, sistematik bir şekilde en azından 6 milyon Yahudi’yi öldürdüler. Bu sayı Avrupa’daki Yahudi popülâsyonunun %65 ini temsil eder. Bunların 1,5 milyonu çocuk idi. Diğer 6–7 milyon Yahudi olmayan insanın da imha edildiğini hesaba katarsak toplamda en az 13 milyon masum insanın imha edildiğini söyleyebiliriz.
Soykırım nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?
“Soykırım” terimi 1944 öncesine kadar mevcut değildi. Soykırım, bir grubun varlığını ortadan kaldırma amacıyla gruplara karşı işlenen şiddet içeren suçlara karşılık gelen çok özel bir terimdir. İnsan hakları, ABD Haklar Bildirgesi ya da 1948 Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'nde görüldüğü üzere, bireylerin haklarıyla ilgilidir. 1944'te, Raphael Lemkin (1900–1959) isminde bir Polonyalı-Yahudi, Avrupalı Yahudilerin imha edilmesi de dahil, sistematik cinayet içeren Nazi politikalarını tanımlamaya çalıştı. Irk ya da kabile anlamında Yunanca geno kelimesini, öldürmek anlamındaki Latince cide kelimesiyle birleştirerek “genocide” (soykırım) kelimesini oluşturdu. Bu yeni terimi önerirken, Lemkin'in aklında “toplulukları ortadan kaldırmak hedefiyle ulusal toplulukların yaşamının esas temellerini imha etmeyi amaçlayan çeşitli eylemlerden oluşan bir koordineli plan” vardı. Bir sonraki yıl, Almanya, Nuremberg'de toplanan Uluslararası Askerî Mahkeme'nin üst rütbeli Nazilere karşı suçlaması “insanlığa karşı işlenen suçlar”dı. “Soykırım” kelimesi hukukî değil de tanımlayıcı bir terim olarak iddianameye dahil edildi.
Birleşmiş Milletler 9 Aralık 1948'de, Holokost'un gölgesinde ve Lemkin'in yorulmak bilmez şahsî çabalarının da önemli katkısıyla Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni onayladı. Sözleşme “soykırım”ı sözleşmeye taraf ulusların "önlemeyi ve cezalandırmayı üstüne aldığı" bir uluslararası suç olarak tayin etti.