Yılmaz Vural: 'Evet, ben tiyatro yapıyorum'

Röportaj yoktu aklımızda...

Onun müthiş enerjisiyle dolmak, sohbetiyle demlenmek, birlikte izlediğimiz Arsenal Türkiye altyapı antrenmanı sonrası iki yudum çay içerek dertleşmek vardı..

Ama öyle dolu bir adam ki Yılmaz Vural hocam...
“Yazık olur” diyorsun...

“Bu sözlerini kamuoyuna aktarmazsan, günah olur” diyorsun...

Tabi beyefendinin de hası o...

İşi röportaja çevirmene hemen izin veriyor.

“Başkasına soramazsınız bunu ama ben kırmama sizi!” diyerek, çuvaldızı köküne kadar da saplıyor tabi...
Hocanın, subliminal ile işi olmaz.
Direkt adamdır..
Senden gelen çuvaldız, acı değil ders verir Yılmaz hocam..
Biz de direkt soruyoruz..

Ve başlıyoruz..

- Hocam, kulübede şov yaptığını söyleyenlere kızıyor musun?

YILMAZ VURAL: Niye kızayım? Haklılar, evet ben tiyatro yapıyorum. Çünkü futbol bilimsel bir tiyatrodur. Tiyatro da maharet ister, duygu ister, diploma ister, tecrübe ister, analiz ister, iletişim becerisi ister. Sadece kulübede değil, soyunma odasında da öyleyim ben. Futbolcusu, taraftarı makine değil. Herkes etten kemikten, onlara nasıl etki edeceğini bileceksin. 26’sı farklı 32 takım çalıştırmış bir teknik adam ne yaptığını iyi bilir.



- Bu soruyu sorduğum için bana kızıyor musun?

YILMAZ VURAL: Sen bu soruyu da, sorduktan sonra ‘Bu soru için bana kızıyor musun?’ sorunu da başkasına soramazsın. Ben değil, kendine sen kız.
- Ama hocam küme düşen takımlar da oldu epey.

YILMAZ VURAL: Bizim kadar taşın altına elini koyan kaç teknik direktör oldu? Kaç kişi bu riskleri aldı? Arda Turanım vardı da kadroya mı almadım?
- Hocam kızma.

YILMAZ VURAL: Sen kızmış teknik direktör görmemişsin.

- Bu işten kazandığın en büyük şey nedir hocam?

YILMAZ VURAL: İnsanların sevgisi. Bak, 10 dakikadır şuradayız. Fotoğraf çektirmek için 100 kişi geldi ve bizden hiç çekinmedi. Biz de onları kırmadık. İletişim becerisi biraz doğuştan gelir ama çokça da eğitimle kazanılır. Geçen yine değerli bir arkadaşa röportaj verdim. Orada da geçti. Türk futbolunda 57 sezon var, yarısında ben varım. Türkiye'de değil, dünyada iki akademi bitirmiş kaç teknik adam var? Buradaki diplomamla Almanya’ya gittiğimde, lise seviyesinde dediler. Yeniden akademi okuttular.



- Eski futbolcular çok hızlı teknik adam olmuyor mu?

YILMAZ VURAL: Bak şimdi, bu soruyu sorduğun için sana kızacaklar. 3-4 kurs alıp, 15 günde teknik adam olanlar var. Başkasının lisansıyla sahaya çıkmayı ben kendime yediremem. Ama yedirenler var. Bu genç arkadaşlarım bana kızmasınlar. Hepsini ailecek tanıyorum. Ama bu kafayla 2-3 yıl içinde teknik adamlıkları biter. Çünkü alt yapıları yok. Futbol oynamak sadece futbolcuyu anlamaya yardımcı olur. Ama kulübeye geçtiğinizde elinizde futbolcu yoktur, koca bir takım, yöneticiler ve taraftarlar vardır. Bir de sizin gibi basın!

- Hocam uzun röportaja karşıyım ben. Öyle güzel mesajlar verdin ki, bırakalım bunlar yerini bulsun.

YILMAZ VURAL: Şunu da ekleyelim o zaman. Bak buraya geliyorum. Benimle birlikte Serdar Kulbilge, Ümit Özat, Murat Kuş ve hatta Yılmaz Erdoğan’ın da oğlu burada. Bakıyorum, acaba benimkinden de birşeyler olur mu diye. Umut çünkü. Arsenal ile birlikte gelen böyle güzel bir sistemden birileri mutlaka çıkar. Gördüğüm başka çocuklar da var. 4-5 haftadır topa vuruşları değişti. Eğitim varsa başarı gelir. Ama doğru eğitim, doğru sistem. Eş-dost sistemi değil…

MEDYAHABER.COM ÖZEL - AHMET KONANÇ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.