''Tudor'un o taktiği tutmadı!''
Buraya kadar

İki ayrı derbi izledik. Birinci derbide tam bir taktik savaşları vardı. Tudor'un Galatasaray'ı 5'li defansla 3 stoper ile Beşiktaş'ı karşılamaya çalıştı. Çalıştı diyorum, Beşiktaş'ın ilk kaleyi bulan şutu 42. dakikada geldi. Galatasaray hücuma çıkarken gözler sarı-kırmızılı takımın golcüsü kim diye aradı durdu. Podolski tek başına forvet ya da santrfor olamaz.
Bunu açık bir şekilde gördük.
Podolski çizgi oyuncusu. Alacak topu kenardan, ceza sahasına girecek.
Podolski'yi Podolski yapan en büyük özellik bu. Oyun kurucusu yoktu ilk yarıda.
Topu iyi kullanan kimseyi göremedik.
Bruma alıyor gidiyor tamam da sonrası yok. Sneijder oyun kurması gerekirken adam kovaladı sürekli. Aslolan Sneijder'in kovalanması değil midir?

Tudor'un taktiği tutmadı

Tudor, Karabükspor'un başındayken Beşiktaş'ı nasıl yenmişti? İlk yarıda oyunu tuttu, ikinci yarıda vurdu. 'Bu taktiği uygulayacak belki de, yine taktik savaşı' dedim. Beşiktaş'ta ise Adriano ne yapmaya çalıştı anlamadım. Barcelona'daki Adriano'nun özgüvenli futbolundan eser yok. Quaresma bir şeyler yapmaya çalışıyor ama yapamıyor.
Cenk rakip sahada gereksiz koşularla gereksiz yere kendini yordu. Talisca tanınmayacak haldeydi. Beşiktaş'ın sağlı sollu uzun topla oynama isteğini anlamak mümkün değildi. Maçta ilk şut Galatasaray tarafından 32. dakikada atıldı, işte, düşünün ilk yarıdaki futbolun halini. Yine ilk yarıda Atınç'ın Yasin'e yaptığı hareket ise bana göre penaltı.
Podolski ile Atınç mücadelelerinde Van Persie-Tosic psikolojik savaşını hatırladım nedense! Atınç bu tuzağa düşmedi.

Şehitleri unutmadılar

Ve ikinci yarı. Beşiktaş istekli arzulu başladı. Galatasaray'ın gereksiz faulüyle kazanılan serbest vuruşta, Talisca nerede ne için oynadığını hatırlatırcasına, şansının da yardımı ile bir gol attı. İkinci yarının başında gelen bu gol Tudor'un planlarını alt üst etti. Esas maç 47. dakikada başlamış oldu. Galatasaray taktik maktik düşünmeden Beşiktaş'ın üzerine saldırırken siyah-beyazlılar çok kontrollü bir şekilde bekledi. Beşiktaş büyük takım gibi oynadı. Sahada iri ve diri kaldılar hep. Tudor riskleri 75'de almaya başladı. Şenol Güneş ise hamleleri ile resmen ders verdi.
İkinci yarıda Quaresma'nın Carole tarafından indirilmesi ise net penaltıydı.
Galatasaray-Beşiktaş derbisi tatsız tuzsuz bir maç oldu. Galatasaray da Beşiktaş da büyük maçları oynayamıyor.
Kazanan Beşiktaş olsa da.
Beşiktaş bu saatten sonra şampiyonluğu bırakmaz. Galatasaray ise artık Fenerbahçe ile 3.'lük mücadelesine başlıyor.
Maçın en güzel görüntüsüyse, iki takımın da sahaya, 15 Temmuz Şehitleri'nin çocukları ile beraber çıkmasıydı.
Esas 3 puan o değerli, kıymetli çocuklarımızın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ömer 1 yıl önce

Yasinin penaltı pozisyonu queresma kadar bi penaltı değil miydi ki onu yazmamışsin!!