Cumhurbaşkanı Erdoğan Dolar için devreye girdi!
GELECEK DENİNCE AKLIMIZA İLERİ TEKNOLOJİ GELİYOR 

Dünyanın ve bölgemizin her geçen gün yeni bir sorunla karşılaştığı bir dönemde bu tür bilgi alışverişlerin önemli olduğuna inanıyorum. Boğaziçi Zirvesi'nin önümüzdeki yıllarda etkinliğini arttırarak devam etmesini diliyorum. Gelecek denince aklımıza ilk gelen şey ileri teknoloji oluyor. Geçmişi inşa eden teknolojinin geleceğimizde de etkili olması gayet normaldir. Teknolojinin dönüşüm gücü gerçekten de hayranlık vericidir. Çoğunlukla insanlığın konforunu arttıran ulaşımdan sağlığa, haberleşmeden eğitime kadar her alanda geçmişle mukayese edilemeyecek yenilikler hayatımızı adeta kuşatmış durumda.

GÖSTERGELER YAKLAŞAN TİCARET SAVAŞININ İŞARETİ

Geçmişte bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz pekçok husus giderek somut birer gerçek olarak karşımıza çıkmaya başladı. Üretim bantlarında insanlar yerine robotların çalıştığı fabrikalar giderek yaygınlaşıyor. Alışverişler giderek artan oranlarda internet üzerinden yapılıyor. Tüm bu gelişmeler istihdamdan gelir dağılımına kadar çarpıcı etkileri beraberinde getiriyor. Pekçok ülkedeki seçimlerde uluslararası ticareti kısıtlama vaatlerinin artması, ticaret savaşlarının da yaklaştığının bir işareti. Gelişmiş ülkelerdeki zengin ve fakir arasındaki hayat kalitesinin farkının açılmasında üretimde robotların kullanılmasının büyük etkisi var.

BÖYLE GİDERSE BU SALDIRILAR ROBOTLARA KARŞI YAPILACAK!

Bir yandan uzaya turist olarak gidenlerin, onların hemen yanıbaşlarında işlerini robotlara kaptırmış insanların olduğu bir dünyada sürdürülebilir bir büyüme mümkün değildir. Refahı arttırmak ve aynı zamanda yoksulluğu azaltmak hedef olmalıdır. Batı toplumlarının mevcut refah düzeylerine tehdit olarak gördükleri göçmenlere. Burası çok önemli Türkiye'de 3 milyonu aşkın mülteci var. Batı toplumu 200-300 mülteciyi kendisine karşı tehdit olarak görüyor. Türkiye bu olumsuzluğa en fazla ve en yaygın şekilde muhatap olan ülkedir. Yabancı ve İslam düşmanlığı dalgasının yükselmeye başladığı 2001'den beri Almanya'da camilere ve müslümanlara yönelik 416 saldırı gerçekleşmiştir. Almanya'da yaşayan vatandaşlarımız bu saldırılara en fazla muhatap olan ve mağduriyet yaşamış vatandaşlarımızdır. Bugün göçmenlere karşı yürütülen kampanyalarının bir süre sonra Batılı toplumun refahına tehdit olarak gördükleri robotlara karşı yapılması kimseyi şaşırtmamalıdır.

SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME ANCAK İNSANLA BİRLİKTE OLACAKTIR

Gelişmiş ülkeler büyüme konusundaki yaşadıkları tıkanıklığı aşamıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi ne robotlar ne de finansal araçlar üretir. Talebi sadece insanlar ortaya çıkarır. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde ticarette ve savaşta kazananı belirleyecek olan teknolojik üstünlükle birlikte yine insandır; biziz. Teknoloji yasaklanamayacağına göre buna uyum sağlayacak yöntemler geliştirmek en doğru yoldur. Eğitim her dönemde ve her alanda olduğu gibi yeni küresel sistemde de teknolojinin getirdiği iş imkanlarını toplumun geniş katmanlarına ulaştırabilecek en önemli araçtır. Özellikle vasıfsız işçilerle yapılan bir çok işi teknoloji ele geçireceği için insanlara yeni yetenekler kazandırmanın yolları aranmalıdır.

ORADAKİ GIDA İSRAFI SAHRA ALTI AFRİKA'NIN ÜRETİMİNE DENK

BM'nin yaptığı tahmine göre 2050'de küresel gıda ihtiyacı bugünkünden yüzde 60 fazla olacaktır. Diğer yandan BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün raporuna göre gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan 220 milyon ton gıda ısrafı neredeyse sahra Afrika'nın yıllık gıda üretimine denktir. Bu durum insan odaklı ekonominin temellerinden biri de özellikle söylüyorum; verim ve tutumluluk ekonomisidir. Yakın gelecekte insan hayatını etkileyecek gelişmelerden birisi de şehirleşme olacaktır. Ülkemizde şehirlerde yaşayan nüfus orannı yüzde 88 bulmuştur. Yeni telefonda telefon ve internet hayatın her alanı gibi ekonominin de temel altyapısını güçlendirecektir.

AVM VE BENZERİ YERLERDE KİRALAR TL İLE ÖDENMELİDİR

Netice olarak insani değerler yitirilmeden iktisadi gelişmenin yollarını bulmalıyız. Gelişmiş ülkelerin şu anda yaşadıkları sorunlara daha fazla maruz kalmamak için özgürlüğümüzü ve özgünlüğümüzü muhafaza etmeliyiz. 15 Temmuz bizim için bu mücadelenin adıdır, adresidir. Milletimiz istiklaline ve istikbaline, demokrasisine, iradesine canı pahasına sahip çıktığını göstererek gelecek için bize ümit verdi. Bugünkü Türkiye'nin önü 15 Temmuz sabahından çok daha açıktır, çok daha aydınlıktır. Biz uluslararasında gelin hep birlikte altını devreye sokalım. Döviz baskısından piyasaları kurtarmamız lazım. Yerli para birimiyle borçlanmanın yollarını arayalım. Son günlerde avm vesairede hep dövizle kiralamanın yolunu seçiyorlar. Biz diyoruzki, kiraların TL ile ödenmesi daha uygundur. Yerli para birimi ile ülkemiz bu süreci atlatmanın adımını atmamız lazım olduğunu söylüyorum.

ALTERNATİFLERLE GÖRÜŞMELERİMİZE DEVAM EDECEĞİZ

Dövizle kiralama emperyal bir yaklaşımdır. Darbeye direnen bu millet elbette ekonomik baskılara da boyun eğmeyecektir. Avrupa Birliği bulunduğumuz coğrafyanın gerçeklerini görmediği için müzakereleri yokuşa sürmektedir. 53 yıl bu ülkeyi kapısında bekleten bir AB var. Siz bulunmaz bir hint kumaşı değilsiniz. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Biz kendimize inanıyoruz, dostlarımıza da, kaynaklarımıza da inanıyoruz. Bize öyle ideolojik dayatmalarla boyun eğdiremezler. Siz 300 mülteciyi bakamazken bu ülke şu anda kendi cebinden 3 milyon mülteciyi evelallah barındırıyor, bakıyor. Avrupa Parlamentosu son kararı yıllardır yaşadığımız gerçeğin bizzat kendileri tarafından ikrarıdır. Şu anda AB kapısını henüz kapatmış değiliz. Amma karşımızdaki fotoğraf bu konuda olumlu yönde ümitlere kapılmamıza izin vermiyor. Ancak Türkiye'nin önünde daima çok fazla alternatif vardır. Biz bu alternatiflerden herhangi birisini değerlendirerek yolumuza devam ederiz. Biz bu alternatiflerle görüşmeye devam edeceğiz. 

BU BAYRAK ÖYLE YA DA BÖYLE KALDIRILACAK

Siz Kıbrıs'ı bize verin diyorlar.Hedef bu. Orada şehit kanı var. Utanmadan sıkılmadan AB toplantılarına Kıbrıs adasının tamamının yer aldığı bir bayrakla geliyorlar. Bir kere sizin böyle bir bayrağınız olmaaz. Orada KKTC var, sen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'sin. Öyle ya da böyle kaldıracaklar, öğrencekler. Geçenlerde Yunanistan Başbakanı ile görüştük. Bu işin çok uzatılmaması lazım. Bu topraklar bizim olacak, yönetimi bize ait olacak gibi bu tür şeylerde olursa bu iş yürümez. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. Bunların yaptığı bu.
İlgili Galeriler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.