Bir sonbahar sabahında bir buçuk saatlik uçuşun ardından , merkeze yakın son durakta indim yerel otobüsten... Merkeze doğru değil, arka tarafa dogru yürüdüğümde karşıma çıkan Aziz Sava Katedrali nedense hep ilk görmek istediğim yerdi .Parkın içinde, mistik bir havası oluşu evet , Belgrad ^dayım Yaşasın ! dedirtir bana :-) Belki de hep isteyip ama saatlerini ayarlayamadığımdan gidemediğim Nicola Tesla müzesi, yine bu katedral civarında olduğundandı ayaklarımın o tarafa gitmesi... Nicola Tesla, tarihte hakkı hiç verilmemiş bana göre gariban gitmiş lakin yaptığı icatlarla ki hayatımızda kullandığımız kablosuz cihazlar, cep telefonları, radarlar, radyo, uzaktan kumanda dahil olmak bir çok cihaz tasarlamıştır - zekasıyla, uğradığı haksızlıklarla Sırp asıllı bilim adamının izlerini taşıyan bu müzeyi gezmek beni çok heyecanlandırdı. Günümüzde kullandığımız bir çok teknolojinin mucidi olan, buluşlarıyla çağ atlatan Tesla ne yazıkki pek bilinmemekte. Thomas Edison un şirketinde çalışmasıyla, kendine değil başkalarına çıkar sağlamış ve yaptıkları başkalarının yanına kar kalmıştır. Kesinlikle ziyaret edilmesi gereken, hayran kalınacak bir mucit...



Tesla'ya veda edip şehir merkezine doğru birçok otel, hostel ve konaklama yerlerinin olduğu ünlü caddesi Mihailova bizim istiklal caddesini andırır varıyorum .Belgrad'da konaklama seçenekleri o kadar çok ki seçmek inanın çok zor. Merkezde şehirle iç içe ya da göl kenarında sessiz, sakin ve manzara içinde konaklayabilirsiniz. Belgrad, gerek ulaşım gerek konaklama gerekse yeme içme açısından ziyaretçilerinin özellikle de öğrencilerin, az bütçeli gezginlerin yüzünü güldüren bir şehir. Şehir içi ulaşım ağı oldukça gelişmiş olmakla birlikte konaklama boyunca hiç bilet kontrolü görmedim. Oldukça rahat bir şehir Belgrad ve Avrupa'nın vizesiz gidilebilecek en güvenilir, en eğlenceli, uygun şehri...



Gezilecek yerlerine gelirsek, eğer Stari Grad, şehir merkezinde kalıyorsanız, hemen her yere yürüyerek, butik mağazaları, renkli sokakları gezerek Sava ve Tuna nehrinin buluştuğu noktaya ulaşırsınız. Nehiri tepeden izlemek isterseniz Osmanlılar zamanında kalemeydan, Sırpça adı Kalemegdan adından anlaşılacağı üzere Belgrad Kalesi , Mihaliova caddesinin sonunda , tüm heybetiyle , parklarıyla , manzarasıyla , saat kulesi ve anıtlarıyla, Osmanlı tarihiyle ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Sava ve Tuna nehrinin birleştiği, Doğu ve Batının kesişme noktası adının anlamı gibi beyaz şehir Belgrad huzurlu, ferah aydınlık bir şehir... En önemlisi de ister gece ister gündüz, günün her saati korkusuzca gezebileceğiniz nadir şehirlerden... Defalarca gitme isteği uyandırması, özlenmesi, sevilmesi hiç bir avrupa kentinde olmayan rahatlığı Belgrad'ı vazgeçilmez yapıyor.


 
Savamala, Skadarlija, Stari Grad, Zemun bölgeleri Belgrad'ın en çok gezilen yerleri... Tarihi sokaklar, butik restorantlar, çeşmelerin süslediği meydanlar, yeşil alanlar, anıt, kilise, katedraller... Tüm bu görselliklerin arasında kaybolup, Belgrad'ın tarihi dokusunu hissedip, zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan dönüş yoluna geçtiğinizde "İşte ben bu şehir de yaşayabilirim" diyorsunuz kendinize...
 
Şehrin en güzel günbatımı, Kalemegdan'ın tam karşısında, nehir boyunca uzanan Zemun bölgesinde... Nova Belgrad'da Tuna nehri boyunca Modern Sanat Müzesi’nden Zemun semtine uzanan yolda yürüyecek olursanız şehrin tüm gençlerinin buradaki splavovi’lerde buluştuğunu göreceksiniz.

Havaların ısındığı günlerde, plaj keyfi yapmak isteyenler kendini yeşillikler içindeki Ada Ciganlija'ya atiyorlar. Pek çok eğlence alanı, restoran ve kafenin bulunduğu adada ister bisiklet kiralayıp gezebilir, ister yüzebilir isterseniz voleybol, basketbol, golf oynayabiliyorsunuz. Daha ne olsun değil mi :-)
Yüksek katlı binalar, alışveriş ve iş merkezleri, Nova Grad (Yeni Belgrad)da! Savalama'dan nehir manzarası eşliğinden uzun bir köprüden karşıya geçtiğimizde bölgeye ulaşıyoruz... Savalama demişken, tarih kokan evleri, kafeleri, yaşanmışlıkları, şirinliği ve popülaritesi ile ünlü bir bölge...



Aslında Belgrad, yürüyerek keşfedilebilecek bir şehir. Her bölgesi ayri güzellikte. Toplu taşımaya ihtiyaç duyduğunuzda ise biletiniz dahi olmasa tramvay, otobüs kullanabiliyorsunuz... Öyle de rahat :-) 
İstanbul ve Atina dan sonra Kuzey Avrupanın en büyük şehri Belgrad yüzyıllarca kuşatılmış, savaşmış, uğruna savaşılmış üç asırlık Osmanlı şehri.. Konumundan dolayı Balkanların Kapısı olarak anılan şehir, halen savaşın izlerini yer yer taşımakta...
İstanbul'a yakınlığı, vizesiz oluşu, yeme-içme ve ulaşımın uygun olduğu Belgrad, yılın her ayı, ziyaretçilerini tüm güzelliği, görselliği ve tarihiyle bekliyor...



Her daim ayakta kalmayı başarabilmiş, Balkanların parlayan yüzü Belgrad, gecesiyle gündüzüyle, festivalleri, eğlencesi, gece hayatı ile herkese hitap ediyor.

"Ne güzel şehirmiş yahu! Neden daha önce gelmemişim" demeniz olası :-) Ben öyle hissetmiştim, hüzünlü ayrılırken bu güzel şehirden...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.